Ellerimi silmek için o küçük nemli havlulardan birini alabilir miyim?Could I get one of those small damp towels for wiping my hands?
Gazeteci çocuk hava nasıl olursa olsun gazeteleri dağıtır.The newspaper boy delivers newspapers no matter what the weather is like.
Hava dışında, harika bir piknikti.Except for the weather, it was a great picnic.
Kötü havada, kolayca soğuk algınlığına yakalanılabilir.In bad weather, one can easily catch a cold.
Tom temiz hava almak için dışarı çıktı.Tom went out for a breath of fresh air.
Hava bulutlu, yağmur yağacak.The sky is cloudy and it will rain.
Havaideki plajlar büyük dalgalarıyla ünlüdür.Beaches in Hawaii are famous for their large waves.
Hava biraz soğursa umursamam.I don't mind if it gets a little cold.
Hava sıcak olsada umurumda değil.I don't mind if it's hot.
Hava sıcaksa umursamıyorum.I don't mind if the weather is hot.
Aç yavru köpek sokakta havlıyor.Hungry puppy barks on the street.
Havuç sevmez bu yüzden onu yemedi.He does not like carrots, so he did not eat it.
Babamı karşılamak için havaalanına gittim.I went to the airport to meet with my father.
Bu kötü havadan dolayı canım dışarı çıkmak istemiyor.For this bad weather I don't feel like going out.
Bu soğuk hava ne kadar sürecek?How long will this cold weather last?
Bu soğuk havanın ne kadar süreceğini merak ediyorum.I wonder how long this cold weather will last.
Tom havluyu sıktı.Tom wrung out the towel.
Tom Mary'nin havaalanına kimi götürdüğünü merak etti.Tom wondered who Mary had driven to the airport.
Tom tüm havluları yıkadı.Tom washed all the towels.
Tom Mary'den onu havaalanına götürmesini istedi.Tom wanted Mary to drive him to the airport.
Tom Mary'nin odayı havalandırmasını istedi.Tom wanted Mary to air out the room.
Tom saçını havlu ile kuruladı.Tom towel-dried his hair.
Tom bir köpek havlaması duyduğunu düşündü.Tom thought he heard a dog barking.
Tom birazcık hız limitinin üzerinde sürerse vaktinde havaalanına yetişebileceğini düşündü.Tom thought he could reach the airport on time if he drove a little over the speed limit.
Tom tüm öğleden sonrayı havaalanında inip kalkan uçakları izleyerek geçirdi.Tom spent all afternoon at the airport watching the airplanes land and take off.
Tom odayı havalandırmak için pencereleri açtı.Tom opened the windows to air out the room.
Tom içeriye temiz hava girdirmek için pencereyi birazcık açtı.Tom opened the window a crack to let in a bit of fresh air.
Tom emekli bir hava kuvvetleri binbaşı.Tom is a retired air force major.
Tom hava durumu ne olursa olsun gitmek niyetinde.Tom intends to go regardless of the weather.
Tom'un havuzlu bir evi var.Tom has a house with a pool.
Tom, Mary'yi şoförü ile havaalanına gönderdi.Tom had his chauffeur drive Mary to the airport.
Tom tam zamanında havaalanına vardı.Tom got to the airport just in the nick of time.
Tom havluyla yüzünü kuruladı.Tom dried his face with a towel.
Tom havuçları doğradı ve onları güvece ilave etti.Tom diced the carrots and added them to the stew.
Komşunun köpeği bütün gece havladığı için Tom uyuyamadı.Tom couldn't sleep because the neighbor's dog barked all night.
Tom havuçları dilimlerken kazara elini kesti.Tom accidentally cut his hand when he was slicing carrots.
Tom okul için evden ayrıldığında hava hâlâ karanlıktı.It was still dark when Tom left home for school.
Tom eve vardığında, zaten hava kararmıştı.It was already dark when Tom got home.
Hava çok soğuk olduğu için elleri morardı.His hands turned blue because it was so cold.
Volkanik kül, hava ulaşımını kesintiye uğrattı.Volcanic ash disrupted air travel.
Tom açık havada olmaktan hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to enjoy being outdoors.
Soğuk olduğunda Tom havadan nefret eder.Tom hates it when it's cold.
Hava sisli olduğunda Tom araba sürmekten nefret eder.Tom hates driving when it's foggy.
Bu havlular farklı renklerde.These towels are different colors.
Hava karardı. Işığı açar mısın?It's become dark. Would you turn on the light?
Bugün hava çok iyiydi.The weather was very good today.
Hava karardı. Lütfen benim için ışığı açar mısın?It's gotten dark. Please turn on the light for me.
Hava tahminine göre yarın yağmur yağacak.According to the weather forecast, it is going to rain tomorrow.
Havuzunuzda yüzebilir miyim?Would you mind if I swam in your pool?
Yüzme havuzuna gideceğim.I am going to the swimming pool.
Tom bazı havai fişekleri ateşledi.Tom set off some fireworks.
O her zaman gizemli bir hava tarafından sarılır.He was always wrapped by a mysterious air.
O her zaman tehlikeli bir hava tarafından sarılmıştı.He was always wrapped by a dangerous air.
O her zaman karanlık bir havayla sarılır.He was always wrapped by a dark air.
Bu sıcak havaya dayanamıyorum.I can't stand this hot weather.
Bu sıcak havaya daha fazla katlanamıyorum.I just can't stand this hot weather anymore.
Hava kötü, değil mi?The weather's bad, isn't it?
Papyon ona savurgan bir hava verir.The bow tie gives him an air of extravagance.
Havlu hiç kullanışlı değildi.The towel wasn't useful at all.
Havlu oldukça işe yaramazdı.The towel was quite useless.