Ana içeriğe geç
Sözlük

havadan ile cümle

havadan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Lawrence Körfezi'ni gösteren havadan çektiğim bir fotoğraf.את מפרץ סיינט לורנס במהלך עונת כלבי הים.
Lawrence Körfezi'ni gösteren havadan çektiğim bir fotoğraf.خليج سانت لورانس خلال موسم وصول فقم الأعشاب
Lawrence Körfezi'ni gösteren havadan çektiğim bir fotoğraf.この写真には氷がたくさん写っていますが
Lord Kelvin havadan hafif uçan makinaların imkansız olduğunu söyledi.Flugmaschinen, die schwerer als Luft sind, für unmöglich.
Lord Kelvin havadan hafif uçan makinaların imkansız olduğunu söyledi.공기보다 무거운 비행체는 존재불가능하다고 선언했지요.
Lord Kelvin havadan hafif uçan makinaların imkansız olduğunu söyledi.Lord Kelvin a afirmat că maşini zburătoare mai grele decât aerul sunt imposibile.
Lord Kelvin havadan hafif uçan makinaların imkansız olduğunu söyledi.Lord Kelvin déclarait que des engins volants plus lourds que l'air étaient impossibles.
Lord Kelvin havadan hafif uçan makinaların imkansız olduğunu söyledi.Lord Kelvin declaró que las máquinas voladoras más pesadas que el aire, eran imposibles.
Lord Kelvin havadan hafif uçan makinaların imkansız olduğunu söyledi.Lord Kelvin dichiarò che un macchinario volante più pesante dell'aria era inattuabile.
Lord Kelvin havadan hafif uçan makinaların imkansız olduğunu söyledi.Lord Kelvin kijelentette, hogy a levegőnél nehezebb testek képtelenek repülni.
Lord Kelvin havadan hafif uçan makinaların imkansız olduğunu söyledi.Lord Kelvin zadeklarował, że latające maszyny cięższe od powietrza nie mogą istnieć.
Lord Kelvin havadan hafif uçan makinaların imkansız olduğunu söyledi.לורד קלוין הכריז שמכונות כבדות מאוויר שעפות היו בלתי אפשריות.
Lord Kelvin havadan hafif uçan makinaların imkansız olduğunu söyledi.أوضح اللورد كيلفين ان الآلات الطائرة التي تعتبر أثقل من الهواء هي من المستحيلات.
Lord Kelvin havadan hafif uçan makinaların imkansız olduğunu söyledi.空気よりも重い飛行機械は 不可能であると断言しました 1903年10月
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.A azul temos os campos de refugiados que os voluntários viram do ar.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.A világoskék menekült tábor, amit ezek az önkéntesek vettek észre a műholdképeken.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.Cu albastru sunt tabere de refugiaţi pe care voluntarii le-au localizat din imagini.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.Det blå är flyktingläger som frivilliga har sett från luften.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.En azul los campos de refugiados que los voluntarios observaron desde el aire.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.Het lichte blauw zijn vluchtelingen kampen die vrijwilligers hadden gezien van de [sateliet beelden].
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.In blu ci sono i campi dei rifugiati che questi volontari hanno visto dall'alto.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.파란색은 그 자원봉사자들이 공중에서 보고 발견해낸 피난민 수용소들입니다.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.La couleur bleue indique les camps de réfugiés que ces bénévoles avaient repérés depuis le ciel.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.Màu xanh dương là trại tị nạn mà những người tình nguyện thấy được từ trên không.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.Světle modré jsou uprchlické tábory zachycené dobrovolníky ze satelitních snímků.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.To niebieskie to obozy, które zauważyli ci ochotnicy.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.Utečenecké tábory, ktoré dobrovoľníci rozoznali na záberoch, sú bledomodré.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.Warna biru muda adalah kemah-kemah pengungsi yang telah dikenali dari gambar gambar satelit.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.Το μπλε είναι στρατόπεδα προσφύγων που οι εθελοντές εντόπισαν από τον αέρα.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.Голубим кольором позначені табори біженців. Ці табори добровольці розгледіли на карті.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.Голубым цветом обозначены лагеря беженцев. Эти лагеря добровольцы разглядели на карте.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.Синьото са бежански лагери, които тези доброволци са видели от въздуха.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.אנו מתמקדים עכשיו בפורט או-פראנס. בכחול אלו מחנות הפליטים, שאותם מתנדבים זיהו מתצלומי האויר.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.بالأزرق هي مخيمات اللاجئين التي ألتقطها المتطوعون من الجو.
Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler.こうして難民キャンプの場所を示した
Örneğin, kırılma, yani bir ışık demetinin havadan suya geçerken eğrilmiş gibi görünmesi.De exemplu, refracţia, prin care o rază de lumină pare că se frânge când trece din aer în apă.
Örneğin, kırılma, yani bir ışık demetinin havadan suya geçerken eğrilmiş gibi görünmesi.예를 들면 굴절이 있어요 그 때문에 빛이 공기에서 물속을 통과해 지나갈 때 휘어서 보입니다.
Örneğin, kırılma, yani bir ışık demetinin havadan suya geçerken eğrilmiş gibi görünmesi.Například lom světla, který nám říká, jak se paprsek světla láme, když prochází ze vzduchu do vody.
Örneğin, kırılma, yani bir ışık demetinin havadan suya geçerken eğrilmiş gibi görünmesi.Par exemple, la réfraction, qui fait qu'un rayon de lumière semble se plier quand il passe de l'air à l'eau.
Örneğin, kırılma, yani bir ışık demetinin havadan suya geçerken eğrilmiş gibi görünmesi.Por ejemplo, la refracción que es cómo un haz de luz parece torcerse conforme pasa del aire al agua.
Örneğin, kırılma, yani bir ışık demetinin havadan suya geçerken eğrilmiş gibi görünmesi.Por exemplo, a refração, que é como um raio de luz se parece desviar ao passar do ar para a água.
Örneğin, kırılma, yani bir ışık demetinin havadan suya geçerken eğrilmiş gibi görünmesi.Ví dụ, khúc xạ, là hiện tượng chùm sáng bị bẻ cong khi nó đi xuyên qua nước.
Örneğin, kırılma, yani bir ışık demetinin havadan suya geçerken eğrilmiş gibi görünmesi.Например, преломление, то есть, как луч света изменяет направление, когда переходит из воздуха в воду.
Örneğin, kırılma, yani bir ışık demetinin havadan suya geçerken eğrilmiş gibi görünmesi.לדוגמה, החזרה, שזו הדרך בה נדמה שאלומת אור מתעקמת כשהיא עוברת מאויר למים.
Örneğin, kırılma, yani bir ışık demetinin havadan suya geçerken eğrilmiş gibi görünmesi.مثل الانكسار على سبيل المثال وهي النظرية التي تفسر سبب انحناء شعاع الضوء عندما يمر من الهواء إلى الماء.
Örneğin, kırılma, yani bir ışık demetinin havadan suya geçerken eğrilmiş gibi görünmesi.空気から水に光が進むとき 曲がって見えるあれです しかし 天才でも時に間違えるのが 科学というものです
Sağdaki de havadan su toplayan bir tespih böceği.A jobboldali a szárazföldi ászkarák, vizet gyűjt a levegőből.
Sağdaki de havadan su toplayan bir tespih böceği.A la derecha está una cochinilla de humedad
Sağdaki de havadan su toplayan bir tespih böceği.Auf der rechten Seite ist eine Rollassel, die der Luft Wasser entzieht.
Sağdaki de havadan su toplayan bir tespih böceği.Cel din dreapta este un Armadillidiidae -- scoate apă din aer.
Sağdaki de havadan su toplayan bir tespih böceği.Celui de droite est un cloporte -- il extrait l'eau de l'air.
Sağdaki de havadan su toplayan bir tespih böceği.De rechtse is een houtluis, die haalt water uit de lucht.
Sağdaki de havadan su toplayan bir tespih böceği.Di kanan adalah serangga pill - mengambil air dari udara.
Sağdaki de havadan su toplayan bir tespih böceği.오른쪽에 있는 것은 쥐며느리로, 공기중에서 수분을 흡수합니다.
Sağdaki de havadan su toplayan bir tespih böceği.O da direita é o bicho-de-conta que tira a água do ar.
Sağdaki de havadan su toplayan bir tespih böceği.Quello a destra è un Armadillidiidae...estrae l'acqua dall'aria.
Sağdaki de havadan su toplayan bir tespih böceği. Tatlı su içmiyor.Справа — жук-шарик, он добывает воду из воздуха и только оттуда.
Sağdaki de havadan su toplayan bir tespih böceği.Ten na ľavej strane je zvínavka - vodu extrahuje zo vzduchu.
Sağdaki de havadan su toplayan bir tespih böceği.Ten na prawo to równonóg - odsysa wodę z powietrza.
Sağdaki de havadan su toplayan bir tespih böceği.Στα δεξιά, το έντομο αυτό ρουφάει νερό από τον αέρα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod