Ana içeriğe geç
Sözlük

hatalar ile cümle

hatalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Artık hataları yakalamak için başkalarına ihtiyaç olmayacaktır.Ingen annan har funnits skyldig till brotten.
Bütün olası tetikleyici hatalarını bulmada iyi değildir.Förstår du inte att dina brottsliga planer är uppenbara?
Diğer problemler arasında da sunucuların yanlış yapılandırması, kullanıcı hataları gelmektedir.Hur många eller få fel som användarna gör.
Dilbilgisi ve yazım yanlışları düzeltilebilir ama mantık hataları düzeltilemez.Man kan råka skriva fel bokstav och kan inte korrigera sig.
Çünkü hepimiz hatalar yapıyoruz.Ми всі робимо помилки.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Виявлення і виправлення помилок
Oluşan hataların anında fark edilmesi.Проводяться відразу ж після виявлення несправностей.
Artık hataları yakalamak için başkalarına ihtiyaç olmayacaktır.Ніхто не може виправити свої помилки.
7,000 hastanelerdeki ilaç hataları sonucu.Щорічно в лікарні виконується близько 7 тисяч операцій.
Artık hakem hatalarıyla yaşamak zorundayız.При цьому, за неправильними діями слідує покарання.
Aynı şekilde, insan hatalar yapacak ki, tekâmül yolunda görgü ve deneyimini artırabilsin.Саме тоді можна зрозуміти помилки, які робиш, і придбати потрібний досвід.
Sözdizimi vurgulama ayrıca programcılara, programlarındaki hataları bulmalarında yardımcı olur.Ця особливість допомагає програмістам виявляти помилки у програмах.
Yazar kitapta bulunan hatalar için de ödül vermektedir.Правознавці також покладаються на постанови, наведені в книзі.
Eşlik tek-bitlik hataları bulmayı sağlar.Біт парності сприяє скороченню помилок.
Ama Hamming (7,4) bir ve iki bitlik hataları birbirinden ayıramaz.Однак Гемінг(7,4) і подібні коди Гемінга не можуть розрізняти одно- і дво-бітові помилки.
Bu basımda bazı çeviri hataları da bulunmaktadır.Також у цьому перекладі місцями скорочено текст.
1 bitlik hatalar düzeltilebilir.Можливі помилки у визначенні.
Hatalar yapmayın!Не робіть помилок!
Ben nadiren hatalar yaparım.Я рідко помиляюся.
Sözdizimi vurgulama ayrıca programcılara, programlarındaki hataları bulmalarında yardımcı olur.Zvýrazňování syntaxe také pomáhá programátorům nalézt chyby ve svém programu.
SLIP üst katman protokollerine dayanan hatalar için tespit hizmeti vermez.SLIP neposkytuje detekci chyb, kterou musí zajistit protokol protokol vyšší vrstvy.
ICMP mesajlarındaki hataları raporlamak için ICMP kullanılmaz.ICMP chybová zpráva nesmí být nikdy odeslána jako odpověď na jinou ICMP chybovou zprávu.
Buna rağmen hala hataları bulunuyordu.Přesto měl mnohé nedostatky.
Hataların düzeltilmesi uç noktalardaki protokollere bırakılmıştır.Oprava chyb přenosu je přenechána na aplikačních protokolech vyšších vrstev.
Bu iki şekildeki yargılama da kaynak izleme hatalarına meyillidir.Oba způsoby čtení byly náchylné k chybám.
Filmin çekimlerinde de bazı hatalar yapılmıştır.Ve filmu se objevuje mnoho dobových chyb.
Hata bulma ve düzeltme oluşabilecek hataların beklentisine dayanır.Díky němu lze rovněž rozpoznat a opravit chyby při čtení.
Bina ya proje hatalarından ya da maliyetinin yüksekliğinden dolayı bitirilemedi.Stavba školy se ale nakonec neuskutečnila, kvůli obavám z vysokých nákladů potřebných na ni.
Mantık hataları genellikle cümlede sözcük sıralamasından kaynaklanan hatalardır.Přirozené důsledky logicky vyplývají z provinění.
