Ana içeriğe geç
Sözlük

hastası ile cümle

hastası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
2000 yılında doğan üç çocuktan biri şeker hastası olacak.One in three children born in the year 2000 will develop diabetes
Bu bir MS hastası (MS:Multiple Sclerosis)Here is an M.S. patient.
Bunların hepsi her bir MS hastası için farklı farklıdır.Those are things that are different for each M.S. patient.
Zinny' bakın, HIV hastası.Look at this HlV patient down here, Zinny.
Hemofili hastası değildir. -Her phenotype right here is going to be no hemophilia.
Şimdi bu birey hemofili hastası olacak.Now this individual will have hemophilia.
Peki bir kadının hemofili hastası olması için ne gerekir? -Now, for a woman to get hemophilia, what has to happen?
Çok hastasın sanmıştım...I thought you were so sick...
Üş yaşındaki bu yetim kız çocuğu katarakt hastası idi.This is a three-year-old orphan girl who had cataracts.
Neredeyse 24 milyon diyabet hastası var.Almost 24 million people have diabetes.
Alzheimer ve Parkinson hastası pek çok kişiyi inceliyoruz.Has their voice gotten more quiet?
Evet, doktor hastasına,Right, so, a doctor says to his patient,
İşte bu 46 yaşında bir kadın nüks eden akciğer kanseri hastası.So this is a woman, 46 years old, who had recurrent lung cancer.
Bu Kelly Young, bir romatizma hastası Florida'dan.This is Kelly Young, a rheumatoid arthritis patient from Florida.
Tam bir bilim hastasıydım.You know, I was a real science geek.
Hem HIV, hem de hastasıydı.She herself was suffering from HlV; she was suffering from tuberculosis.
Ve ben bir hipokondriak'ım (hastalık hastası), kollarda hissizlik kalp krizi demektir!!And I'm a hypochondriac, and I remember arm numb means heart attack.
Birbirlerine, ‹‹İşte düş hastası geliyor›› dediler,They said one to another, "Behold, this dreamer comes.
‹‹Deri hastasının temiz kılınacağı gün şu yasa geçerlidir: Hasta kâhine götürülecek."This shall be the law of the leper in the day of his cleansing. He shall be brought to the priest,
Güçlendirin beni üzüm pestiliyle, Canlandırın elmayla, Çünkü aşk hastasıyım ben.Strengthen me with raisins, refresh me with apples; For I am faint with love.
Tıp Çalışanları Sierra Leone'un Son Ebola Hastasının Tahliyesini Dans Ederek KutluyorMedical Workers Dance to Celebrate Release of Sierra Leone's Last Ebola Patient · Global Voices
Bulgaristan, SARS Hastası oldigu sanilan kisinin İyileşme Gösterdiğini BelirttiBulgaria Says Suspected SARS Patient Improving
Hayır gecesinden elde edilen gelirle HIV hastası Afrikalı öksüz çocuklar için ilaç satın alınacak.Proceeds from the charity event will purchase medicine for African orphans infected with HIV.
Bazı çalışmalarda kanser hastası çocukların dokularında kadmiyum bulundu.Some studies found cadmium in the tissue of cancer-stricken children.
On saat süren operasyon, kronik hepatit hastası 9 yaşındaki bir kız çocuğu üzerinde yapıldı.The ten-hour surgery was conducted on a 9-year old girl with chronic hepatitis.
Romanya'ya, AIDS hastası gençlere karşı ayrımcılığa son verme çağrısıRomania urged to end discrimination against HIV-infected teenagers
Türkiye'de ise 3 bin civarında AIDS hastası bulunuyor.In Turkey, the number is around 3,000.
Ev artık kanser hastası çocuklar için Aile Evi olarak faaliyet gösteriyor. [Nikola Barbutov/SETimes]It is now the site of the Parents' House for cancer-stricken children. [Nokola Barbutov/SETimes]
Bu deneysel tasarım, on bir sağ hemisferik inme hastasının test edilmesinden ibaretti.This experimental design consisted of testing eleven right hemispheric stroke patients.
Bekleme Odası HastasıWaiting Room Patient
(Lee astımlı hastasıdır.)(Lee is asthmatic.)
House bölümünde " Advers Events " hastası agnoziden muzdaripti.The patient in the House episode "Adverse Events" suffered from agnosia.
Hastalık hastası olan babasına olan sevgisi ve sabrı ayrıca dikkat çekicidir.Her affection for and patience towards her valetudinarian father are also noteworthy.
O bir hastalık hastasıdır.He is a valetudinarian (i.e., similar to a hypochondriac but more likely to be genuinely ill).
Köpek gençlik hastası için spesifik bir tedavi bilinmemektedir.No specific treatment for the canine distemper is known.
Broca'nın ilk hastası üretken konuşmadan yoksundu.He saw this as an opportunity to address language localization.
Gutiérrez, bir ergen olarak osteomiyelit hastasıydı ve sıklıkla yatalaktı.Gutiérrez was afflicted with osteomyelitis as an adolescent and was frequently bed-ridden.
Ancak birlikte vakit geçirdikçe hastasını sevmeye ve saygı duymaya başlar.As they spend time together, however, she grows to like and respect her patient.
1897'de Karaçi'de bir doktor tarafından tedavi edilen veba hastası.Plague patient being injected by a doctor 1897 in Karachi.
Florence Thompson kanser hastasıydı, ancak masrafları ödemeye yardımcı olacak bir sigortası yoktu.Florence Thompson was ill with cancer, but had no insurance to help pay the costs.
24 Şubat'ta tüberküloz hastası olduğu için Dolmabahçe Sarayı'ndan ayrıldı.On 24 February, she left the Dolmabahçe Palace because she was ill with tuberculosis.
Sen hastasın. Dinlenmek zorundasın.Du bist krank, du musst dich ausruhen.
Ne zamandır hastasınız?Wie lange sind Sie schon krank?
Futbol hastasıdır.Die Fußballkrankheit.
Sadece bir akıl hastasıdır!Einfach nur ein Trottel!
Ama Mimi çok ağır verem hastasıdır ve ölümü yakındr.Maria ist in der Zwischenzeit schwer erkrankt, und ihr Tod ist nah.
Kendisi bir hastası tarafından saldırıya uğramış biridir.Er wurde von einem Angehörigen einer Patientin erschossen.
Ama o dönemde akıl hastasıydı.Sie war zu diesem Zeitpunkt krank.
Anna O. ya da gerçek adıyla Bertha Pappenheim, psikanaliz tarihinin ilk kadın hastası.Anna O. hieß mit bürgerlichem Namen Bertha Pappenheim.
Doğduğundan beri spina bifida hastasıydı.Doña Margarita ist seit ihrer Geburt blind.
Tip 1 diyabet hastasıdır.Sie ist Typ-1-Diabetikerin.
Bayan Smith'in bir televizyon hastası olduğunu söylebiliriz.On pourrait dire que madame Smith est une maniaque de la télévision.
Çok hastasınız.Vous êtes très malades.
Ayrıca Scott astım hastasıydı ve öldüğü sabah hava sıcaklığı sıfırın altındaydı.En outre, Scott était asthmatique et la température était en dessous de zéro le matin de sa mort.
Kendisi bir hastası tarafından saldırıya uğramış biridir.On m'a appelé pour un malade.
Ayrıca Mollie disleksi hastasıdır.Mollie est dyslexique.
Ama o dönemde akıl hastasıydı.C'était de l'esprit dans ce temps-là.
Hemofili hastası olduğu için kan nakli tedavisi sırasında HIV virüsü ile enfekte olduğu iddia edildi.À l'époque, son médecin affirme qu'il a été infecté par le VIH lors de transfusions sanguines,.
Doğduğundan beri spina bifida hastasıydı.Elle souffrait d’épilepsie depuis la naissance.
Ama Mimi çok ağır verem hastasıdır ve ölümü yakındr.Helen est très malade et finit par mourir.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod