Aslına bakarsanız çıkan havanın frekansını ve sıcaklığını değiştirme imkanınız var.Na verdade, também é possível mudar a frequência do ar a sair e possivelmente a temperatura.
Aslına bakarsanız çıkan havanın frekansını ve sıcaklığını değiştirme imkanınız var.Puteţi să schimbaţi şi frecvenţa de eliberare a aerului şi posibil, temperatura.
Aslına bakarsanız çıkan havanın frekansını ve sıcaklığını değiştirme imkanınız var.Sebenarnya, Anda juga bisa mengubah frekuensi udara yang keluar dan mungkin juga suhunya.
Aslına bakarsanız çıkan havanın frekansını ve sıcaklığını değiştirme imkanınız var.Thực chất bạn cũng có thể thay đổi tần suất khí thoát ra và có thể cả nhiệt độ.
Aslına bakarsanız çıkan havanın frekansını ve sıcaklığını değiştirme imkanınız var.Tulajdonképpen, a kiáramló levegő frekvenciáját is változtathatjuk, és esetleg a hőmérsékletét is.
Aslına bakarsanız çıkan havanın frekansını ve sıcaklığını değiştirme imkanınız var.Ve skutečnosti můžete také změnit frekvenci, s jakou je vzduch vyfukován a nebo také jeho teplotu.
Aslına bakarsanız çıkan havanın frekansını ve sıcaklığını değiştirme imkanınız var.Μπορείτε επίσης να αλλάξετε τη συχνότητα του αέρα που βγαίνει και ίσως τη θερμοκρασία.
Aslına bakarsanız çıkan havanın frekansını ve sıcaklığını değiştirme imkanınız var.Всъщност, можете да променяте също честотата на излизащия въздух и вероятно температурата.
Aslına bakarsanız çıkan havanın frekansını ve sıcaklığını değiştirme imkanınız var.Также водитель может изменить частоту, с которой выходит воздух и, возможно, температуру воздуха.
Aslına bakarsanız çıkan havanın frekansını ve sıcaklığını değiştirme imkanınız var.למעשה, אתה יכול לשנות את תדירות האוויר היוצא ואולי אף את הטמפרטורה.
Aslına bakarsanız çıkan havanın frekansını ve sıcaklığını değiştirme imkanınız var.في الواقع، يمكنك أيضا تغيير وتيرة خروج الهواء وربما درجة الحرارة.
Aslına bakarsanız çıkan havanın frekansını ve sıcaklığını değiştirme imkanınız var.変化させてもいいかもしれません これは多次元ユーザインタフェースなのです
Astım, çok fazla kişide var. Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı. Meme kanseri --Astma, wielu chorych - można wykryć takie rzeczy jak ilość pyłków, jakość powietrza, częstość oddechów.
Astım, çok fazla kişide var. Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı. Meme kanseri --Астма - голям брой, може да се откриват неща като количество полени, качество на въздуха, скорост на дишане.
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine deCuando el combustible no es tan puro o no se quema completamente (como la madera, el carbón o
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine delo suficientemente calientes para brillar con esa familiar luz color rojo-naranja.
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine dePero la lava, un trozo de hierro caliente o el hollín en flamas son todos
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine deאו החלק העליון של להבת הנר, יש עדיין מעט אור כחול שאי אפשר לראות
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine de.אך מופע האור הוא כולו פיזיקה
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine de?מדוע להבות הגז כחולות והאש משריפת עץ היא כתומה
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine deاو على قمة فتيل الشمع سيتواجد اللون الازرق ولكن لا يمكنك رؤيته
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine deبسبب قوة اللون الآخر الناتج عن جزيئات الدخان والسخام والتي تكون باللون الاحمر
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine deتثير فضولك حيال ماهيتها ؟ فعلى سبيل المثال لماذا لهب الغاز أزرق بينما لهب النار الناتجة عن الحطب برتقالية ؟
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine deجميعها تملك الحرارة الكافية لكي تشع بطيف من الالوان الشائعة من مثل الحمراء والبرتقالية
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine deفالجاذبية تجذب ما يجعل الهواء الساخن يرتفع مما يجعل الالهبة تبدو على شاكلتها الشهيرة التي نعرفها جميعا
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine deفهم يشعوون بأشعة تحت الحمراء ولكن قطعة فولاذ مشتعلة أو الحمم البركانية أو السخام نتيجة الاحتراق
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine deنحن نعلم ان النار هي نتاج احتراق مادة حيوية مع الهواء ولكن أليست النار حتى الآن
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine deوالسبب الذي يجعل الألهبة تتمايل مثل الألسنة نحو الاعلى هو الجاذبية الارضية
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine deوان كانت الشعلة او المشعل في مكان معدوم الجاذبية فان الالهبة سوف تنتشر بصورة دائرية مشكلة بالونات نارية
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine deولكن عندما لا تكون المواد المشتعلة نظيفة ولا تحترق بصورة كاملة مثل احتراق الخشب او الفحم
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine deولكن لون النيران وحركتها هو أمر فيزيائي بحت
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz. Ama yine deولماذا تتحرك ألهبة النيران بهذه الطريقة المتراقصة الفاتنة ؟ ربما تستطيع الكيمياء ان تخبرنا عن مكونات الاحتراق
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz.Kenapa nyala api gas berwarna biru dan api unggun berwarna jingga? kenapa nyala api bergerak seperti itu?
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz..אך אנו זוהרים באינפרא אדום ,אך הלבה, חתיכת ברזל חמה
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz.אנו יודעים שאש היא תוצאה של בעירת חומר אורגני ואוויר
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz..הלהבה תתפשט כלפי חוץ כמו בלון
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz.?ומדוע נעות הלהבות בצורה כה מושכת ומהפנטת ,הכימיה עשויה לתת לנו את המרשם של בהבעירה
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz.כאשר הדלק אינו נקי מספיק, ואינו בוער לגמרי ,כמו עץ או פחם
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz..כי הוא מוכנע על ידי אור הנובע מחלקיקי פיח ועשן .הזוהרים באדום לוהט
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz..כך שהוא ילך לכל הכיוונים
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz.,משיכת כדור הארץ הוא הגורם לאוויר חם לעלות למעלה .והקונבקציה נותנת צורה ללהבה
Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz.لانه لايوجد شيء يوجهها او يحدد لها وجهتها او يمنعها عنها فتنتشر في كل الاتجاهات
Bangladeş'te düğün mevsimi, genellikle havanın daha serin olduğu Aralık ile Ocak ayları arasıdır.Sezon weselny w Bangladeszu zwykle trwa od grudnia do stycznia, kiedy temperatura jest niższa.
Bangladeş'te düğün mevsimi, genellikle havanın daha serin olduğu Aralık ile Ocak ayları arasıdır.Свадебный сезон в Бангладеш — декабрь и январь, когда становится прохладнее обычного.
Bangladeş'te düğün mevsimi, genellikle havanın daha serin olduğu Aralık ile Ocak ayları arasıdır.إن موسم الزفاف في بنغلاديش يمتد من ديسمبر/كانون الأول إلى يناير/كانون الثاني عندما تكون درجة الحرارة معتدلة.
"Batı neden kıtlığa havanın değil, plan ve politikaların sebebiyet verdiğini anlamayamadı?""Cum e posibil ca Vestul să nu fi realizat că foametea e cauzată de polițe si politici, nu de vreme?"
"Batı neden kıtlığa havanın değil, plan ve politikaların sebebiyet verdiğini anlamayamadı?""Jak to, že západ nepřišel na to, že hladomor je způsoben zákony a politikou, nikoli počasím?"
"Batı neden kıtlığa havanın değil, plan ve politikaların sebebiyet verdiğini anlamayamadı?""왜 서양은 기아의 원인이 정책과 정치라는 사실을 깨닫지 못할까요? 날씨가 원인이 아니라는 사실을요"
"Batı neden kıtlığa havanın değil, plan ve politikaların sebebiyet verdiğini anlamayamadı?""Защо хората от Запада не осъзнават, че гладът са причинява от решения и политиката, не от времето?"
"Batı neden kıtlığa havanın değil, plan ve politikaların sebebiyet verdiğini anlamayamadı?""Почему Запад не понимает, что голод вызван политикой и политиками, а не погодой?"
"Batı neden kıtlığa havanın değil, plan ve politikaların sebebiyet verdiğini anlamayamadı?""איך זה שהמערב לא הבין שהרעב נגרם בגלל מדיניות ובגלל פוליטיקה, ולא בגלל מזג האוויר?"
"Batı neden kıtlığa havanın değil, plan ve politikaların sebebiyet verdiğini anlamayamadı?""لم لا يدرك الغرب أن المجاعات تحدث بسبب السياسات والقوانين، لا بسبب الأحوال الجوية؟"
"Batı neden kıtlığa havanın değil, plan ve politikaların sebebiyet verdiğini anlamayamadı?"政策や政治によって引き起こされる ということに気付かないのか」 ある日 農家の1人が
Berbat koşullar dedim çünkü havanın güzel olduğu yerlerde bitkiler büyüyor.A te straszne warunki stąd, że tam gdzie są przyjazne warunki atmosferyczne rosną rośliny.
Berbat koşullar dedim çünkü havanın güzel olduğu yerlerde bitkiler büyüyor.Ce sont des conditions horrible car là où vous avez une bonne météo, des plantes poussent.
Berbat koşullar dedim çünkü havanın güzel olduğu yerlerde bitkiler büyüyor.In condizioni orribili perché dovunque ci sia bel tempo, crescono le piante.
Berbat koşullar dedim çünkü havanın güzel olduğu yerlerde bitkiler büyüyor.끔찍하게 힘든 환경인 이유는 바로 좋은 날씨인 곳은, 식물이 잘 자라서
Berbat koşullar dedim çünkü havanın güzel olduğu yerlerde bitkiler büyüyor.Son condiciones horribles porque donde hace buen tiempo, las plantas crecen.
Berbat koşullar dedim çünkü havanın güzel olduğu yerlerde bitkiler büyüyor.Sunt condiţii oribile deoarece oriunde ai vreme frumoasă, cresc plante.
Berbat koşullar dedim çünkü havanın güzel olduğu yerlerde bitkiler büyüyor.Условията са ужасни, защото там където има хубаво време, пониква растителност.