Hastaneye getirilen Sang-man uyanır ve yanında sigara içen bir adam görür.Brought to the hospital, Sang-man awakens and sees a man smoking next to him.
1943'te yine sinir krizi geçirerek hastaneye kaldırıldı. [1]She suffered another nervous breakdown in 1943, for which she was hospitalized.[4]
Doktor, Telly'ye hastaneye yatmasını tavsiye eder ancak Telly kaçar.He recommends that she be sent to a hospital, but she runs away.
"Daire bir hapishaneye veya hastaneye benziyor.The apartment resembles a prison or a hospital.
O zamana kadar 695 kişi hastaneye yatırılmıştı.By this time, 695 people were already in hospital.
26 Aralık'ta hastaneye yatırılan hastalardan 88 kan örneği alındı.On 26 December, 88 blood samples were collected from admitted patients.
9 Nisan'da hastaneye kaldırıldı ve 13 Nisan'da öldü. [2]He was hospitalized by 9 April and died on 13 April.[31]
Kızını kaybetmenin stresinden dolayı Mo-gyeong hastaneye düşer.Due to the stress of losing her daughter, Mo-gyeong eventually ends up in a hospital.
Kısa sürede Henry'e yetişir ama sürpriz bir şekilde Henry hastaneye döner.She soon catches up with his car, but to her surprise he turns off at the hospital.
Henry'ye olanları anlatır ve neden hastaneye gittiğini sorar.She tells Henry what happened and asks why he went to the hospital.
Meera, ayrıca adamın Henry'yi hastaneye kadar takip ettiği gece öldüğünü öğrenir.Meera also learns that the man died on the night she followed Henry to the hospital.
3 Mart 1994'te Cobain, aşırı dozda ağrı kesici aldıktan sonra Roma'da hastaneye kaldırıldı.On March 3, 1994, Cobain was hospitalized in Rome following an overdose of painkillers.
Kısa bir süre birlikleri barındırmak için kullanıldı, ancak 1871'de tekrar hastaneye dönüştürüldü.It was briefly used to house troops but was converted back into a hospital in 1871.
Nisan vakasının hastaneye kaldırıldığı Guy's HastanesiGuy's Hospital, where the April case was hospitalised
Aynı gün sonra hastaneye başvurdu.They presented to hospital later the same day.
Hastaneye ulaştığında, Cochrane klonik epileptik nöbetler yaşıyordu ve bilincini kaybetmişti.Upon arrival at a hospital, Cochrane was experiencing clonic epileptic seizures and was unconscious.
13 Mayıs 2022'de Fetterman bir felç geçirdi ve hastaneye yattı.On May 13, 2022, Fetterman suffered a stroke and was hospitalized.
Taşikardi geçirdi ve bu nedenle sık sık hastaneye kaldırıldı.He suffered a tachycardia and was frequently hospitalized as a result.
23 Ocak 2007'de ciddi solunum sorunları nedeniyle Montevideo'da hastaneye kaldırıldı.On 23 January 2007, he was hospitalized in Montevideo with serious respiratory problems.
Yaralı siviller Halep'teki bir hastaneye geliyorlar, Ekim 2012Wounded civilians arrive at a hospital in Aleppo, October 2012
1929'da JM Barrie, Peter Pan kitabının telif haklarını hastaneye bağışlamıştır.In 1929, J. M. Barrie donated the copyright to Peter Pan to the hospital.
Ateşi için onu hastaneye götürdüler.Wegen seines Fiebers brachten sie ihn ins Krankenhaus.
Maria hastaneye ulaştı.Maria erreichte das Krankenhaus.
Lütfen beni hastaneye götür.Bitte bring mich ins Krankenhaus!
Hastaneye kaldırılan kişi tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.Die ins Krankenhaus eingelieferte Person konnte trotz aller chirurgischen Eingriffe nicht gerettet werden.
Tom'u hastaneye götürebilir misiniz acaba?Könnten Sie Tom ins Krankenhaus bringen?
Derhal hastaneye giderler.Man brachte mich sofort ins Krankenhaus.
1944'te askeri liderlik, bu kişilerin tutuklanmalarından çok hastaneye zorla sevkedilmelerini emretti.1944 ordnete die Militärführung an, dass solche Personen stattdessen zwangshospitalisiert wurden.
Hastaneye gelen bütün çocuklar ücretsiz olarak tedavi edilir.In allen Krankenhäusern werden die Kinder kostenlos versorgt.
Hastaneye kaldırıldı şu an ise durumu iyiye gidiyor.Er bringt sie ins Krankenhaus, aber es ist zu spät.
