hatırlarım ile cümle

hatırlarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kolej günlerimin anılarını hatırlarım.Memories of my college days come to my mind.
Bunu ne zaman görsem onu hatırlarım.Whenever I see this, I remember him.
Bu resmi gördüğümde tatilimizi hatırlarım.When I see this picture, I'm reminded of our holiday.
Ne zaman bu şarkıyı duysam gençliğimi hatırlarım.Whenever I hear that song, I remember my youth.
O şarkıyı duyduğumda, gençlik günlerimi hatırlarım.When I hear that song, I remember my younger days.
Bu fotoğrafa bakarken ailemi hatırlarım.When I look of this photo I remember my family.
Bu resme her bakışımda, babamı hatırlarım.Every time I look at this picture, I think of my father.
O beni hatırlamayabilir ama ben onu hatırlarım.She may not remember me, but I do remember her.
Ben o şarkıyı ne zaman duysam daha genç günlerimi hatırlarım.Whenever I hear that song, I think of my younger days.
O şarkıyı nasıl çalacağımı hâlâ hatırlarım.I still remember how to play that song.
Ben onu bugün gibi hatırlarım.I remember it like today.
Ondan şimdi bahset, onu yaptığımızı elbette hatırlarım.Now that you mention it, I do remember that we did that.
Affetmemezlik yapmam, ama her şeyi hatırlarım.I'm not slow to forgive, but I remember everything.
Dün gibi hatırlarım.I remember it vividly.
Gözlerimi kaparım ve yüzünü hatırlarım.I close my eyes and remember your face.
Ben hep onu hatırlarım.I've always remembered that.
Tanıştığımız günü hatırlarım.I remember the day we met.
Ne arar ne hatırlarım, öyle olsun istiyorsan." sözlerinden oluşur.Whatever you want it to mean, you know ... you decide."
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımWhen I'm photographing them, I cannot help but remember my grandfather's lesson.
Hatırlarım, Avustralya'ya bir yolculuğumda, Tek Ağaç Adası diye bir adaya gittim.I remember I took a trip to Australia, went to an island called One Tree Island.
Hocam, Hsiang size buraya 16 yaşımda mı... geldiğimi sormak ister. evet hala hatırlarım.Master, Hsiang wants to ask you... if I came here when I was 16. Yes. I still remember.
O geceyi hep hatırlarım.I often recall that night
Pennsylvania' daki konuşmada onu duyduğumu hatırlarım.I remember hearing him talk at Penn.
Bunu unutamam, hala hatırlarım.Words I can't forget I still remember.
Gençken bu kitabı üç kere okuduğumu hatırlarım.Je me souviens que, quand j’étais jeune, j'avais lu ce livre trois fois.
Ne zaman bu şarkıyı duysam gençliğimi hatırlarım.Ogni volta che ascolto quella canzone ricordo la mia gioventù.
Ne zaman bu şarkıyı duysam gençliğimi hatırlarım.Всякий раз, заслышав эту песню, я вспоминаю молодость.
Ne arar ne hatırlarım, öyle olsun istiyorsan." sözlerinden oluşur.«Say what you mean, mean what you say» (говори, что думаешь, и думай, что говоришь).
Ne zaman bu şarkıyı duysam, çocukluğumu hatırlarım.كلما سمعت هذه الاغنية أتذكر طفولتي
O beni hatırlamayabilir ama ben onu hatırlarım.Misschien herinnert ze me niet, maar ik herinner me haar nog.
Bu fotoğrafa bakarken ailemi hatırlarım.Žiūrėdamas į šią nuotrauką prisimenu savo šeimą.
Bir çocuk olarak çok genç ve toydum. Bunu unutamam, hala hatırlarım.Como niño tan joven y tierno, palabras que no puedo olvidar recuerdo.
Bir çocuk olarak çok genç ve toydum. Bunu unutamam, hala hatırlarım.En tant qu'enfant, si jeune et si tendre, il y a des mots que je ne peux oublier.
Bir çocuk olarak çok genç ve toydum. Bunu unutamam, hala hatırlarım.Като тъй младо и нежно дете не мога да забравя думи, които още помня.
Bir çocuk olarak çok genç ve toydum. Bunu unutamam, hala hatırlarım.Я был маленьким нежным ребёнком, но не смогу забыть услышанные тогда слова.
Bunu unutamam, hala hatırlarım.Încă îmi amintesc cuvinte ce nu le pot uita.
Bunu unutamam, hala hatırlarım.Kész voltam megenni. Tudom, hogy szégyen.
Bunu unutamam, hala hatırlarım.잊을 수 없는 이야기들을 기억한다.
Bunu unutamam, hala hatırlarım.Nadal pamiętam słowa, których nie mogę zapomnieć.
Bunu unutamam, hala hatırlarım.Palavras que não esqueço e ainda lembro.
Bunu unutamam, hala hatırlarım.Parole che non posso scordare ricordo ancora.
Bunu unutamam, hala hatırlarım.Tôi không thể quên, tôi vẫn nhớ.
Bunu unutamam, hala hatırlarım.Woorden die ik niet kan vergeten onthoud ik.
Bunu unutamam, hala hatırlarım.Worte die ich nicht vergessen kann, nicht vergesse.
Bunu unutamam, hala hatırlarım.עוד זכורות לי מלים, כיצד זה אשכח.
Bunu unutamam, hala hatırlarım.ما زلت أذكر الكلمات التي لا أستطيع نسيانها.
Bunu unutamam, hala hatırlarım.後退するな 降参するなと
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımAls ik ze fotografeer, moet ik altijd aan mijn opa's les denken.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımCând îi fotografiez, îmi amintesc lecţia dată de bunicul.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımCuando las estoy fotografiando, no puedo evitar recordar la lección de mi abuelo.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımKdyž je fotografuji, nemohu si pomoci, abych si nevzpomněla na lekci mého dědečka.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımKeď ich fotím, spomeniem si na lekciu od starého otca. Nemôžem si pomôcť.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımKetika saya memotret mereka, saya tidak bisa tidak teringat akan nasihat kakek saya.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımKiedy je fotografuję przypominam sobie, lekcję mojego dziadka.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarım그것을 촬영할 때 마다, 할아버지께서 해주신 말씀이 자꾸 기억이 납니다.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımKo jih fotografiram, ne morem, da se ne bi spomnila lekcije mojega dedka.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımMỗi khi tôi chụp được những bức ảnh của chúng, tôi lại bất chợt nhớ đến lời dạy của ông mình.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımNär jag fotograferar dem, så kan jag inte undvika att tänka på farfars lektion.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımNår jeg fotograferer dem, kan jeg ikke lade være med at huske på min bedstefars lektion.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımNem tehetek róla, de amikor fényképezem őket, mindig a nagyapám szavai jutnak eszembe.

İlgili Sayfalar