Hatalarından ders almalısın.You must learn from mistakes.
Hatalarına rağmen onu gittikçe daha çok seviyorum.I love him all the more for his faults.
Ben onun hatalarına rağmen onu seviyorum.I love him despite his faults.
Tüm hatalarına rağmen, herkes onu seviyor.Despite all his faults, everybody likes him.
Tüm hatalarına rağmen o popülerdir.Despite all his faults he is popular.
Tüm hatalarına rağmen, o iyi bir adam.For all his faults, he is a good fellow.
Akıllı bir kişi hatalarından faydalanır.A wise person profits by his mistakes.
Akıllı bir adam hatalarından yararlanır.A wise man profits from his mistakes.
Bazı baskı hataları var fakat her şeyi hesaba katarsak iyi bir kitap.There are some misprints, but all in all, it's a good book.
O aynı hataları yapmaya devam ediyor.She keeps on making the same mistakes.
O aynı hataları yapıp duruyor.She keeps on making the same mistakes.
İş hataları bu yıl yüzde on'a düştü.Business failures are down 10% this year.
En zeki öğrenciler bile aptalca hatalar yapabilir.Even the cleverest students can make silly mistakes.
Karımın hataları var. Yine de, ben onu seviyorum.My wife has faults. None the less, I love her.
Mektubumu okur musun ve varsa hataları düzeltir misin?Would you read my letter and correct the mistakes, if any?
Biz sık sık hatalar yaparız.We often make mistakes.
Biz bazen hatalar yaparız.We sometimes make mistakes.
Hepimiz hatalar yaparız.We all make mistakes.
Biz hatalar yapmak eğilimindeyiz.We are apt to make mistakes.
Zaman zaman hatalar yapmak zorundayız.We are bound to make mistakes from time to time.
Denememi okur musun, eğer varsa hataları düzeltir misin?Will you read my essay and correct the mistakes, if any?
Geçen defa yaptığım aynı hataları yaptım.I've made the same mistakes as I made last time.
Mary'ye kompozisyonumdaki hataları düzelttirdim.I got Mary to correct the errors in my composition.
Erkek kardeşime kompozisyonumdaki hataları düzelttirdim.I had my brother correct the errors in my composition.
Çeviride bazı küçük hatalar yapmış olabilirim.I may have made some minor mistakes in translation.
Hataları konusunda onu ikna edemedik.We couldn't convince him of his mistakes.
Kişi kendi hatalarını unutmaya yatkındır.One is apt to forget his own faults.
Çok az sayıda insan hatalarını kabul eder.Few people will admit their faults.
Hatalar yapmaktan korkma.Don't be scared of making mistakes.
Akıllı insanlar başkalarının hatalarıyla kendi hatalarını düzeltirler.By other's faults wise men correct their own.
İnsanlar genellikle kendi hataları fark etmezler.People often don't notice their own faults.
Biri kendi hatalarından öğrenir.One learns from one's own mistakes.
Öğretmen öğrencilerinin hatalarını gösterdi.The teacher pointed out the pupil's mistakes.
Öğretmen öğrenciler tarafından yapılan gramatik hataları gösterdi.The teacher pointed out the grammatical errors made by the students.
Hataları için başkasını suçlama.Don't blame another for his faults.
Başkalarının hatalarından öğrenin.Learn from others' mistakes.
Başka insanların hatalarını işaret etmekte belli bir zevk var.There is a certain pleasure in pointing out other people's errors.
Birçok genç erkek, aynı hataları işleme eğilimindedir.Many young men tend to commit the same errors.
Herkes arada bir hatalar yapar.Everybody makes mistakes once in a while.
Herkesin bazı hataları vardır.Everybody has some faults.
Herkesin hataları vardır.Everyone has faults.
Ölümcül hatalar dikkatsizlikten ortaya çıkar.Fatal errors arise from carelessness.
Hatalarına bir daha asla göz yummayacağım.I'll never overlook your mistakes again.
Onun hataları vardı, ama buna rağmen onu sevdim.He had faults, but despite that I loved him.
Ben onun hatalarına rağmen, ona hayranım.I admire him, in spite of his faults.
Hatalarına rağmen onu daha çok seviyorum.I like him the better for his faults.
Birçok hatalarına rağmen onu sevmekten kendimi alamıyorum.I cannot help liking him in spite of his many faults.
Onun bazı hataları var ama buna rağmen ben onu seviyorum.He has some faults, but I like him none the less.
Sam, yaptığı tüm hatalarına rağmen hâlâ çok sevimli bir kişidir.For all his faults, Sam is still a very likable person.
İnsanlar onun hatalarına rağmen onu daha da çok sevdiler.People liked him all the better for his faults.
O her zaman başkalarının hatalarını buluyor.He is always finding fault with others.
O her zaman diğer insanların hatalarını bulmak için hazırdır.He is always ready to find fault with other people.
Fransızcayı arada hatalar yapmadan konuşamıyor.He cannot speak French without making a few mistakes.
Hatalarını henüz fark etmedi.He has not realized his mistakes yet.
O, hatalarını kolayca kabul edecek bir adam değildir.He is not a man to admit his mistakes easily.
O bir hatalar kitlesi.He is a mass of faults.
O kompozisyonunda birçok dil bilgisi hataları yaptı.He made many grammatical mistakes in his composition.
Canımı sıkmak için hataları kasıtlı olarak yaptı.He made mistakes on purpose to annoy me.
O, hatalarını kabul etti.He acknowledged his faults.
Kendi hatalarının bilincinde değil.He is not conscious of his own faults.