Münih'te hastaneye kaldırıldı, burada Hitler onu sık sık ziyaret etti.Er lebte in seinem Haus am Mekong, wo ihn der neue Staatspräsident häufig besuchte.
11 Nisan 2007'de hastaneye kaldırıldı ve 25 Ağustos 2007'de öldü.Am 14. August wurde er ins Krankenhaus gebracht und starb am folgenden Tag, dem 15. August 2011.
Bugün hastaneye gideceğim.Zu Besuch im Krankenhaus.
Jan Hulsker bu tabloyu Arles'da hastaneye yatırıldıktan sonra yaptığını düşünmektedir.Kurt Erdmann wies nach, dass diese Teppiche in Kairo hergestellt wurden.
Yani hastaneye yetiştirilme şansı yoktur.Im Krankenhaus konnte er nicht mehr wiederbelebt werden.
Kurtulmayı başaran yaklaşık 30 işçi hastaneye kaldırıldı.Mindestens 30 Überlebende mussten in Krankenhäusern untergebracht werden.
Rabin, en yakın hastaneye götürüldü ve ameliyat masasında can verdi.Er wird ins nahe gelegene Militärhospital gebracht, wo er auf dem Operationstisch stirbt.
2017 yılında akciğer rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı.Im Januar 2017 wurde er wegen einer Lungenentzündung ins Krankenhaus eingeliefert.
İki ay için hastaneye yattı ama resmi bırakmadı.Erneut wurde er für zwei Monate in ein Krankenhaus eingeliefert, malte aber weiter.
Dyer bir gün hastalanır ve hastaneye kaldırılar.Dietmar erleidet einen Zusammenbruch und wird ins Krankenhaus gebracht.
Araba patlamasının meydana geldiği bölgede bulunan iki kişi, hafif yaralarla hastaneye kaldırıldı.Zwei Bergleute konnten sich retten, sie wurden mit leichten Verletzungen in ein Krankenhaus gebracht.
221 çocuk olmak üzere en az 437 kişi hastaneye kaldırıldı.Wenigstens 221 Kinder starben in der Einrichtung auf diese Weise.
Arkadaşları onu hastaneye getirdiğinde çok geç oldu.Von seiner Arbeit gefesselt war er zu spät ins Krankenhaus gegangen.
Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Semiz, yolda hastaneye yetiştirilirken hayatını kaybetmiştir.Der schwerverletzt Geborgene starb auf dem Weg in das Krankenhaus.
Alman Wehrmacht subayları onu bir hastaneye gönderdi.Ein deutscher Arzt brachte sie in die Klinik.
Hastaneye götürülür.Er wird ins Krankenhaus gebracht.
Fakat hastalanır ve hastaneye yatar.Dennoch überlebt sie und wacht im Krankenhaus auf.
İkili hastaneye kaldırılır.Beide werden ins Krankenhaus eingeliefert.
Yatalak babasına birkaç günlüğüne hastaneye yatması için bir torpil bulunur.Aufgrund einer Krankheit musste sein Vater einige Tage ins Krankenhaus.
Onu hastaneye gönderir.Man liefert ihn ins Krankenhaus ein.
11 kişi olay yerinde can verirken hastaneye kaldırılan 2 kişi kurtarılamadı.Elf Demonstranten mussten am Ort des Geschehens, zwei im Krankenhaus behandelt werden.
Onları hastaneye götürdü, eylemlerini amirlerine bildirdi.Er machte seinen Dr. jur. und brachte es bis zum Assessor.
2 Ocak 1936'da sağlığı kötüleşti ve hastaneye sevk edildi.Hier verschlechterte sich im März 1936 sein Gesundheitszustand so drastisch, dass er ins Spital musste.
Ponpon takımdaki Haley rahatsızlanır ve kızlar hastaneye giderler.Die Buskatze ist gerührt und bringt die Mädchen zum Krankenhaus.
1884 yılında okul yine hastaneye ait olan bir başka binaya taşındı.Im Jahre 1882 zog die Schule in ein neuerrichtetes Schulgebäude.
Onu acilen hastaneye götürmeliyiz, o ağır yaralı!Nous devons l'emmener d'urgence à l'hôpital, il est gravement blessé !
Kendimi kötü hissettim ve hastaneye gittim ama kısacası önemli değildi.Je me suis senti mal et me suis rendu à l'hôpital, mais en définitive ce n'était pas grave.
Dirseğim çok acıyor. Sanırım hastaneye gitmek zorundayım.Mon coude me fait très mal. Je suppose que je devrais aller à l'hôpital.
Beni arabayla hastaneye götürdü.Elle m'a conduit à l'hôpital.
Tom'u arabayla hastaneye götürdü.Elle a conduit Tom à l'hôpital.