Bu amacına kendi hatalarından öğrenerek ve kendisi üzerinde deneyler yaparak ulaşmaya çalıştı.A încercat să obțină aceasta prin învățarea din propriile greșeli și experimentând pe el însuși.
Wozniak artık tüm zamanını Apple I'in hatalarını düzeltmeye ve yeni işlevler eklemeye verebilmekteydi.Wozniak se putea concentra acum pe repararea deficiențelor lui Apple I și pe adăugarea de noi functionalități.
Kimlik doğrulamasından kim yararlanır/kimlik doğrulama hataları nedeniyle dezavantajlı olan kimdir?(Cui să-mi mărturisesc păcatele?)
İlk birkaç hafta içindeki Sovyet savunmasındaki taktik hatalar bir felakete neden oldu.Erorile tactice inițiale ale sovieticilor s-au dovedit catastrofale în primele săptămâni ale atacului german.
Hata bulma ve düzeltme oluşabilecek hataların beklentisine dayanır.Detectare și corectarea erorilor depinde de o estimare a tipurilor de erori care apar.
Fakat kız kardeşimizin de hataları var."La fel e și în familia surorii mele.”
Hata ayıklayıcı, başka programların hatalarını ayıran programdır.Un utilitar uninstaller este un program care dezinstalează alte programe.
Regression testing, bir yazılımdaki hataları ortaya çıkarmak amacıyla kullanılan bir test yöntemi.Corectura este o lectură făcută în scopul de a detecta erori tipografice.
Oyundaki bazı hatalar da giderilmiştir.Sunt câteva urmări datorate jocului.
Tıbbi hataların sınıflandırmak için birçok taksonomi vardır..Există multe sisteme de clasificare taxonomică a speciilor de grâu.
Sonra bütün 1,2,3 bitlik hatalar bulunabilir.Aceasta însă avea 1.905 rezolvări posibile diferite.
Bütün olası tetikleyici hatalarını bulmada iyi değildir.Ca teorie, însă, prezintă toate erorile posibile.
Bu süre içinde, verilerin istatistiksel hataları ihmal edilebilir çünkü sistematik hatalar hakim olacaktır.Această procedură neglijează erorile sistematice, cu toate acestea.
Mavi Ekran hataları Windows durma hataları olarak da bilinir.Ecranele Albastre sunt cunoscute ca "Stop errors" în documentația Windows Resource Kit.
Bu ilk hatayı yaptıktan sonra diğer hataları yapmaya zorlandı.Deși a fost respectat pe vremea sa, el a avut mai multe erori.
Bu yapılan hataların tamir edilmesini engeller.Corecția erorii nu este posibilă.
Bu sitede geniş içerikli olarak eklentiler ve hataların çözümleri yer almaktadır.Rezultatele monitorizării sînt publicate sub forma unor liste de greșeli și recomandări.
Filmin çekimlerinde de bazı hatalar yapılmıştır.În timpul filmărilor au existat și o serie de încurcături.
Hatalarına rağmen onu seviyorum.În ciuda greșelilor lui, îl iubesc.
Hatalarına rağmen onu seviyorum.În ciuda greșelilor ei, o iubesc.
İngilizce konuşurken hatalar yapmaktan korkma.Nu-ți fie teamă să faci greșeli atunci când vorbești engleza.
Acele etmek hataların yapılmasına yol açar.Graba deschide drumul către facerea greșelilor.
Yapılan hatalar vardı.Existau greșeli care au fost făcute.
Kendi hatalarından öğrenmelisin.Trebuie să înveți din propriile greșeli.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Események vagy hibák továbbküldése.
CAS sürati bu hataların giderilmiş halidir.Stark eltökélt, hogy helyrehozza múltbeli hibáit.
Çünkü hepimiz hatalar yapıyoruz.Valamennyien tévedtek.
Bu sürümde birçok hatalar ve özellikler oldu.Sírján sok és különböző csoda történt.
Ayrıca bazı görünüm hataları giderildi.Nézzünk pár tipikus hibát.
Bu hataların giderilmesi maliyeti yükseltir.Ezzel a javítás költsége megnő.
Bilgisayardaki hataları gidermeye yardımcı olur.Gátolja az adatbeviteli hibákat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod