Ana içeriğe geç
Sözlük

hav ile cümle

hav kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben soğuk havaya alışkınım.I am accustomed to cold weather.
Ben soğuk havaya alışığım.I am accustomed to cold weather.
Soğuk havadan kolaylıkla etkilenirim.I am easily affected by cold weather.
Hava ısınıncaya kadar İngiltere'ye olan ziyaretimi erteleyeceğim.I'll put off my visit to England till the weather is warmer.
Tatil için birkaç haftalığına Havai'ye gittim.I went to Hawaii on vacation for a couple of weeks.
Havaalanında şans eseri ona rastladım.I chanced to meet him at the airport.
Hava alanında bir arkadaşımla karşılaştım.I met a friend of mine at the airport.
Benim bir havaalanı resmim var.I have a picture of an airport.
Annemi uğurlamak için havaalanına gittim.I went to the airport to see my mother off.
Köpeğe bir kemik verdim, havlaması durdu.I gave the dog a bone, stopping its barking.
Hava nasıl olursa olsun, köpeğimi yürüyüşe götürürüm.I take my dog for a walk, rain or shine.
Şimdi havaalanındayım.I'm at the airport now.
Bu sabah Narita havaalanına vardım.I arrived at Narita Airport this morning.
Dün havalanında eski bir arkadaşımla karşılaştım.Yesterday I ran across an old friend of mine at the airport.
Dün havalanında tesadüfen onunla karşılaştım.I met him by accident at the airport yesterday.
Bence çocukların bu havuzda yüzmeleri tehlikeli.I think it dangerous for children to swim in this lake.
Ağır bagajı havaalanına çektim.I dragged the heavy baggage to the airport.
Onunla Narita havaalanında buluşabileceğim günü bekliyorum.I long for the day when I can meet him at Narita Airport.
Hava nasıl olursa olsun gideceğim.I will go regardless of the weather.
Sıcak hava balonuna bindim.I rode in a hot air balloon.
Onları uğurlamak için havalanına gittim.I went to the airport to see them off.
Onu yolcu etmek için havalanına gittim.I went to the airport to see him off.
Onu karşılamak için havaalanına gittim.I went to the airport to meet him.
Hava yolu ile seyahat etmeyi tercih ediyorum.I prefer to travel by air.
Ben hava yoluyla seyahat etmeyi sevmiyorum.I don't like traveling by air.
Arkadaşımı uğurlamak için havaalanına gittim.I went to the airport to see my friend off.
Arkadaşımı uğurlamak için Kennedy havaalanına gittim.I went to Kennedy Airport to see my friend off.
Soluduğumuz hava, oksijen ve azottan oluşur.The air we breathe consists of oxygen and nitrogen.
Gezimiz havaya bağlı.Our trip is dependent on the weather.
Trenimiz hava karardıktan sonra Roma'ya ulaştı.Our train reached Rome after dark.
Dinamitle büyük bir kayayı havaya uçurduk.We blew up a huge rock with dynamite.
Havasız ve susuz yaşayamayız.We cannot live without air and water.
Biz havaalanına doğru koştuk ama uçağı kaçırdık.We hurried to the airport, but we missed the plane.
Yoğun ısı nedeniyle açık havada oynayamadık.We couldn't play outdoors because of the intense heat.
Açık havada iyi zaman geçirdik.We had a good time in the open air.
Biz her gün hava durumu bültenini alabiliriz.We can get a weather bulletin every day.
Bizim açık havada bir partimiz vardı.We had a party in the open.
Dondurucu hava nedeniyle maç iptal edilmek zorunda kaldı.The match had to be called off because of the freezing weather.
Havaalanına giden bir sonraki tren platform 2'den kalkıyor.The next train to the airport departs from platform 2.
Havalanı otobüsü ne zaman kalkar?What time does the airport bus leave?
Otomobiller sokakları doldurmadan önce şehrin havası temizdi.Before automobiles filled out streets, city air used to be clean.
Gerçek şu ki, biz hava olmadan yaşayamayız.The truth is that we can't live without air.
Araba havalimanına giderken bozuldu.The car broke down on the way to the airport.
Sonbahar havası değişkendir.Autumn weather is changeable.
Yoğun trafiğe rağmen havaalanına zamanında varmayı başardım.In spite of the heavy traffic, I managed to get to the airport in time.
Bahar gelince hava ısınır.When spring comes, it gets warm.
Bahar sıcak hava ve güzel çiçekler getiriyor.Spring brings warm weather and beautiful flowers.
Havada bahar hissediyorum.I feel spring in the air.
Onunla ilk tanıştığımda onun hava attığını düşündüm.When I first met him, I thought he was putting on airs.
Süt sıcak havada çabuk bozulur.Milk goes bad quickly in hot weather.
Uzun bir sıcak hava dönemi geçirdik.We have had a long spell of hot weather.
Bir bardak soğuk su sıcak havada çok ferahlatıcıdır.A glass of cold water is very refreshing in hot weather.
Su sıcak havada daha hızlı buharlaşır.In hot weather, water evaporates more quickly.
Hava sıcak olmadan dışarı çıkalım.Let's go out before it gets hot.
Biz tırmanırken, hava soğudu.As we went up, the air grew colder.
Hava korsanların taleplerini karşılayamıyoruz.We cannot meet the demands of the hijackers.
Sıcak ve nemli hava bizi tembelleştirir.Hot and humid weather makes us lazy.
Yiyecek sıcak havada çabuk bozulur.Food decays quickly in hot weather.
Yeni yasanın %60 oranında hava kirliliğini azaltacağı düşünülüyor.A new law is expected to cut air pollution by 60%.
Canım biraz temiz hava almak istiyor.I feel like getting some fresh air.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod