O, havlayan köpeklerden korkar.She is afraid of barking dogs.
O ünlü bir şarkıcı ile karşılaştığında külahını havaya attı.She was beside herself with joy when she met the famous singer.
O, arkadaşını havaalanında karşılama zahmetine katlandı.She took the trouble to meet her friend at the airport.
Az önce onu uğurlamak için havalanındaydım.I've just been to the airport to see her off.
Havada bir uçak uçuyor.An airplane is flying overhead.
Garip bir ses duyduğumda uçak havalanmak üzereydi.The plane was about to take off when I heard a strange sound.
Hava yoluyla gitmen ne kadar tutar?How much will it cost you to go by air?
Uçağı kaçırmayayım diye apar topar havaalanına gittim.I hurried to the airport lest I should be late for the plane.
Uçak rezervasyonunu teyit etmek için muhakkak havaalanına gitmek zorunda değilsin.You don't necessarily have to go to the airport to reconfirm your plane reservation.
Uçak, otuz dakika gecikmeyle havaalanına varacak.The plane will arrive at the airport thirty minutes late.
Uçak zaten havaalanından ayrılmıştı.The plane had already left the airport.
Uçak tam olarak altıda havalandı.The plane took off exactly at six.
Uçak korsanlar tarafından havaya uçuruldu.The plane was blown up by hijackers.
Uçak sabah 11.00'de havalandı; planlanandan otuz dakika daha sonra.The plane took off at 11:00 a.m; thirty minutes later than scheduled.
Uçak havalandı ve kısa sürede gözden uzaklaştı.The plane took off and was soon out of sight.
Uçak havalandıktan sonra havaalanı etrafında iki defa dolandı.The plane circled the airport twice after taking off.
Ne yazık ki, Brian kötü hava ile karşılaştı.Unfortunately, Brian met with bad weather.
Yapraklar havaya uçtu.The leaves blew off.
Babamı uğurlamak için havaalanına gittim.I have been to the airport to see my father off.
Silahlı hava korsanları yolcuları dehşete düşürdü.The armed hijackers terrified the passengers.
Odada gergin bir hava vardı.There was a tense atmosphere in the room.
Lütfen odayı havalandır.Please air the room.
Odada hava karanlık olmasına rağmen kitabı kolayca buldum.I found the book easily though it was dark in the room.
İstasyona yürümek için kötü havada dışarıda bulunduk.We braved the elements to walk to the station.
Balon gökyüzüne havalandı.The balloon went up in the sky.
Havlayan köpeklerden korkma.Don't be afraid of barking dogs.
Hokkaido'da hava her zaman soğuk değildir.It is not always cold in Hokkaido.
Sıcak havadan rahatsız olmam.I don't mind hot weather.
Ben beyzbol, tenis ve futbol gibi açık hava sporlarını severim.I like outdoor sports, such as baseball, tennis and soccer.
Hava orada gerçekten çok sıcak.It's really hot there.
Bu havadan nefret etmiyor musun?Don't you just hate this weather?
Her gün halka açık yüzme havuzuna giderim.I go to the city pool every day.
Her yıl hava gittikçe sıcaklaşıyor gibi görünüyor.It seems that it is getting warmer and warmer every year.
Sis uçakların havalanmasına mâni oldu.The fog prevented the planes from taking off.
Yarın havanın iyi olacağını umuyorum.I hope the weather will be fine tomorrow.
Yarın hava iyi olursa pikniğe gideriz.We will go on a picnic if it is fine tomorrow.
Hava yarın muhtemelen iyi olabilir.It may possibly be fine tomorrow.
Hava yarın daha da iyileşmek zorunda.The weather is bound to get better tomorrow.
Havanın yarın nasıl olacağını tahmin etmek zor.It's hard to predict what the weather will be like tomorrow.
Havanın yarın nasıl olacağını merak ediyorum.I wonder what the weather will be tomorrow.
Yarın akşam 7.00'de Haneda Havaalanına geleceğim.I'll arrive at Haneda Airport tomorrow evening at 7.
Yarın havanın nasıl olacağı hakkında hiçbir fikrim yok.I have no idea what the weather will be like tomorrow.
Yarın için hava durumu nasıl?What's the weather forecast for tomorrow?
Yarınki hava güneşli ve nadiren yağışlı olmalı.Tomorrow's weather should be sunny with occasional rain.
Yarın için hava durumu iyi değil.The weather outlook for tomorrow is not good.
Yarın için planlarımız havaya bağlı.Our plans for tomorrow depend on the weather.
Yarın güzel hava olacak mı?Will it be fine weather tomorrow?
Havanın yarın açıp açmayacağını merak ediyorum.I wonder if it will clear up tomorrow.
Yarın hava güzel olacak mı?Will it be fine tomorrow?
Yarın hava açarsa iyi olur.When it clears up tomorrow it is good.
İnşallah yarın hava iyi olur.I hope that it is fine tomorrow.
Yarın hava iyi olmalı.It ought to be fine tomorrow.
Yarın hava muhtemelen güzel olacak.It is likely to be fine tomorrow.
Yarın hava bulutlu olacak.It will be cloudy tomorrow.
Hava yarın da güzel olacak.It will be fine tomorrow, too.
Yarın hava iyi olursa, pikniğe gideriz.If it is fine tomorrow, we'll go on a picnic.
Yarın havanın iyi olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know if it will be fine tomorrow.
Yarın hava güzel olursa dağa tırmanacağız.We'll climb the mountain if it is fine tomorrow.
Yarın hava güzel olursa arkadaşlarımla denize açılacağım.If it is fine tomorrow, I will go sailing with my friends.
Yarın hava güzel olursa yürüyüşe gideceğim.I will go for a walk if it is nice tomorrow.