hat ile cümle

hat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O her zaman insanların hatasını yakalar.He always tries to trip people up.
O her zaman öğretmenin hatasını buluyor.He is always finding fault with his teacher.
O her zaman başkalarının hatalarını buluyor.He is always finding fault with others.
O her zaman diğer insanların hatalarını bulmak için hazırdır.He is always ready to find fault with other people.
O aynı hatayı yapmaya devam ediyor.He keeps making the same mistake.
O aynı hatayı yapıp duruyor.He keeps making the same mistake.
Durmadan aynı hatayı yapıyor.He keeps making the same mistake.
Hatasını kabul etmeye niyeti yoktu.He was not about to admit his mistake.
O, makinenin ana hatlarını kısaca anlatır.He sketches the outline of the machine.
Bunun kendi hatası olmadığına beni ikna etti.He convinced me that it was not his fault.
O sürekli diğer insanlarla ilgili hata buluyor.He is constantly finding fault with other people.
O tek bir tek hatada cesaret kaybedecek insan değil.He is not man to lose heart at a single failure.
O, benim adresimi hatırlayamadı.He couldn't remember my address.
O, hatasını kabul etmezdi.He would not admit his fault.
O bir hataya karşı kibardır.He is polite to a fault.
O, Bay Black'in arabasını hatırlar.He remembers Mr Black's car.
Fransızcayı arada hatalar yapmadan konuşamıyor.He cannot speak French without making a few mistakes.
Hatalarını henüz fark etmedi.He has not realized his mistakes yet.
Sık sık lise günlerini hatırlıyor.He often looks back on his high school days.
O kasten bir hata yaptı.He made a mistake on purpose.
İngilizce testinde iki hata yaptı.He made two mistakes in the English test.
İngilizceyi asla hatasız konuşamaz.He never speaks English without making mistakes.
Hata yapmadan asla İngilizce konuşamaz.He never speaks English without making mistakes.
Hata yapmadan İngilizce yazamıyor.He cannot write English without making mistakes.
O, hatalı olduğunu gördü.He saw that he was wrong.
O tamamen hatalıydı.He was all wrong.
O, tamamen hatalı.He is entirely in the wrong.
O, hatalarını kolayca kabul edecek bir adam değildir.He is not a man to admit his mistakes easily.
O, bir hata yaptığını anladı.He discovered that he had made a mistake.
O, bir hata yapmaktan suçluydu.He was guilty of making a mistake.
Hata yapmaktan korkuyor.He is afraid of making mistakes.
O bir hata yaptı.He made a mistake.
O, hatalı gibi görünüyor.It seems that he is wrong.
O senin halini hatırını sordu.He asked after you.
O bir hatalar kitlesi.He is a mass of faults.
Sağlığının hatırına sigara içmeyi bıraktı.He quit smoking for the sake of his health.
O, hatasından pişmandır.He regrets his mistake.
Eşine sabah yedide kendisini uyandırmasını hatırlattı.He reminded his wife to wake him up at 7:00 a.m.
Hatta o, karısından daha yaşlıdır.He is even older than his wife.
O kompozisyonunda birçok dil bilgisi hataları yaptı.He made many grammatical mistakes in his composition.
O, hatalı görünüyor.It appears that he is mistaken.
Pasaportumu unutmamamı hatırlattı.He reminded me not to forget my passport.
O, hatamı görmezden geldi.He overlooked my mistake.
O annemin halini hatırını sordu.He asked after my mother.
Canımı sıkmak için hataları kasıtlı olarak yaptı.He made mistakes on purpose to annoy me.
O, hatalarını kabul etti.He acknowledged his faults.
O, hatalı olduğunu itiraf etti.He admitted that he was wrong.
Yaptığı hatayı arpacı kumrusu gibi düşündü.He brooded over the mistake he made.
Yaptığı hatayı kara kara düşündü.He brooded over the mistake he made.
O, hatasının farkındaydı.He was conscious of his mistake.
Kendi hatasının bilincinde değil.He was not conscious of his own mistake.
Hatasının farkında değil gibi görünüyor.He seems to be unaware of his mistake.
Kendi hatasını fark etmedi.He has not realized his own mistake.
Hatasını ayıplamalı.He should reflect on his failure.
Kendi hatası için başkalarını suçladı.He blamed others for his own failure.
O, hatalı olduğunu itiraf etti mi?Did he admit that he was wrong?
O, hatasını kabul etti.He acknowledged his fault.
Kendi hatalarının bilincinde değil.He is not conscious of his own faults.
O ciddi bir hata yaptı.He made a grave mistake.
Oğluna hatırı sayılır bir servet bıraktı.He bequeathed a considerable fortune to his son.

İlgili Sayfalar