Ana içeriğe geç
Sözlük

hatıra ile cümle

hatıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonra oturdum ve 'Hadi hatıralarımızı gözden geçirelim.' dedim ve sonunda kaydı tamamladık.And I said to him 'you should persist, you know, let's finish the record'.
Hatıralarına göre, bekaretini 16 yaşında 3 kişilik bir ilişkide kaybetti.Still a teenager, he nevertheless distinguished himself with a 16-inning loss.
Bundan önce beş yıl boyunca hatıralarını her Perşembe günü gazetede yayınlıyordu.Since then, the commitments in the Declaration have been renewed every five years.
Yok, eğer dönmezsem, şapkamı benden bi hatıra olarak saklarsın."Men kommer dere hjem, så hils fra meg!"
Bunlar normal hatıraların gittiği yere gitmezler.They don't really go to the usual place that memories go.
İşte bazen, onları hatırlamak, onlar diğer hatıralara benzemiyorlar.So sometimes, remembering them, it's like, it's not like any other kind of memories.
Bu hatıralar ile repeopled ahşap ve uykuya kendimi lulled.With such reminiscences I repeopled the woods and lulled myself asleep.
Birisi hatıramaya yaklaştığında onlara pencerede bir topak verebiliriz.When someone is more likely to remember, we can give them a nugget in a window.
Hayatın sürdüğünü hissediyorum Özür yok,vicdan azabı yok Hatıralar yok.I'm feeling, that life is going on no amends, no bad conscience no memories.
Örneğin, bu televizyonda sattıkları hatıra bozuk paralar.For example, those commemorative coins that they sell on TV.
Öncelikle, markanın bir ses ürünün bir hatıra eşyası olduğunu iyi anladılar.First, they really understood that a brand is a voice and a product is a souvenir.
Düğünlerin ve yaşlı aile üyelerinin resimlerini çektim, hatıra kalmasını istedikleri şeyleri çektim.I took pictures of weddings and older family members -- things that they wanted memories of.
Pekala, umarım bu biraz mutluluk, veya tahminen biraz rahatsız edici hatıralar getirdi.So, hopefully this will bring back some happy, or possibly some slightly disturbing memories.
O ruh ayı hatırası da güçlü olmasına ragmenEven though that spirit bear moment was powerful,
Hatıra eşyaları gibi.A little Duchamp souvenir
Duchamp hatıra eşyaları. . .It's like Warhol, your little vail of the air of Paris Right here
Yaşadıkları her şey bir hatıra oldu.He even bought them a souvenir
Rüzgar dans ve hatıralarla doluThe wind played a tune, memories gushed out
Bir fotoğrafçıya gidip birlikte hatıra fotoğrafı çektirmeye karar vermişler.They decided to see a photographer and have a keepsake photo taken.
Kadın hatıralardan uzaklaşmak için başka bir şehre taşınmış.She moved to another town far from her memories.
Hatıra olarak bir arkadaşına verecekmiş.She intended to give it to a friend.
Kendinize şöyle hatıralatabilirsiniz:Meanwhile, other lengths change to keep everything close.
Prenses Lee Seol, bir hatıra fotoğrafı çektirmek istiyor.Princess Lee Seol would like a photo taken.
Körfezdeki şehirden şahane hatıralar.Wonderful memories from the city by the Bay.
Hatıralar... İlişki... filan.Your memories and association and so on.
Fotoğraf birinin veya bir şeyin, bir yerin, bir ilişkinin, sevilen kişinin hatırasıdır.A photo is a reminder of someone or something, a place, a relationship, a loved one.
Yürmi bir yıl öncesindeki o melun hatıraThat accursed memory from twenty-one years ago...
Evet, annemin hatırası.Yes, a memento of my mother.
Hatıralarınızı, bağınızı falan.Your memories and associations and so on.
"Marilyn, Genie'nin geçmişteki hatıralarını canlandırmaya çalışıyor."'Marilyn tries to ellicit memories of Genie's past.'
Pekala memur bey, o gunle ilgili hatiralarim hic bir zaman yitip gitmediWell, officer, my memory of that day has never gone away
Diğer yandan, her hatıra... ...beynin farklı yerlerindeki merkezlerde depolanıyor.On the other hand, each memory... ...seems to be stored in many separate locales in the brain.
Eski hatıralar her yana dağılmış durumda. işte yeni hatıralarımdan biri.Old memories are in lots of places. Here is one of my earliest memories. (POURS LlQUlD)
Başka bir hizmet ise 1,000 Memories (1.000 Hatıra)Another service right now is called 1,000 Memories.
Muazzez Abacı sahnede kıpırdayamıyormuş. Neden? Hatıralar sarmış dört bir yanını da ondan.I read where Snoop Lion got caught rolling a fatty, or as Chris Christie calls it rolling a me.
Sence de hatıralarımı yadedecek bir şeyim olmalı değil mi?Don't you think I should have at least one special memory to treasure?
Ve burada sağdaki de Steven Spielberg hatıra modülü ismini verdiğimiz modül.And over here on the right, this is what we call the Steven Spielberg memorial module.
Hayranıyla bir hatıra fotoğrafı çektiriyoruz.We will take a commemoration picture with the fan.
Biz kesinlikle bir hatıra fotoğrafı çektireceğiz.We will definitely put up a commemoration photo.
Hepimizin yaptığı en önemli şeylerden biri hatıralar.One of the most important things we all make are memories.
Bu geçmiş zamanın sevgi dolu hatıraları.It's a fond memory of times past.
Sana Zülkarneyn'den de sorarlar: De ki: "Size ondan bir hatıra okuyacağım."They ask you about Dhu'l-Qarnain.
Sana Zülkarneyn hakkında soru sorarlar. De ki: Size ondan bir hatıra okuyacağım.They ask you about Dhu'l-Qarnain.
Bir de sana Zülkarneyn'den soruyorlar. De ki: Size ondan bir hatıra okuyacağım.They ask you about Dhu'l-Qarnain.
De ki: Size ondan bir hatıra okuyacağım.Say: 'I will recite to you a mention of him.
Fin kimyager Johan Gadolin' in hatırasına atfen bu isim verilmiştirNamed after the Finnish chemist Johan Gadolin
Yargıç, Mediç'in infazın "hatıra" olarak kaydedilmesini emrettiğini de belirtti.Medic also ordered the taping of the execution as a "memento", the judge said.
BH, hatıra uçağı Fransa'ya hibe ettiBiH donates relic plane to France
Hatıra paraları, pullar ve bağışlarsa yüzde 13.5'ini karşılayacak.Commemorative coins, stamps and donations will account for 13.5 per cent.
Bölgede eşitsizlikler var ve hatıralar daha taze.Disproportions exist throughout the region, and memories are still fresh.
Hatıra yazarı Stepan Stepanian, Ali Faik'in Talat Paşa ile karşılaşmasını şöyle anlatır:[6]The memoirist Stepan Stepanian describes Faik Ali's encounter with Talaat Pasha as follows:[2]
Felshtyn, Ukrayna'daki arkın Hatıra plağıThe commemorative plaque of the arc in Felshtyn, Ukraine
Anlattığı olayların içinde bizzat bulunduğundan dolayı, eseri bir nevi hatırat sayılabilir.As he himself took part in the events he describes, his work was a kind of memoirs.
Bu prosedür korkulan düşünce ve hatıralarla yüzleşmesi gereken insanlar için yararlıdır.This procedure is helpful for people who need to confront feared thoughts and memories.
Bir araştırmaya göre lisans öğrencileri en canlı üç otobiyografik hatıralarını kaydettiler.Undergraduates recorded their three most vivid autobiographical memories.
Bu kaçınma duyusal yoğunluktaki hatıranın azalmasına yol açabilir.This avoidance could possibly lead to a reduction of emotional intense memory.
100. Vilnius Büyük Seimas'ı Yıldönümü şerefine adanmış Litvanya litası hatıra sikkesi .Litas commemorative coin dedicated to the 100th Anniversary of the Great Seimas of Vilnius.
Katedral, Romanovlarla ilgili çok sayıda kalıntı ve hatıra deposuydu .The Cathedral was the repository of multiple relics and memorabilia related to the Romanovs.
Daha sonraki yaşamı ve hatırasıLater life and legacy
Daireleri soyuldu, burada para, değerli eşyalar ve Olimpiyat hatıraları çalındı.Their apartment was burgled, wherein money, valuables, and Olympic memorabilia was stolen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod