Ama metafaz sırasında mayoz I hattı.Ma si allineano nella meiosi I durante la metafase.
Ama metafaz sırasında mayoz I hattı.Pero alinean en meiosis I durante la metafase.
Ama metafaz sırasında mayoz I hattı. Ve biz hangi yolu hattı bilmiyorum.Podczas metafazy chromatydy ustawiają się, nie wiemy w jaki sposób się ustawią.
Ama metafaz sırasında mayoz I hattı.لكن هذا اصطف فى الانقسام الميوزى اثناء الطور التالى فى انقسام الخلية
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Aber verstehen Sie mich nicht falsch, Religion ist durchaus eine Art Spannungslinie,
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Ale bez wątpienia religia jest swego rodzaju nośnikiem rozdźwięku,
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Dar să fim bine înțeleși, religia e un fel de linie de falie,
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,De valóban ne hagyjuk figyelmen kívül, hogy a vallások valamiféle törésvonalat képviselnek,
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,그러니 실수하지 마세요, 종교는 단지 핑계일 뿐이죠.
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Maar vergis je niet, religie is een soort breuklijn
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Mais ne vous y trompez pas, la religion est une sorte de faille,
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Ma non bisogna sbagliarsi, la religione è una specie di confine,
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Pero no nos equivoquemos: la religión es una discrepancia
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Μην απατάστε όμως, η θρησκεία είναι ένα είδος αδύναμου ενδιάμεσου παράγοντα,
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Но не надо обольщаться - религия является своего рода водоразделом.
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,Но не се заблуждавайте - религията е нещо като критична зона
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,אך אל תטעו, הדת היא מעין קו שבר,
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,ولكن لا نخطئ، الدين هو أحد المفاهيم الكبيرة
Ama onun hakkında yanılgıya düşmeyin, din bir tür fay hattıdır,ある地域内で争いの根が深くなると 宗教は巻き込まれて
Ama tıpkı Majino Hattı gibi,Ale stejně jako Maginotova linie,
Ama tıpkı Majino Hattı gibi,Ale tak jak w przypadku Linii Maginota,
Ama tıpkı Majino Hattı gibi, Çin'in Sanal Seddi de bu seferki olayda yanlış tarafa bakıyordu.Ám mint ahogyan a Maginot vonal, a Kínai Nagy Tűzfal is rossz irányból közelíti ezt a kihívást.
Ama tıpkı Majino Hattı gibi, Çin'in Sanal Seddi de bu seferki olayda yanlış tarafa bakıyordu.Dar, ca linia Maginot marele firewall al Chinei era intr-o directie gresita pentru incercarea asta.
Ama tıpkı Majino Hattı gibi, Çin'in Sanal Seddi de bu seferki olayda yanlış tarafa bakıyordu.Maar zoals bij de Maginotlinie... stond de Grote Chinese Firewall verkeerd om... voor deze uitdaging.
Ama tıpkı Majino Hattı gibi, Çin'in Sanal Seddi de bu seferki olayda yanlış tarafa bakıyordu.Αλλά όπως η Γραμμή Μαζινό, το Μέγα Firewall της Κίνας ήταν λάθος προσανατολισμένο γι' αυτήν την πρόκληση.
Ama tıpkı Majino Hattı gibi,인터넷 만리장성 역시 잘못된 방향을 보고 있었습니다...
Ama tıpkı Majino Hattı gibi,Mais comme la Ligne Maginot,
Ama tıpkı Majino Hattı gibi,Namun seperti Garis Maginot,
Ama tıpkı Majino Hattı gibi,אבל בדומה לקו מאז'ינו,
Ama tıpkı Majino Hattı gibi,الجدار الناري العظيم للصين كان موجهاً للإتجاه الخاطئ
Ama tıpkı Majino Hattı gibi,この「万里のファイアウォール」は
Ama yine de hattın diğer ucunda bir "insan" var.Aber es ist ein Mensch am anderen Ende der Leitung.
Ama yine de hattın diğer ucunda bir "insan" var.Dar este o persoana pe linie. Si care ma scoate din incurcatura cu atat de multe
Ama yine de hattın diğer ucunda bir "insan" var.하지만 사용자들이 항상 이렇게 간단한 용건만 있는 것은 아니죠.
Ama yine de hattın diğer ucunda bir "insan" var.Maar het is een mens aan de lijn. Het heeft me gered uit zoveel
Ama yine de hattın diğer ucunda bir "insan" var.Ma c'e' un essere umano dall'atra parte.
Ama yine de hattın diğer ucunda bir "insan" var.Mais, il y a bien quelqu'un au bout du fil.
Ama yine de hattın diğer ucunda bir "insan" var.Pero hay un ser humano en la línea.
Ama yine de hattın diğer ucunda bir "insan" var.Но има човек на линията. Много пъти ме е спасявал от трудни ситуации:
Ama yine de hattın diğer ucunda bir "insan" var.Но на том конце провода человек.
Ama yine de hattın diğer ucunda bir "insan" var.אבל זה בנאדם על הקו, וזה חילץ אותי מכלכך הרבה
Ama yine de hattın diğer ucunda bir "insan" var.لكن انه انسان على الخط,وقد استطاعوا فهمي مرارا
Ama yine de hattın diğer ucunda bir "insan" var.難しい問いから開放してくれます
Ana ray hattı ve Martinlaakso ray hattı arasında birçok tren istasyonu bulunmaktadır.Längs stambanan och Mårtensdals bana finns flera tågstationer.
Ana ray hattı ve Martinlaakso ray hattı arasında birçok tren istasyonu bulunmaktadır.Le long du chemin de fer principal et du chemin de fer de Martinlaakso, il y a plusieurs gares ferroviaires.
Ana ray hattı ve Martinlaakso ray hattı arasında birçok tren istasyonu bulunmaktadır.Pääradan ja Martinlaakson radan varrella on useita juna-asemia.
Ana ray hattı ve Martinlaakso ray hattı arasında birçok tren istasyonu bulunmaktadır.Вдоль главной железнодорожной трассы и вдоль трассы Мартинлааксо имеется множество железнодорожных станций.
Ana ray hattı ve Martinlaakso ray hattı arasında birçok tren istasyonu bulunmaktadır.على جوار الخط الرئيسي وخط مارتينلاكسو (Martinlaakso) توجد العديد من محطات القطار.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.제 어머니는 농장에서 일하다가 나중엔 자동차 조립 공장에서 2교대로 일주일에 6일을 일했습니다.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Édesanyám farmokon dolgozott, azután szalagon, egy autóösszeszerelő gyárban, heti hat napot, dupla műszakban.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Ibu saya bekerja di lahan pertanian lalu di tempat perakitan mobil, bekerja 6 hari, jam kerja ganda.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Mama mea a lucrat în ferme, apoi într-o uzină de maşini, lucra şase zile, ture duble.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Mama pracowała na farmach, potem na linii montażowej samochodów, sześć dni, na dwie zmiany.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Má matka pracovala na farmách, potom na automobilové montážní lince, šest dní v týdnu, dvojité směny.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Ma mère a travaillé dans les fermes, puis sur une chaîne de montage automobile, six jours, deux roulements.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Mẹ tôi làm việc trong trang trại, rồi trong dây chuyền sản xuất ô tô, làm việc tuần sáu ngày, hai ca.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Mijn moeder werkte op boerderijen, toen in een autofabriek, zes dagen lang, dubbele diensten.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Mi madre trabajó en granjas, luego en una línea de montaje de autos, trabajando 6 días, doble turno.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Moja mati je delala na kmetijah, nato na tekočem traku tovarne avtomobilov, delala je 6 dni v dveh izmenah.
Annem çiftliklerde çalıştı, sonra da altı gün, çift vardiyalı araba montaj hattında.Майка ми работеше във фермите, след това в поточна линия за автомобили, 6 дни в седмицата, двойни смени.