Tom pasaportumu unutmamamı hatırlattı.Tom reminded me not to forget my passport.
İlk tanıştığımız zamanı hatırlıyor musun?Do you remember the first time we met?
Ne dediğini hatırlamıyor musun?Don't you remember what you said?
Ben onu iyi hatırlıyorum.I remember it well.
Yüzleri hatırlamada iyi misin?Are you good at remembering faces?
Boston'da geçirdiğim zaman, yıllarca hatıralarımı süsleyecek.I will have good memories of my time in Boston for many years.
Tom'un doğum günü ne zaman, hatırlıyor musun?Do you remember when Tom's birthday is?
Tom Mary'nin ona söylediğini hatırlayamadı.Tom couldn't remember what Mary had told him.
Tom Mary'nin ona ne yapmasını söylediğini hatırlayamadı.Tom couldn't remember what Mary had told him to do.
Tam olarak hatırlayamıyorum.I can't remember exactly.
Ne yapmam gerektiğini tam hatırlayamıyorum.I can't remember exactly what I'm supposed to do.
Tom'la ilk tanıştığımda kaç yaşında olduğumu tam hatırlayamıyorum.I can't remember exactly how old I was when I first met Tom.
Anahtarlarımı nereye koyduğumu tam hatırlayamıyorum.I can't remember exactly where I put my keys.
Onu bana kimin söylediğini tam hatırlayamıyorum.I can't remember exactly who told me that.
Bunun nasıl yapılacağını tam olarak hatırlayamıyorum.I can't remember exactly how to do this.
Tom'un ne dediğini tam hatırlayamıyorum.I can't remember exactly what Tom said.
Senin nerede yaşadığını hatırlamıyorum.I don't remember where you live.
Hatırladığına inanamıyorum.I can't believe you remembered.
Bu kadar iyi göründüğünü hatırlamıyorum.I don't remember you looking this good.
Kısa bir süredir Boston'da olduğunu hatırlıyorum.I do remember you were in Boston for a short while.
Belki hatıralarım bana oyun oynuyor.Maybe my memories are playing tricks on me.
Herkese oy kullanmayı hatırlatmak istiyorum.I'd like to remind everyone to vote.
Yaşadığım sürece seni hatırlayacağım.I'll remember you as long as I live.
Tom bunun hepsini hatırladı.Tom remembered it all.
Tom bu kadar uzun boylu olduğunu hatırlamıyorum.I don't remember Tom being so tall.
Tom Mary'yi oldukça iyi hatırladı.Tom remembered Mary quite well.
Sadece kim olduğumu hatırlayabilmeyi istiyorum.I just wish I could remember who I am.
Keşke sadece kim olduğumu hatırlayabilsem.I just wish I could remember who I am.
Kim olduğumu hatırlıyor gibi görünmüyorum.I don't seem to remember who I am.
Kimse onu gördüğünü hatırlamıyor.Nobody remembers seeing him.
Bana hatırladığını söyle, Tom.Tell me you remember, Tom.
Bu Tom'u hatırlamak istediğim yol değil.This isn't the way I wanted to remember Tom.
Tom hakkında başka bir şey hatırlayamıyorum.I can't remember anything else about Tom.
Öyle söylediğimi hatırlıyorum.I remember telling you so.
Bu hatırladığım şey.That's what I remember.
Sana ne hatırladığımı söyleyeceğim.I'll tell you what I remember.
Hatırlaması zor.It's hard to remember.
Çocuk olduğumuz zamanı hatırlıyorum.I'm remembering when we were kids.
Adımın ne olduğunu ben bile hatırlayamıyorum.I can't even remember what my name is.
Bunun nasıl çalıştığını hatırlamaya çalışıyorum.I'm trying to remember how this works.
Dikkatsiz olduğunu hatırlamıyorum.I don't remember you being careless.
Dün gece orada olduğumu hatırlamıyorum.I don't remember that being there last night.
Tom bize görevimizi hatırlattı.Tom reminded us of our duty.
Ne izlediğini hatırlıyor musun?Do you remember what you were watching?
Tom hakkında ne söylediğimizi hatırlıyor musun?Do you remember what we used to say about Tom?
O zamanlardan bir şey hatırlıyor musun?Do you remember anything from back then?
2.30'a kadar burada olacağımı sana söyledim, hatırlıyor musun?I told you I'd be here by 2:30, remember?
Fransızca okudum, hatırlıyor musun?I've studied French, remember?
Mary ile çıkardım, hatırlıyor musun?I used to date Mary, remember?
Bunun hepsini sana anlattığımı hatırlamıyor musun?Don't you remember me telling you all this?
Verdiğin sözü hatırlıyor musun?Do you remember your promise?
Tom Mary'ye biraz ekmek alması gerektiğini hatırlattı.Tom reminded Mary that she needed to buy some bread.
Onun nasıl başladığını ben bile hatırlamıyorum.I don't even remember how it started.
Tom Mary'nin söylediği şeyleri tam olarak hatırlayamadı.Tom couldn't remember exactly what Mary had said.
Tom şifresini hatırlayamadı.Tom couldn't remember his password.
Tom bana onun yaşında olduğum halimi hatırlatıyor.Tom reminds me of myself when I was his age.
Bana hatırlattığına sevindim.I'm glad you reminded me.
Tom beni hatırlıyor gibi görünüyordu.Tom seemed to remember me.
Hâlâ adını hatırlayamıyorum.I still can't remember your name.
Tom asla benim adımı hatırlamaz.Tom never remembers my name.