Ana içeriğe geç
Sözlük

havanın ile cümle

havanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.Het is een springkasteel met flappen opzij om de lucht te laten ontsnappen.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.이것은 옆에 공기가 빠져나갈 수 있도록 얇은 널빤지를 붙인 바운시 캐슬과 비슷합니다.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.To dmuchany zamek z listwami wentylacyjnymi po bokach, żeby mogło ujść powietrze.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.Това е надуваем замък с ребра отстрани, за да може да излиза въздухът.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.Это надувной за́мок с рёбрами по бокам, позволяющим воздуху высвободиться.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.זאת טירת שעשועים מתנפחת עם רצועות בצדדים שמאפשרות לאוויר לברוח.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.يشبه لعبة " قلعة التوازن " مع بعض من الفتحات على الاطراف لتسمح للهواء بالخروج وتعديل ضغطه وامتصاص الارتطام
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.横のスラットが空気を逃がします 後はエア遊具と同じです
Havanın kırılma indisi çarpı gelme açısının sinüsü =공기의 굴절율
Havanın kırılma indisi çarpı gelme açısının sinüsü =מקדם השבירה של האוויר
Havanın uyguladığı basıncı farketmiyoruz haklısınız.Eu nunca vi essa atmosfera antes - nós temos
Havanın uyguladığı basıncı farketmiyoruz haklısınız.Nikdy jsem tuhle atmosféru neviděl.
Havanın uyguladığı basıncı farketmiyoruz haklısınız.יחידה בשם אטמוספרה.
Havanın ve suyun kırılma indislerine tablodan bakalım.Hodnoty indexů můžeme najít v této tabulce.
Havanın ve suyun kırılma indislerine tablodan bakalım.그러면 여기있는 테이블을 통해서 n의 값을 알수있어요.
Havanın ve suyun kırılma indislerine tablodan bakalım.Wir wissen dass wir diese Indizes aus dieser Tabelle bekommen können
Havanın ve suyun kırılma indislerine tablodan bakalım.Сега можем да намерим тези "n" от таблицата тук.
Havanın ve suyun kırılma indislerine tablodan bakalım.את מקדמי השבירה אנו יכולים לקבל
Havanın yoğunluğu burada düşük.A mezi těmito kompresemi má vzduch menší hustotu.
Havanın yoğunluğu burada düşük. Bu bir ses dalgasıdır.Генерирал съм звукова вълна, пътуваща във въздуха.
Havanın yoğunluğu burada düşük.Die Luft ist weniger dicht als das.
Havanın yoğunluğu burada düşük.E o que nós criamos é uma onda de som movendo-se através do ar.
Havanın yoğunluğu burada düşük.l'air est moins dense. L'air est moins dense comme ça.
Havanın yoğunluğu burada düşük.פחות צפוף, ככה.
Hem astronotlar, hem de aquanotlar havanın, gıdanın, suyun ve sıcaklığın değerini gerçekten bilirler.우주비행사와 수중탐사자는 공기, 음식, 물, 기온 등 우주공간 또는 바다속에서 지내기 위해 필요한 모든 것들에 대해
Hem astronotlar, hem de aquanotlar havanın, gıdanın, suyun ve sıcaklığın değerini gerçekten bilirler.Астронавты и акванавты похожи в том, что они действительно ценят важность воздуха, еды, воды, температуры,
Hem astronotlar, hem de aquanotlar havanın, gıdanın, suyun ve sıcaklığın değerini gerçekten bilirler.אסטרונאוטים ואקוונאוטים כאחד מאד מעריכים את חשיבות האוויר, האוכל, המים, הטמפרטורה,
Hem astronotlar, hem de aquanotlar havanın, gıdanın, suyun ve sıcaklığın değerini gerçekten bilirler.رواد الفضاء ورواد البحار وما شابههم يقدرون بالفعل أهمية الهواء، الغذاء، والحرارة،
Hem astronotlar, hem de aquanotlar havanın, gıdanın, suyun ve sıcaklığın değerini gerçekten bilirler.空気 食物 水 温度など 生きるために必要なものの重要性を熟知しています
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.Aerul pe care îl respirăm și care adesea ne otrăveşte.
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.A tüdőnkbe kerülő levegő gyakran méreg.
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.Die Luft, die wir atmen, und die uns oft vergiftet.
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.El aire que respiramos a menudo nos enferma.
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.Không khí chúng ta thở đầu độc chúng ta.
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.우리가 마시는 공기는 점점 유독해지고
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.l'air que nous respirons et qui souvent nous empoisonne.
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.O ar que respiramos que muitas vezes nos envenena.
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.Over vervuiling -- de giftige lucht die we vaak inademen.
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.Parlo di inquinamento.... dell'aria che respiriamo e che ci avvelena.
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.Powietrze, którym oddychamy, często nas zatruwa.
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden. Toprağın yiyeceklerimizi zehirlediğinden.Повітря, яким ми дихаємо, часто є отруйним. .Продукти сільського господарства отруєні хімікатами.
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.Ο αέρας που αναπνέουμε συχνά μας δηλητηριάζει.
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.Воздух, которым мы дышим, зачастую ядовит.
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.Въздухът, който дишаме и който често ни отравя.
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.האוויר שאנו נושמים שלעיתים קרובות מרעיל אותנו.
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.الهواء الذي نتنفسه هو في أغلب الأحيان يُسممنا.
İçimize çektiğimiz havanın bizi zehirlediğinden.地球は私達の食べ物を汚染しています
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.마우는 빛이 처음 깜빡버리는 것을 보고 3일 후의 날씨를 예측했죠.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.3日後の天気が分かっていたのです 彼らの業績は知的にも科学的にも
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.A văzut acea primă licărire de lumină -- şi a ştiut cum va fi vremea peste trei zile.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Dia melihat kilatan cahaya -- dia tahu bagaimana keadaan cuaca tiga hari ke depan.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Ele via aquele primeiro sinal de luz e sabia como estaria o tempo nos três dias seguintes.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Er sah dieses erste Aufblitzen des Lichtes -- er wusste, wie das Wetter in drei Tagen sein würde.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Hij zag die eerste glimp van het licht - hij wist wat het weer binnen drie dagen zou zijn.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Il voyait cette première lueur du jour -- il savait ce que le temps serait pour les trois jours suivants.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Meglátta a megjelenő legapróbb fényt - és tudta, hogy milyen lesz az időjárás három nap múlva.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Uvidel ten prvý záblesk svetla -- a hneď vtedy vedel aké bude počasie o tri dni dopredu.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Vedeva quell'accenno di luce -- sapeva come sarebbe stato il tempo nei tre giorni successivi.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Vio el primer destello de luz y supo cómo iba a ser el tiempo en los próximos 3 días.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Widząc pierwszy refleks światła -- wiedział jaka pogoda będzie za trzy dni.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod