Her bir rokettten sonra, üst üste, üst üste bu şeyler havadan yağabilir.매 주말마다 계속 로켓 발사를 하다보면 여러분께서는 상상하기조차 힘든
Her bir rokettten sonra, üst üste, üst üste bu şeyler havadan yağabilir.Những thứ như thế sẽ rơi từ trên cao xuống suốt dịp cuối tuần trong và sau cuộc phóng tên lửa.
Her bir rokettten sonra, üst üste, üst üste bu şeyler havadan yağabilir.Te rzeczy mogą spadać z góry przez cały weekend start, po starcie, po starcie.
Her bir rokettten sonra, üst üste, üst üste bu şeyler havadan yağabilir.Te stvari so padale z neba še cel vikend od izstrelitve raket, ki stalno potekajo.
Her bir rokettten sonra, üst üste, üst üste bu şeyler havadan yağabilir.Tieto veci padajú na zem z oblohy celý víkend odpalov rakiet a ďalších a ďalších odpalov.
Her bir rokettten sonra, üst üste, üst üste bu şeyler havadan yağabilir.Tyto věci padají z nebe po celý víkend, jak startuje raketa za raketou.
Her bir rokettten sonra, üst üste, üst üste bu şeyler havadan yağabilir.Αυτά τα πράγματα έπεφταν από ψηλά όλο το Σαββατοκύριακο αλλεπάλληλων εκτοξεύσεων πυραύλων.
Her bir rokettten sonra, üst üste, üst üste bu şeyler havadan yağabilir.Тези неща падаха отгоре през целия уикенд при пускането на ракети и след пускането на ракети.
Her bir rokettten sonra, üst üste, üst üste bu şeyler havadan yağabilir.Ці речі можуть спускатися на землю з висоти протягом усіх вихідних після запуску ракет.
Her bir rokettten sonra, üst üste, üst üste bu şeyler havadan yağabilir.Эти вещи могут опускаться на землю с высоты на протяжении всех выходных после запуска ракет.
Her bir rokettten sonra, üst üste, üst üste bu şeyler havadan yağabilir.הדברים האלה נפלו מלמעלה כל סוף השבוע של שיגורי הטילים, אחרי שיגור טילים, אחרי שיגור טילים.
Her bir rokettten sonra, üst üste, üst üste bu şeyler havadan yağabilir.ستسقط هذه الأشياء من السماء طوال العطلة إطلاق الصواريخ، بعد صاروخ، بعد صاروخ
Her bir rokettten sonra, üst üste, üst üste bu şeyler havadan yağabilir.何発も、何発も発射していますから ちょっと想像できないようなリズムです
Işık demeti havadan suya geçtiği için ortam değişikliğinden dolayı normalle yaptığı açı değişir. -Та лъчът малко ще се пречупи, и ще се извие навътре.
Kıtada olan biteni ölçmek için, havadan yerçekimi araçlarını kıta boyunca uçuruyorlar.Felderítik a kontinenst repülő graviméterekkel, hogy felmérjék mi történik a kontinensen.
Kıtada olan biteni ölçmek için, havadan yerçekimi araçlarını kıta boyunca uçuruyorlar.대륙에서 무슨 일이 일어나는지 알기 위해서 항공 중력을 측정하기도 하고
Kıtada olan biteni ölçmek için, havadan yerçekimi araçlarını kıta boyunca uçuruyorlar.Y sobrevuelan el continente con herramientas aerotransportadas para medir lo que ocurre en el continente.
Kıtada olan biteni ölçmek için, havadan yerçekimi araçlarını kıta boyunca uçuruyorlar.הם מטיסים מעל ליבשת עזרי כבידה מוטסים שמודדים את המתרחש ביבשת זו,
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar."até a emergências ou vacinações do gado".
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.-- dal tempo cattivo a emergenze o vaccinazioni del bestiame.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.-- du mauvais temps aux urgences ou aux vaccinations pour le bétail.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.-- fra dårligt vejr til nødsituationer eller vaccineringer af kvæget.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.-- gaande van slecht weer over noodgevallen of inentingen voor het vee.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.-- 굿은 날씨 부터 응급상황, 접종시기 등 말이죠.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.la urgențe sau vaccinările vitelor.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.(Śmiech) od złej pogody począwszy, na wypadkach i szczepieniach skończywszy.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.-- từ thời tiết xấu đến những trường hợp khẩn cấp hoặc tiêm chủng cho gia súc.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.- von schlechtem Wetter bis hin zu Notfällen oder Impfungen für das Vieh.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.- от лошо време до спешни случаи или ваксиниране на добитъка.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.[צחוק] -- החל ממזג-אוויר גרוע ועד מצבי חירום או מתן חיסונים לבקר."
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.-من سوء الأحوال الجوية لحالات الطوارئ أو تطعيم الماشية.
-- kötü havadan, acil durumlar veya sığırlar için aşılara kadar.緊急事態や家畜の予防接種まで 全てにです カウボーイですら 今やピットクルーなんです
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların %99 u da havadan gelir.작은 씨앗이 큰 나무가 될 때 까지 이 모든 물질들은 기본적으로, 99퍼센트가 공기로부터 옵니다.
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların %99 u da havadan gelir.Benih yang kecil sangat berat, dan benda ini 99 persen benda ini, berasal dari udara.
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların %99 u da havadan gelir.Een zaadje weegt veel, en al dit spul, 99 procent van dit spul komt uit de lucht.
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların %99 u da havadan gelir.Egy kis mag keveset nyom, szóval mindez, ennek az anyagnak a 99%-a a levegőből jött.
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların %99 u da havadan gelir.Một hạt giống nhỏ khá nặng, và về cơ bản, 99 phần trăm khối lượng hạt giống này là từ không khí.
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların %99 u da havadan gelir.Nasionko waży całkiem sporo, ale 99% reszty wzięło się z powietrza.
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların %99 u da havadan gelir.O mică sămânţă cântăreşte mult, şi, practic, toate această materie, 99% din această materie provine din aer.
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların %99 u da havadan gelir.Siemen painaa paljon ja kaikki tämä aines, 99 prosenttia tästä, tulee ilmasta.
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların %99 u da havadan gelir.Uma sementinha pesa muito e, basicamente, toda aquela madeira, 99% desta madeira, provém do ar.
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların %99 u da havadan gelir.Una pequeña semilla pesa mucho y, básicamente, todo ese material, 99 por ciento de ese material vino del aire.
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların %99 u da havadan gelir.Une petite graine pèse très lourd, et toute cette matière, 99% de cette matière, vient de l'air.
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların %99 u da havadan gelir.Ένας μικρός σπόρος ζυγίζει πολύ, και βασικά όλο αυτό το υλικό, το 99 τοις εκατό, ήρθε από τον αέρα.
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların %99 u da havadan gelir.У зёрнышка могучий вес. Этот материал полностью, на 99%, появился из воздуха.
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların %99 u da havadan gelir.אבל אולי לא הפעם. זרע קטן שוקל המון, ובעקרון כל החומר הזה, 99 אחוז מהחומר הזה, בא מהאוויר.
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların %99 u da havadan gelir.البذرة الصغيرة تزن الكثير، وفى الحقيقة، كل هذه الأشياء، 99 بالمئة من هذه المادة، جاءت من الهواء.
Küçük bir tohum aslında ağırdır ve temel olarak bütün bunların %99 u da havadan gelir.大気中から得たものです みなさんの約85%は TEDではもうすこし少ないかもしれませんが
Lawrence Körfezi'ni gösteren havadan çektiğim bir fotoğraf.le Golfe du St Laurent durant la saison des Phoques du Groenland.
Lawrence Körfezi'ni gösteren havadan çektiğim bir fotoğraf.Golful St. Lawrence în timpul sezonului focilor de Groenlanda.
Lawrence Körfezi'ni gösteren havadan çektiğim bir fotoğraf.하프 물개 번식기의 세인트로렌스 만을 보여주고 있습니다
Lawrence Körfezi'ni gösteren havadan çektiğim bir fotoğraf.Lawrence laat zien tijdens het zeehondenseizoen.
Lawrence Körfezi'ni gösteren havadan çektiğim bir fotoğraf.Lawrence öböl fóka idényben.
Lawrence Körfezi'ni gösteren havadan çektiğim bir fotoğraf.Lawrence vào mùa hải cẩu bắc cực.
Lawrence Körfezi'ni gösteren havadan çektiğim bir fotoğraf.Lovrenca v času, ko tam bivajo sedlasti tjulnji.
Lawrence Körfezi'ni gösteren havadan çektiğim bir fotoğraf.St. Lawrence bukten vid grönlandssäl säsong.
Lawrence Körfezi'ni gösteren havadan çektiğim bir fotoğraf.Zatokę Św. Wawrzyńca w sezonie na foki grenlandzkie.
Lawrence Körfezi'ni gösteren havadan çektiğim bir fotoğraf.Λαυρεντίου την περίοδο αναπαραγωγής της φώκιας.
Lawrence Körfezi'ni gösteren havadan çektiğim bir fotoğraf.Лорънс по време на сезона на полярните тюлени.
Lawrence Körfezi'ni gösteren havadan çektiğim bir fotoğraf.Цей аерознімок я зробив під час сезону гренландських тюленів.