havan ile cümle

havan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İçin kıpır kıpır, havan yerinde olmalı,Bong Jon Gu- Bong Joon Gu, cậu hăng hái ghê. - Tâm trạng cậu chắc là tốt lắm nhỉ?
İçin kıpır kıpır, havan yerinde olmalı,Bong Jon GuDu mummlar. Du måste vara på ett gott humör, Bong Joon Gu.
İçin kıpır kıpır, havan yerinde olmalı,Bong Jon GuDu summst. Scheinst gute Laune zu haben, Bong Joon Gu.
İçin kıpır kıpır, havan yerinde olmalı,Bong Jon GuJe bent aan het neuriën. Je moet vast in een goede stemming zijn Bong Joon Gu.
İçin kıpır kıpır, havan yerinde olmalı,Bong Jon GuKamu sedang giat. Kamu pasti hatinya sedang baik, Bong Joon Gu.
İçin kıpır kıpır, havan yerinde olmalı,Bong Jon Gu- Stai canticchiando. Devi essere di buonumore, Bong Joon Gu.
İçin kıpır kıpır, havan yerinde olmalı,Bong Jon GuTu fredonnes. Tu dois être de bonne humeur, Bong Joon Gu.
İçin kıpır kıpır, havan yerinde olmalı,Bong Jon GuΣφυρίζεις.Πρέπει να έχεις καλή διάθεση Μπόνκ Τζουν Γκου.
İçin kıpır kıpır, havan yerinde olmalı,Bong Jon GuТы оживлённый. Должно быть, ты в хорошем настроении, Бон Чжун Гу.
İçin kıpır kıpır, havan yerinde olmalı,Bong Jon Guאתה מזמזם. אתה כנראה במצב רוח טוב, בונג גו
İçin kıpır kıpır, havan yerinde olmalı,Bong Jon Guأنت تدندن, لابد أنك في مزاج جيد بونغ جوون غو
İçin kıpır kıpır, havan yerinde olmalı,Bong Jon Gu当然だろ
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.마우는 빛이 처음 깜빡버리는 것을 보고 3일 후의 날씨를 예측했죠.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.3日後の天気が分かっていたのです 彼らの業績は知的にも科学的にも
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.A văzut acea primă licărire de lumină -- şi a ştiut cum va fi vremea peste trei zile.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Dia melihat kilatan cahaya -- dia tahu bagaimana keadaan cuaca tiga hari ke depan.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Ele via aquele primeiro sinal de luz e sabia como estaria o tempo nos três dias seguintes.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Er sah dieses erste Aufblitzen des Lichtes -- er wusste, wie das Wetter in drei Tagen sein würde.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Hij zag die eerste glimp van het licht - hij wist wat het weer binnen drie dagen zou zijn.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Il voyait cette première lueur du jour -- il savait ce que le temps serait pour les trois jours suivants.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Meglátta a megjelenő legapróbb fényt - és tudta, hogy milyen lesz az időjárás három nap múlva.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Uvidel ten prvý záblesk svetla -- a hneď vtedy vedel aké bude počasie o tri dni dopredu.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Vedeva quell'accenno di luce -- sapeva come sarebbe stato il tempo nei tre giorni successivi.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Vio el primer destello de luz y supo cómo iba a ser el tiempo en los próximos 3 días.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Widząc pierwszy refleks światła -- wiedział jaka pogoda będzie za trzy dni.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Zahlédl první záblesk světla - věděl, jaké bude počasí v následujících třech dnech.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Έβλεπε την πρώτη αχτίδα φωτός -- ήξερε τι καιρό θα έκανε σε τρεις μέρες από τώρα.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Виждаше първия блясък светлина - знаеше какво ще е времето след три дни.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Он видел первый луч солнца - и знал, какой будет погода в следующие три дня.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.הוא היה רואה את הנצנוץ הראשון של האור -- הוא ידע מה יהיה מזג האוויר בעוד שלושה ימים מעכשיו.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.انه يرى اول بصيص من الضوء وهو يعلم كيف سيكون الطقس في ال3 ايام القادمة
Neden havan yok?Alex : Ba comment ça, ça n'a aucun sens ?
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar.Ils se remémoreront le mauvais temps en Ohio.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar.오하이오에서의 나쁜 날씨를 떠올릴 것이기 때문이죠.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar. Ve doğru bir karar aldıklarını düşünecekler.En ze zullen denken dat ze de juiste beslissing hebben gemaakt.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar. Ve doğru bir karar aldıklarını düşünecekler.lembram-se do quão horrível era o clima no Ohio e vão sentir que fizeram a escolha certa.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar. Ve doğru bir karar aldıklarını düşünecekler.И ще чувстват, че са взели правилното решение.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar.הם ייזכרו כמה נורא היה מזג-האויר באוהיו.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar.فسيتذكرون كم كان الطقس فظيعاً في أوهايو.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar.心身ともに健全でいることを
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.A fehér mell, a csend a levegőben, és a sima a víz mind ellene.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Hänen valkoinen rinta, hiljaisuudessa ilman, ja tasaisuus veden olivat kaikki häntä vastaan.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Hans hvide bryst, stilheden af ​​luften, og glathed af vandet var alle mod ham.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Hans vita bröst, stillhet luften och jämnhet i vattnet var alla mot honom.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Jego biała pierś, bezruch powietrza, i gładkość wody były przeciwko niemu.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Jeho biely prsia, ticho vo vzduchu, a hladkosť vody boli proti nemu.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Jeho bílý prsa, ticho ve vzduchu, a hladkost vody byly proti němu.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.그의 하얀 가슴, 공기의 정적과 물의 매끄러운 모든되었습니다 그에게 불리.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Njegove bele prsi, v tišini v zraku, in gladkost vode so bili vsi proti njemu.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Payudara putihnya, keheningan udara, dan kelancaran air semua terhadap dirinya.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Peito branco, a quietude do ar, ea suavidade da água foram todos contra ele.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Petto bianco, l'immobilità dell'aria, e la scorrevolezza dell'acqua erano tutti contro di lui.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Piept alb, liniştea a aerului, şi lină a apei au fost toate împotriva lui.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Sa poitrine blanche, l'immobilité de l'air, et la douceur de l'eau ont tous été contre lui.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Seine weiße Brust, die Stille der Luft, und die Glätte des Wassers waren alle gegen ihn.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Su pecho blanco, la quietud del aire, y la suavidad del agua eran en su contra.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Vú trắng của ông, sự yên tĩnh của không khí, và êm ái của các nước đã được tất cả chống lại ông.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Zijn witte borst, de stilte van de lucht en de gladheid van het water waren allemaal tegen hem.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Λευκό στήθος του, η ακινησία του αέρα, και την ομαλότητα του νερού ήταν όλοι εναντίον του.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Бялата му гърдата, тишината на въздуха, и гладкостта на водата всички срещу него.

İlgili Sayfalar