Dışarda hava kararıyor.It is getting dark outside.
Dışarda hava karanlık.It is dark outside.
Dışarıda hava çok soğuk, ceketsiz üşüteceksin.It is very cold outside. You'll catch a cold without a coat.
Dışarıda hava yavaş yavaş kararıyor.It's getting dark little by little outside.
Dışarıda hava yaz gibi.It's like summer outside.
Deniz havası saf ve sağlıklıdır.The air by the sea is pure and healthy.
Toplantıda bir heyecan havası vardı.There was an air of excitement at the meeting.
Ben dişsiz bir havlayan köpek değilim.I'm not a toothless barking dog.
Havada beklenen değişikliklikten pikniğimizi erteledik.We postponed our picnic pending a change in the weather.
Havayı ve suyu nimetten saymıyoruz.We take air and water for granted.
İşimizin başarısı havaya bağlıdır.The success of our business depends on the weather.
Rio'daki firmamızın ajanı sizi havaalanında karşılayacak.Our company's agent in Rio will meet you at the airport.
Çiçeklerin ve ağaçların temiz havaya ve taze suya ihtiyacı vardır.Flowers and trees need clean air and fresh water.
Çiçek ve ağaçlar temiz hava ve taze suya ihtiyaç duyarlar.Flowers and trees need clean air and fresh water.
Bir nehir havzasının genellikle verimli tarım arazileri vardır.The basin of a river usually has rich farmland.
Evden ayrıldığımda hava güzeldi.The weather was lovely when I left home.
Burada hava yazın çok nemli.It is so humid in summer here.
Ne muhteşem bir hava.What marvelous weather.
Müzik hayatımızı hava gibi çevreler.Music surrounds our lives like air.
Uzakta bir köpeğin havladığını duydum.I heard a dog barking in the distance.
Duman havaya yükseldi.The smoke ascended into the air.
Duman havada yükseliyor.The smoke is rising in the air.
Hava ben istasyona varmadan bozmuştu.The sky had become threatening before I got to the station.
İstasyon ve havaalanı arasında otobüsler çalışır.Buses run between the station and the airport.
Hava yağmurlu, yani dışarıda oynayamayız.It's a rainy day, so we can't play outside.
Yüzmek için hava çok soğuk.It's much too cold to swim.
Yüzmeye gitmek için hava yeterince sıcak mı?Is it hot enough to go swimming?
Yağmurdan sonra açık hava gelir.After rain comes fair weather.
Hava yağmurdan sonra serin.It is cool after the rain.
Yağışlı hava onun bahçede çalışmasını önledi.The rainy weather prevented her from working in the garden.
Hava açıldığında çocuklar tekrar beyzbol oynamaya başladı.When the weather had cleared, the children began to play baseball again.
Yağmur yağdığı için hava bu akşam daha erken kararacak.It will get dark earlier this evening, as it is raining.
Hava yağmurlu olduğundan dolayı, beyzbol oyunu iptal edilmişti.The weather being rainy, the baseball game was cancelled.
Uzayda hava yoktur.There is no air in space.
Genel anlamda,geçen yıl hava ılımandı.Generally speaking, the weather was mild last year.
Genelde çocuklar açık havada oynamayı sever.Generally speaking, children like to play outdoors.
Bütün gün hava güzeldi.It was fine all day.
Günden güne hava gittikçe soğuyor.It is getting colder and colder day by day.
Hava bütün hafta boyunca güzeldi.The weather has been nice all week.
Bir saatlik yol bizi havaalanına getirdi.An hour's drive brought us to the airport.
Bire karşı on bir saate kadar hava açılacak.Ten to one it'll clear up in an hour or so.
Parti kötü havaya bakılmaksızın düzenlendi.The party set out regardless of the bad weather.
Hava bozdu.The sky looks threatening.
Doktor bir hava değişikliği tavsiye etti.The doctor advised a change of air.
Doktorum bana önerdiğinden beri, hava değişikliği için bir yere gitmeyi düşünüyorum.I'm thinking of going somewhere for a change of air, since my doctor advises me to.
Dün hava durumu beklenmedik bir şekilde gerçekleşti.Unexpectedly the weather forecast came true yesterday.
Hava kararmadan önce eve varmak istiyorsan, acele etsen iyi olur.You'd better hurry up if you want to get home before dark.
Hava kararmadan önce eve gel.Come home before it gets dark.
Hava kararmadan otele varmak istiyorum.I want to reach the hotel before it gets dark.
Bütün yapman gereken hava kararana kadar beklemek.All you have to do is wait until dark.
Hava kararıncaya kadar onu bekledim.I waited for her till it got dark.
Hava karardı ve daha da kötüsü yağmur yağmaya başladı.It got dark, and what was worse, it began to rain.
Hava kararmadan önce köye ulaştım.I reached the village before dark.
Hava kararmadan önce gidilecek yere ulaşmak için otobüse bindim.I took the bus in order to reach the destination before it got dark.
Hava kararıyor. Lütfen benim için ışığı yak.It's getting dark. Please turn the light on for me.
Hava kararıyor. Eve gitsen iyi olur.It's getting dark. You'd better go home.
Hava iyice kararıyor. Yakında yağmur yağabilir.It is getting darker. It may rain soon.
Hava kararıyor. Haydi eve gidelim.It is getting dark. Let's go home.
Hava karardı, ve daha da kötüsü, yolumuzu kaybettik.It grew dark, and what was worse, we lost our way.
Hava karardıktan sonra dışarı gitme.Don't go out after it gets dark.