Diyelim ki havanın bulutlu olmaması şartıyla, çimlerin ıslak olma olasığını hesaplamak istiyoruz.Załóżmy, że chcemy policzyc prawdopodobieństwo, że trawa będzie mokra pod warunkiem, że nie jest pochmurno.
Diyelim ki havanın bulutlu olmaması şartıyla, çimlerin ıslak olma olasığını hesaplamak istiyoruz.Скажем, мы хотим расчитать вероятность того что трава мокрая, при том что на улице безоблачно.
Diyelim ki havanın bulutlu olmaması şartıyla, çimlerin ıslak olma olasığını hesaplamak istiyoruz.芝生が濡れている確率が知りたいとします この場合は最初に作ったサンプルは役に立ちません
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğünde하늘이 어두어지고 바깥 온도가 -100Fº(약 -73Cº) 이하로 떨어지면서
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğünde(Música)
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğünde(Musique) Quand le ciel devient obscur, et que la température extérieure chute en dessous de -73° Celsius,
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğünde(Muziek)
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğünde(Muzyka)
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğündeכאשר השמיים נהפכים חשוכים יותר, וטמפרטורת האוויר בחוץ צונחת מתחת ל- 37 מעלות צלזיוס,
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğündeوعندما تصبح السماء أكثر إعتاما ، وتنخفض درجة الحرارة الخارجية إلى أقل من 100 درجة فهرنهايت تحت الصفر ،
Gökyüzü karardıkça ve dışarıdaki havanın sıcaklığı 38C derecenin altına düştüğünde空は暗く 外気温は -70℃まで下がりました しかし特別仕様のデータ収集システムと
Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı.Je kan dingen bekijken als pollentellingen, luchtkwaliteit, ademhaling.
Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı. Meme kanseri --공기중의 꽃가루 농도나 공기의 질, 호흡율을 측정할 수 있습니다.
Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı. Meme kanseri --les taux de pollen, la qualité de l'air, la respiration.
Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı. Meme kanseri --Podemos detetar coisas como a quantidade de pólen, a qualidade do ar, o ritmo respiratório.
Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı. Meme kanseri --Можно внести такие индикаторы, как качество воздуха, содержание пыльцы, норма дыхания.
Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı. Meme kanseri --ספירת אבקנים, איכות אוויר, קצב נשימה. סרטן השד --
Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı. Meme kanseri --تعداد اللقاح، نوعية الهواء، مستوى التنفس. سرطان الثدي --
Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı. Meme kanseri --乳がんについては、あとで簡単に一例を紹介します
Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı.Se podrían detectar cosas como cantidad de polen, calidad del aire, frecuencia respiratoria.
Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı.Sie könnten Dinge wie Pollenflug, Luftqualität, Atemfrequenz erfassen.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Az időjárás szerint az érzéseket az őket jelképező időjárás tulajdonságai jelenítik meg.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Cảm giác sẽ mang đặc điểm của thời tiết.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.El clima provoca que los sentimientos asuman los rasgos físicos del clima que representan.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Il clima dà ai sentimenti le caratteristiche fisiche dell'atmosfera che rappresentano.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.날씨는 사람들이 표현하는 날씨의 물리적 특성을 띠는 감정을 유발합니다. 해가 날 땐 빙빙 돌고,
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.La météo donne aux sentiments les traits physiques du temps qu'ils représentent.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Počasí utvářející pocity vyjadřuje i reálný pohyb počasí, které reprezentuje.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Pogoda powoduje, że uczucia przyjmują fizyczne cechy stanu pogodowego, który reprezentują.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Vremea face ca sentimentele să-şi însuşească trăsăturile fizice ale vremii pe care le reprezintă.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Weer zorgt ervoor dat de gevoelens er fysiek gaan uitzien als het weer dat ze voorstellen.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Ο καιρός προκαλεί τα συναισθήματα να λαμβάνουν τα φυσικά χαρακτηριστικά του καιρού που αντιπροσωπεύουν.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Времето кара чувствата да приемат физическите черти на времето, което представляват.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.Погода заставляет точки, обозначающие чувства, принимать формы погодных условий, которые они символизируют.
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.מזג-האוויר גורם לרגשות להצטייר כתכונות פיזיות של מזג-האוויר אותם הם מייצגים. כך שהשימשיים שבהם מתערבלים סביב
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.أما الطقس فيجعل المشاعر تأخذ سمات الطقس الذي تمثله. فالمشاعر المتفائلة تشبه الشمس و تدور حول نفسها،
Hava durumu, duyguların, temsil ettikleri havanın fiziksel özelliklerini almalarına neden oluyor.晴れを表すものはくるくる回転し 曇りはそこを漂い 雨の場合は落下していき
Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.E posso controllarlo aumentando la spinta su un lato dell'ala, o sull'altro.
Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.Ik kan het controleren door stuwing onder de vleugels.
Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.Mogę go kontrolować poprzez uniesienie jednej lub drugiej strony skrzydła.
Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.Und ich kann es kontrollieren, indem ich den Auftrieb auf einen einzelnen Flügel verlagere.
Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.Y puedo controlarlo dándole impulso en un lado del ala, o en el otro.
Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.Его можно контролировать, подталкивая снизу одно из крыльев, но не касаясь его.
Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.И мога да го управлявам, като поставям подемната сила от едната страна на крилото, или от другата.
Havanın bir taraftan diğer tarafa sızdığını görmek çok kolay.공기가 세는 것일 쉽게 볼 수 있죠. 한부분에서 다른 부분으로 말이죠.
Havanın bir taraftan diğer tarafa sızdığını görmek çok kolay.מאד קל לראות איך האוויר התפזר מחלק אחד לחלק אחר,
Havanın bir taraftan diğer tarafa sızdığını görmek çok kolay.انه من الواضح جداً ان نرى تسرب الهواء من قسم الى آخر
Havanın bir taraftan diğer tarafa sızdığını görmek çok kolay.漏れだしている様子が簡単に確認できます 通常の解剖ではこのようなことを確認することは困難です
Havanın bu yoğun alana gösterdiği tepki görünmez bir ışımaya yol açıyor.Et l'air ambiant réagit avec ce champ mag Cela crée une décharge lumineuse invisible
Havanın güzel olduğu günlerde... ..çoğu zaman pencerenin kenarına oturur... ..bahçeyi seyrederdi.Η μητέρα σας είδε τον κήπο;
Havanın inceldiği, 3657m yüksekliğe.2箇所に コンピュータを設置しました
Havanın inceldiği, 3657m yüksekliğe.3,600미터 높이에 공기도 희박합니다.
Havanın inceldiği, 3657m yüksekliğe.Khoảng 3,7 Km cách mực nước biển, nơi không khí rất loãng
Havanın inceldiği, 3657m yüksekliğe.בגובה 12,000 רגל, היכן שהאוויר דליל,
Havanın inceldiği, 3657m yüksekliğe.بإرتفاع 12،000 قدم حيث ينخفض الهواء،
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.C'est un château gonflable avec des becs de sécurité sur le côté pour permettre à l'air de sortir.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.E doar un castel de sărit cu fante pe margini pentru a permite aerului să iasă.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.Es ist wie eine Hüpfburg mit Lamellen auf der Seite, die das Entweichen von Luft ermöglichen.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.Es un inflable elástico con rendijas laterales para el escape de aire.
Havanın kaçmasını sağlayan suntalara sahip bir zıpzıp kalesi.È un castello gonfiabile con aperture sui lati che fanno uscire l'aria.