Ana içeriğe geç
Sözlük

havalar ile cümle

havalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Şüphesiz havalar düzelecektir.Surely the weather will become fine.
Et sıcak havalarda çabuk bozulur.Meat decays quickly in warm weather.
Et sıcak havalarda hızla çürür.Meat decays quickly in warm weather.
Soğuk havalarda, onun eklemleri şişmiş olur.In cold weather, her joints become swollen.
Şiddetli havalarda, evde kalmak en iyisidir.In severe weather, it's best to stay indoors.
O, haberi duyduktan sonra mutluluktan havalara uçtu.After he heard the news, Tom was in seventh heaven.
Tom Mary'ye bu tür havalarda dışarıya çıkmaması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she shouldn't go out in this kind of weather.
Elektrikli arabalar soğuk havalarda da çalışmazlar.Electric cars don't function as well in cold weather.
Havalar daha sıcak oluncaya kadar seyahatimi erteleyeceğim.I'll postpone my trip to Scotland until it's warmer.
Sevinçten havalara uçuyorum.I am in cloud number nine.
İngiltere'ye olan gezimi havalar ısınana kadar erteleyeceğim.I'll postpone my trip to England until it gets warmer.
Bu sıcak havalar uzun sürmez.These hot spells don't last long.
Havalara girme.Don't get ahead of yourself.
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta.Look at the reddish skies, the night is falling down.
Bir süreliğine daha havalar güzel olacak.We're going to have good weather for awhile.
Çocuk soğuk havalarda eldiven giyer.The boy wears mittens during cold weather.
Sıcak havalarda sık sık sandalet giyerim.I often wear sandals during warm weather.
Çok havalara girme.Don't let it go to your head.
Tom sevinçten havalara uçtu.Tom leapt for joy.
İnsanlar gerçekte neden kötü havalarda dertlenirler?Why actually do people fret about bad weather?
Bu tür havalarda dışarı çıkmanın güvenli olduğunu düşünmüyorum.I don't think it's safe to go out in this kind of weather.
Tom mutluluktan havalara uçuyordu.Tom was in heaven.
Tom yağmurlu havalarda otobüse biner.When it rains, Tom takes the bus.
Yağmurlu havalarda hüzünleniyorum.I'm sad when it rains.
Memleket havaları beni ağlatıyor.Music from my home makes me cry.
Havalar ısındı.The weather has become warmer.
Sanki bana iyilik yapıyormuşsun gibi havalara girme.Don't pretend you're doing me a favor.
PP mükemmel kimyasal dirence sahiptir, ancak soğuk havalarda kötü darbe dayanımı sağlar.PP has excellent chemical resistance, but provides poor impact resistance in cold temperatures.
Kapalı havalar beni hüzünlendirir.The Immortal Hour enchants me.
Test sonuçları sistemin sert havalarda iyi performans elde etmediğini belirtti.Test results indicated that the system did not perform well in inclement weather.
Yağışlı havaları hiç sevmez.Nunca llueve a gusto de todos.
Serin havalarda bir kazak giydirilmesi faydalıdır.You would, too, if you had to wear a fur coat in hot weather.
Bu lastik havaları için de geçerlidir.This term is also used for weather radars.
Az olmakla birlikte hicaz yol havalarına da rastlanmaktadır.It works in conjunction with the indirect pathway.
Ovanın kuzeyinin yüksek sıradağlarla çevrili olması kışın soğuk havaların etkisinden korumaktadır.Its northern limit is likely related to cold winter temperatures.
Şapkalar genellikle yapışkan ve özellikle nemli havalarda sümüksü görünür.The caps are often sticky and appear slimy looking, particularly in moist weather.
Bade sevinçten havalara uçar.Keep Fit Be Happy Vol.
GELENEK olarak ise oyun havaları (ağır) meşhurdur.The Chief Justice is appointed (and retained) at-large.
Diğer bir konu ise havaların ısınmasıydı.Another serious problem is that of heat.
Çiçekler geceleri ya da kötü havalarda kapanır.The flowers are diurnal, closing at night and in overcast or low-light weather conditions.
Dezavantajı bulutlu havalarda kullanılamıyor olmasıdır.The death ray would not work during cloudy weather.
Kapalı havalarda gündüz de beslendikleri görülmüştür.The sura (수라) were the main meals of the day.
- Havalar düzelince, evlat.-One fine day, son.
Lastik havaları önceden kontrol ettiniz mi?Did you check the pressure before?
Bu ara havalar iyi gidiyor, o yüzden pek iş yok... ...ama önümüzdeki mevsim...The weather is nice lately, so we're not very busy... but change of season...
Yalnızca güneşli havalarda değil, gün ışığına çıktığınız her an kullanmalısınız.Yalnızca güneşli havalarda değil, gün ışığına çıktığınız her an kullanmalısınız.
Shinshu'de havalar nasýl?How's Shinshu?
Yağmurlu havalar için çok hızlı bir saç modeliYağmurlu bir günde 3 dakikada yapabileceğiniz bir model.
Havalar ısındı ve Salı sabahına kadar beş cm eridi.The weather warmed up, and by Tuesday morning, 2 inches had melted.
Soğuk havalar yüzünden her iki tarladaki hasat bu yıl üçte bire düşmüştür.Due to cold weather this year, the harvests at both farms were down by about a third.
Eski oyunları oynamıyorum ancak nostaljik havalarını seviyorum.I don't play old games, but I am nostalgic about them.
Kış gelince havalar da soğuyor tabi.And then in the winter things cool down.
Kışın güneye için ve havalar ısındığında kuzeye uçmak için?"To fly south in the winter and north when it gets warm?"
"monizm", "dualizm" gibi kelimelşer havalarda uçuşuyordu."monism," "dualism," categories all over the place.
Ve bu iki adam mutluluktan havalara uçuyorlardı.And the amazing thing is these guys were flying.
Bu havada çocuklarını kampa gönderen anne baba delirmiş olmalı. Henüz havalar ısınmadı bile.Parents shouldn't let children go camping until it's warmer
Senin kendini bi bok sanma havalarýndan sýkýIdým.I am sick of your... "Oh, I'm Jonny Awesome. I'm so sweet!
Havalar gibi gelgeç. Ben olsam onu deðiþtirirdim!Fickle like the weather I'd make her change!
Part-time işimden 100 dolar kazansam mutluluktan havalara uçardım.If someone owes me my pay of 100,000 won, I'd feel like the sky's falling down on me.
Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte, yamaç paraşütü tutkunları da Amfiklia’ya geliyor.The onset of warm weather also brings paragliders to the Amfiklia cliffs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod