İki ay için hastaneye yattı ama resmi bırakmadı.Viimased kaks nädalat oli ta voodis pikali, kuid valusid tal ei olnud.
Nikolay, 2017'de hastaneye kaldırıldı, hastalığı nedeniyle konser veremedi.2001. aasta detsembris viidi krahvinna haiglasse, kuna ta ei tundnud ennast hästi.
1937’de zatürre nedeniyle hastaneye yatırıldı.1926. aastal saadeti ta kopsutuberkuloosi tõttu Taagepera sanatooriumi.
Owen hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı.Norkus viidi hommikul vereloigust leituna haiglasse, kuid teda ei suudetud enam päästa.
1944'te askeri liderlik, bu kişilerin tutuklanmalarından çok hastaneye zorla sevkedilmelerini emretti.1944 anti ametlikult luba poiste relvastamiseks vastavalt olukorrale.
Hastaneye yetişemeden Johnson ın öldüğü belirlendi.Ta suri teadvusele tulemata haiglas.
2001 yılında zatürreden dolayı hastaneye kaldırıldı.2001. aasta suvel opereeriti teda Mustamäe haiglas. kohta
Eylemci polisler Correa’yı hastaneye kadar takip eder ve durum karmaşık hale gelir.Seepeale peksab asešerif Pell oma naise nii rängalt läbi, et see sattub haiglasse.
Altı Gün Savaşı sırasınca hastaneye çok sayıda saldırı oldu.Kolm päeva enne sõja lõppu sai kõhtu haavata.
Alo? Ne? Jung-min mi? <i>Hastaneye mi?¿Hola? ¿qué?, ¿Jung-min hizo qué?
Alo? Ne? Jung-min mi? <i>Hastaneye mi?مرحبا؟ ماذا؟ جونغ مين فعلت ذلك؟
Alzheimerlı olduğu için bir hastaneye yatırıldı.A fost la un cãmin cu bolnavi de Alzheimer.
Alzheimerlı olduğu için bir hastaneye yatırıldı.Elle est dans un hospice, elle souffre d'Alzheimer.
Alzheimerlı olduğu için bir hastaneye yatırıldı.Jest w domu opieki. Ma Alzheimera.
Alzheimerlı olduğu için bir hastaneye yatırıldı.Sie ist in einer Alzheimer-Anstalt.
Alzheimerlı olduğu için bir hastaneye yatırıldı.Πήγε σε ένα σπίτι για ανθρώπους με Alzheimer.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.Ale czcimy wielki szpital na wzgórzu. Zgadza się? I to jest opieka zdrowotna typu mainframe.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.Dar adorăm spitalul înalt aflat pe deal, nu-i aşa? Acesta este îngrijirea medicală de bază.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.우리는 언덕 위에 자리잡은 거대한 병원을 숭배합니다. 그쵸? 이것이 메인프레임 건강관리 체계입니다.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.Maar wij aanbidden het grote ziekenhuis op een heuvel. Niet? Dat is mainframegezondheidszorg.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.Ma noi adoriamo l'ospedale in alto sulla collina. Vero? E questo é il sistema sanitario centralizzato.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.Pero idolatramos al gran hospital general, ¿no? Y esto es el sistema central médico.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.Αλλά λατρεύουμε το ψηλό νοσοκομείο στο λόφο. Σωστά; Και αυτό είναι το Κεντρικό Σύστημα Υγείας.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.Но ние се прекланяме пред високата болница на хълма. Нали? А това е здравеопазване с основна рамка.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.עם בעיות הבריאות שלי, השתמשתי בתרופות, נסעתי לבית החולים הזה ואחרים, הרבה הרבה פעמים.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.و لكننا نعشق تلك المستشفى المتألقة أعلى التل, صحيح؟ و هذه هي مركزية الرعاية الصحية.
Ama biz oradaki yüksekteki bir hastaneye tapıyoruz aslında, ve sağlık hizmetinin ana çerçevesi de bu.そう これがメインフレーム医療なのです そしてたった30年前には
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Aber er wird gegangen, bevor Sie ihn ins Krankenhaus abgerufen werden können."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Ale bude preč, ako sa môžete dostať ho do nemocnice."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Ale bude pryč, než se můžete dostat ho do nemocnice."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Ale on będzie się wcześniej można dostać go do szpitala."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Bo Ampak on je odšel, preden lahko spraviti v bolnišnico."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Dar el va fi plecat înainte de a vă puteţi-l ducem la spital."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""De lesz ment, mielőtt rávenni, hogy kórházba."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""He'sa勇敢な仲間は、"女性は言った。 "彼らは女性の財布を持ってしまい、
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""당신이 병원에 갈수하지만 그는 사라져 버릴 겁니다."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Maar hij zal weg zijn voordat je hem naar het ziekenhuis."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Mais il serai parti avant que vous puissiez lui faire à l'hôpital."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Ma lui se ne andrà prima di portarlo in ospedale".
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Mas ele vai ter ido embora antes que você possa levá-lo ao hospital."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Men han kommer vara borta innan du kan få honom till sjukhuset."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Men han vil være væk, før du kan få ham til hospitalet."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Mutta hän on mennyt ennen kuin voit saada hänet sairaalaan."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Pero él se ha ido antes de que pueda llevarlo al hospital."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Tapi dia akan pergi sebelum Anda bisa membawanya ke rumah sakit."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Tuy nhiên, ông sẽ được đi trước khi bạn có thể có được anh ta đến bệnh viện."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Αλλά αυτός θα πρέπει να περάσει πριν από εσάς να τον πάνε στο νοσοκομείο."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Але він ще був до вас може отримати його в лікарню".
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Но он еще был до вас может получить его в больницу".
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""Но той ще отиде преди да можете да го получите в болница."
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak.""אבל הוא כבר לא נהיה כאן לפני שתוכל לקחת אותו לבית חולים".
"Ama onu hastaneye almak için önce o gitmiş olacak."واضاف "سوف يكون ذهب ولكن قبل أن تتمكن من الحصول عليه الى المستشفى."
Ambulans çocuğu kapıp hastaneye götürmüş. Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.De eerste hulp afdeling vergewiste zich ervan dat het kind geen alcohol in het bloed had.
Ambulans çocuğu kapıp hastaneye götürmüş.Han ringde polisen, som ringde på en ambulans, som skyndade till arenan och förde ungen till sjukhuset.
Ambulans çocuğu kapıp hastaneye götürmüş.경기장에 앰뷸런스가 들이닥치고 아들을 채가버렸습니다.
Ambulans çocuğu kapıp hastaneye götürmüş.Sanitka sa prihnala na ihrisko a odviezla chlapca do nemocnice.
Ambulans çocuğu kapıp hastaneye götürmüş.שטס לאיצטדיון, ודהר עם הילד לבית החולים.
Ambulans çocuğu kapıp hastaneye götürmüş.التي سارعت إلى الحديقة ونقلت الولد سريعًا إلى المستشفى.
Ambulans çocuğu kapıp hastaneye götürmüş.救急治療室でその子の血中からアルコールは検出されないことが確認され
Astımdan dolayı hastaneye yatma oranımız ulusal ortalamadan yedi kat fazla.A kórházi kezelésre szoruló asztmás esetek száma hétszerese a nemzeti átlagnak.