İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Zahlédl první záblesk světla - věděl, jaké bude počasí v následujících třech dnech.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Έβλεπε την πρώτη αχτίδα φωτός -- ήξερε τι καιρό θα έκανε σε τρεις μέρες από τώρα.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Виждаше първия блясък светлина - знаеше какво ще е времето след три дни.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.Он видел первый луч солнца - и знал, какой будет погода в следующие три дня.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.הוא היה רואה את הנצנוץ הראשון של האור -- הוא ידע מה יהיה מזג האוויר בעוד שלושה ימים מעכשיו.
İlk ışık parıltısını görür ve o andan üç gün sonraya kadar havanın nasıl olacağını bilirdi.انه يرى اول بصيص من الضوء وهو يعلم كيف سيكون الطقس في ال3 ايام القادمة
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar.Ils se remémoreront le mauvais temps en Ohio.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar.오하이오에서의 나쁜 날씨를 떠올릴 것이기 때문이죠.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar. Ve doğru bir karar aldıklarını düşünecekler.En ze zullen denken dat ze de juiste beslissing hebben gemaakt.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar. Ve doğru bir karar aldıklarını düşünecekler.lembram-se do quão horrível era o clima no Ohio e vão sentir que fizeram a escolha certa.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar. Ve doğru bir karar aldıklarını düşünecekler.И ще чувстват, че са взели правилното решение.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar.הם ייזכרו כמה נורא היה מזג-האויר באוהיו.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar.فسيتذكرون كم كان الطقس فظيعاً في أوهايو.
Ohio'daki havanın ne kadar berbat olduğunu anımsayacaklar.心身ともに健全でいることを
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.A fehér mell, a csend a levegőben, és a sima a víz mind ellene.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Hänen valkoinen rinta, hiljaisuudessa ilman, ja tasaisuus veden olivat kaikki häntä vastaan.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Hans hvide bryst, stilheden af luften, og glathed af vandet var alle mod ham.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Hans vita bröst, stillhet luften och jämnhet i vattnet var alla mot honom.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Jego biała pierś, bezruch powietrza, i gładkość wody były przeciwko niemu.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Jeho biely prsia, ticho vo vzduchu, a hladkosť vody boli proti nemu.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Jeho bílý prsa, ticho ve vzduchu, a hladkost vody byly proti němu.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.그의 하얀 가슴, 공기의 정적과 물의 매끄러운 모든되었습니다 그에게 불리.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Njegove bele prsi, v tišini v zraku, in gladkost vode so bili vsi proti njemu.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Payudara putihnya, keheningan udara, dan kelancaran air semua terhadap dirinya.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Peito branco, a quietude do ar, ea suavidade da água foram todos contra ele.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Petto bianco, l'immobilità dell'aria, e la scorrevolezza dell'acqua erano tutti contro di lui.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Piept alb, liniştea a aerului, şi lină a apei au fost toate împotriva lui.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Sa poitrine blanche, l'immobilité de l'air, et la douceur de l'eau ont tous été contre lui.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Seine weiße Brust, die Stille der Luft, und die Glätte des Wassers waren alle gegen ihn.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Su pecho blanco, la quietud del aire, y la suavidad del agua eran en su contra.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Vú trắng của ông, sự yên tĩnh của không khí, và êm ái của các nước đã được tất cả chống lại ông.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Zijn witte borst, de stilte van de lucht en de gladheid van het water waren allemaal tegen hem.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Λευκό στήθος του, η ακινησία του αέρα, και την ομαλότητα του νερού ήταν όλοι εναντίον του.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Бялата му гърдата, тишината на въздуха, и гладкостта на водата всички срещу него.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Его белые груди, тишина в воздухе, и гладкость воды были против него.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.Його білі груди, тиша в повітрі, і гладкість води були проти нього.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.חזה לבן שלו, את הדממה של האוויר, ואת חלקת המים היו כל נגדו.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.وكان صدره الأبيض ، وسكون الهواء ، والماء نعومة جميع ضده.
Onun beyaz meme, havanın durgunluğuna ve su düzgünlüğü. ona karşı.彼に対して。 fifty棒オフを考え出すことの長さで、彼はかのように、それらの長期遠吠えのいずれかを発声
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Doar imaginați-vă că aerul care înconjoară aceste locuri -- este plin de reziduuri de exploziv și cărbune.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Föreställ er att luften runt dessa platser -- är fylld av spår från sprängämnen och kol.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Imaginen el aire que rodea estos lugares -lleno de restos de explosivos y carbón.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Imaginez que l'air environnant ces lieux - il est rempli avec les résidus d'explosifs et de charbon.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Jen si představte vzduch obklopující tato místa -- je plný zbytků výbušnin a uhlí.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.이런 장소를 뒤덮는 대기를 상상해 보세요. 폭발물의 잔여물과 석탄으로 오염돼있죠.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Stel je voor: de lucht op deze plekken -- is verzadigd met residu van explosieven en kolen.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Vậy hãy tưởng tưởng xem không khí xung quanh khu vực này -- chúng phủ đầy bụi và than
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Wyobraźcie sobie powietrze wokół tych miejsc -- jest wypełnione pyłem materiałów wybuchowych i węglą.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Φανταστείτε την ατμόσφαιρα στα μέρη αυτά -- γεμάτη με υπολείμματα εκρηκτικών και κάρβουνου.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Представьте, каков воздух в тех местах - он насыщен пылью взрывчатки и угля.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Само си представете въздуха около тези места -- пълен е с остатъци от взривни вещества и въглища.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.תוך חודשים ספורים. תארו לעצמכם שהאוויר סביב המקומות האלה
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.مجرد تصور أن الجو المحيط بهذه الأماكن- مليئة ببقايا المتفجرات والفحم.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.空気が火薬や石炭の粉じんで一杯になります 私たちが訪れたときには
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.Así que voy a centrar en como el aire pasa a través de la laringe.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.Così mi concentro sul fatto che l'aria passa attraverso la laringe.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.Deci voi pune accent pe trecerea aerului prin laringe.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.Desta forma, vamos examinar como o ar passa pela laringe.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım. Gırtlağımız aynı zaman da ses kutumuz.Je pourrais dessiner notre langue et tout ça et peut être je vais...
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.Jadi saya akan fokus sebagai udara berjalan melalui laring kami.