Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Моя мама работала на ферме и на линии сборки автомобилей — по шесть дней в неделю в две смены.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.אימי עבדה בחוות, ואחר בקו ייצור מכוניות, שישה ימים בשבוע במשמרות כפולות.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.عملت أمي في الحقول وثم على خط تجميع السيارات تعمل ستة ايام وبدوامين
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.それから車の組み立てラインで 週に六日の二交代勤務で働きました 母は英語を勉強する時間を作り出し
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.Kristelefon för arabisktalande: 040 195 8202.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.Ligne de crise en langue arabe : 040 195 8202.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.Teléfono de crisis en árabe: 040 195 8202.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.Номер кризисной помощи на арабском языке: 040 195 8202.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.رقم هاتف الأزمات باللغة العربية: 040 195 8202.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 040 195 8202.阿拉伯语危机电话:040 195 8202.您也可讲英语。
Arapça hizmet veren kriz hattı: 09 2525 0113.Arabiankielinen kriisipuhelin: 09 2525 0113.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 09 2525 0113.Kristelefon för arabisktalande: 09 2525 0113.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 09 2525 0113.Ligne de crise en langue arabe : 09 2525 0113.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 09 2525 0113.Teléfono de crisis en árabe: 09 2525 0113.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 09 2525 0113.Номер кризисной помощи на арабском языке: 09 2525 0113.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 09 2525 0113.رقم هاتف الأزمات باللغة العربية: 09 2525 0113.
Arapça hizmet veren kriz hattı: 09 2525 0113.阿拉伯语危机电话:09 2525 0113您也可讲英语。
Avrupa'nın enerji kaynaklarının yüzde 20'sini sağlayan boru hattı haline geldi.유럽 에너지 사용량의 20%가 공급됩니다.
Avrupa'nın enerji kaynaklarının yüzde 20'sini sağlayan boru hattı haline geldi.Európa energiaellátásának 20 százalékának a csatornája lett.
Avrupa'nın enerji kaynaklarının yüzde 20'sini sağlayan boru hattı haline geldi.הפך למוליך של 20 אחוז מאספקת האנרגיה של אירופה.
Avrupa'nın enerji kaynaklarının yüzde 20'sini sağlayan boru hattı haline geldi.أصبحت الداعم ل 20 في المائة لتزويد أوروبا بالطاقة .
Avrupa'nın enerji kaynaklarının yüzde 20'sini sağlayan boru hattı haline geldi.支える通路となりました では トルコはEUのメンバーになる必要があるのでしょうか
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.A to byl ten den, kdy jsme se rozhodli, že je třeba zřídit krizovou linku využívající textovek.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.A v ten deň sme sa rozhodli, že musíme zriadiť krízovú SMS linku.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Az volt az a nap, mikor úgy döntöttünk, hogy létre kell hoznunk egy SMS-alapú krízisvonalat.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Dan juga itu adalah hari dimana kita memutuskan kita perlu membangun SMS hotline krisis.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Die dag beslisten we dat we een sms-crisislijn moesten opzetten.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Đó chính là ngày chúng tôi quyết định một đường dây nóng bằng tin nhắn là rất cần thiết.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Ed è stato quel giorno che abbiamo deciso che avevamo bisogno di creare un linea di crisi telefonica via sms.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Ese fue el día que decidimos que teníamos que crear una línea de asistencia de SMS para crisis.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Et c'est donc ce jour que nous avons décidé que nous devions monter une hotline de crise SMS.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Foi nesse dia que decidimos que tínhamos de criar uma linha de apoio por SMS.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.În acea zi am hotărât să facem o linie de asistenţă cu mesaje.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.그래서 우리는 그날 당장 긴급 텍스트 핫라인을 열기로 결정했죠.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Takrat smo se odločili, da moramo ustvariti SMS linijo za ljudi v stiski.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Tego właśnie dnia zdecydowaliśmy, że musimy stworzyć kryzysową linię SMS-ową.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Und an diesem Tag beschlossen wir, dass wir eine Krisen-SMS-Hotline einrichten mussten.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.И в този ден решихме, че трябва да създадем гореща линия за спешни съобщения.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Именно тогда мы решили: мы должны создать горячую линию сообщений.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.Того дня ми вирішили відкрити гарячу SMS-лінію довіри.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.אז זה היה היום שהחלטנו שאנחנו צריכים לבנות מענה טקסטואלי למשברים.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.كان ذلك اليوم هو الذي قررنا فيه أنّنا بحاجة لإنشاء خط ساخن لرسائل الأزمات.
Aynı zaman o gün bizim bir acil yardım mesaj hattı kurmaya karar verdiğimiz gündü.始める事を決意しました 放っておけませんよ
Bahsettiğim gibi iki tür savunma hattı ve bunlarla birlikte bir alt sınıflandırma mevcut.Ahogy említettem két vonala van a védelemnek és még ezeket is lehet tovább osztályozni.
Bahsettiğim gibi iki tür savunma hattı ve bunlarla birlikte bir alt sınıflandırma mevcut.Ik noemde zojuist al twee verdedigingslinies ... ..en die twee kennen weer een verdere ... onderverdeling.
Bahsettiğim gibi iki tür savunma hattı ve bunlarla birlikte bir alt sınıflandırma mevcut.Já mencionei que existem duas linhas de defesa e dentro dessas ainda existem subclassificações.
Bahsettiğim gibi iki tür savunma hattı ve bunlarla birlikte bir alt sınıflandırma mevcut.먼저 방금 말햇던 것 처럼, 두 종류의 방어체계를 이루고있는데, 그 두 방어선은 각각 분류가 되잇어요.
Bahsettiğim gibi iki tür savunma hattı ve bunlarla birlikte bir alt sınıflandırma mevcut.Wspomniałem już że są dwie linie obrony i nawet wewnątrz tych są jeszcze podgrupy.
Bahsettiğim gibi iki tür savunma hattı ve bunlarla birlikte bir alt sınıflandırma mevcut.Zmínil jsem tedy, že jsou jaksi dvě obranné linie a i tyto mají své podtřídy.
Bahsettiğim gibi iki tür savunma hattı ve bunlarla birlikte bir alt sınıflandırma mevcut.Отже, я вже згадував, що існує дві лінії захисту, кожна зі своєю підкласифікацією.
Bahsettiğim gibi iki tür savunma hattı ve bunlarla birlikte bir alt sınıflandırma mevcut.ככלל יש כשני קווי הגנה, ובאלה יש גם כמה תת קבוצות.
Bahsettiğim gibi iki tür savunma hattı ve bunlarla birlikte bir alt sınıflandırma mevcut.لقد ذكرت الآن أن هناك نوعاً ما خطين دفاعيين ، و حتى ضمنهما هناك نوعاً ما تصنيفات فرعية
Başkan o boru hattına nasıl "Hayır" dedi?Kanada. Wie sagte der Präsident der Welt nicht zu dieser Pipeline?
Bazen, kanlari alindiktan sonra, kiyim için üretim hattina giderlerken bile hala canli oluyorlar.Ibland lever de fortfarande även efter de blivit avblodade, och är på god väg längs linan för att slaktas.
Bazen, kanlari alindiktan sonra, kiyim için üretim hattina giderlerken bile hala canli oluyorlar.Uneori inca mai sunt in viata chiar si dupa ce au sangerat, si raman asa pana cand vor fi transate.
Bazen, kanlari alindiktan sonra, kiyim için üretim hattina giderlerken bile hala canli oluyorlar.,פעמים רבות החיות עדיין בחיים ,אפילו לאחר שדיממו ועדיין חשות, כל הדרך מטה .אל פס הייצור לשחיטה
Bazen, kanları alındıktan sonra, kıyım için üretim hattına giderlerken bile hâlâ canlı oluyorlar.A veces, ellos siguen vivos luego del desangramiento, estando en camino a la desmembración.
Bazen, kanları alındıktan sonra, kıyım için üretim hattına giderlerken bile hâlâ canlı oluyorlar.Czasami zwierzęta są wciąż żywe nawet po wykrwawieniu będąc w pełni świadome na całej linii produkcyjnej
Bazen, kanları alındıktan sonra, kıyım için üretim hattına giderlerken bile hâlâ canlı oluyorlar.Ibland lever de fortfarande även efter de blivit avblodade, och är på god väg längs linan för att slaktas.
Bazen, kanları alındıktan sonra, kıyım için üretim hattına giderlerken bile hâlâ canlı oluyorlar.Někdy jsou naživu i po vykrvení a nabydou vědomí ještě při přesunu na čtvrtící linku.