Derhal hastaneye giderler.Han blir fort sendt til sykehus.
29 kişi değişik derecelerde yaralanmalardan dolayı hastaneye kaldırıldı.29 personer måtte fraktes til sykehus for behandling av diverse skader.
Hartnell ve Shepard ambulansla Napa'daki bir hastaneye kaldırıldılar.Hartnell og Shepard ble brakt til Queen of the Valley Hospital i Napa i ambulanse.
Bugün hastaneye gideceğim.I dag ledes sykehuset av dr.
Nitekim Mart ayında Cobain’in eşi Courtney Love, kocasını baygın olarak buldu ve hastaneye kaldırdı.I Roma 4. mars ble Cobain funnet bevisstløs av Courtney Love og sendt til sykehuset.
Hastaneye gelen bütün çocuklar ücretsiz olarak tedavi edilir.Behandlingen ved sykehuset ble dermed også gratis.
Shepard hastaneye kaldırıldığı sırada komaya girdi ve bilincini kaybetti.Shepard falt i koma på vei til sykehuset og kom aldri til bevissthet igjen.
4 Ocak - İsrail Başbakanı Ariel Şaron geçirdiği beyin kanaması nedeniyle hastaneye kaldırıldı.Israels statsminister, Ariel Sharon, innlegges på sykehus med hjerneblødning.
Ağır yaralıydı, hastaneye kaldırıldı.Han ble alvorlig skadet og bragt til sykehus.
İçinden bir uzaylı çıkarılır ve bu uzaylı bir hastaneye götürülür.Dermed må et av romvesenene sendes til jorden for å skaffe denne ingrediensen.
10 Şubat 2004 tarihinde Máspoli kalp sorunlarından dolayı hastaneye kaldırıldı.Tidlig i 2004 ble han innlagt på sykehus for hjerteproblemer.
Komutan hastaneye teslim ediliyor, fakat onu kurtarmayı başaramıyorlar.Han ble raskt fraktet til sykehuset, men livet sto ikke til å redde.
Kesselring, koruma altında bir hastaneye transfer oldu.Alexandrine ble fraktet til et sykehus hvor hun fikk hjelp.
Nikolay, 2017'de hastaneye kaldırıldı, hastalığı nedeniyle konser veremedi.Hinohara ble innlagt på sykehus i mars 2017, men nektet å få livsforlengende behandling.
Krup bu yaş grubunda hastaneye yatırılanların yaklaşık % 5'ini oluşturur.Croup merupakan sekitar 5% penyebab perawatan di rumah sakit untuk kelompok usia ini.
Alman Wehrmacht subayları onu bir hastaneye gönderdi.Tak diduga, perwira Wehrmacht Jerman kasihan padanya dan mengirimkannya ke rumah sakit.
Derhal hastaneye giderler.Dia kemudian diangkut secepatnya ke rumah sakit.
Bu kurallar çoğunlukla kişinin hastaneye yatırılıp yatırılmayacağına karar vermede kullanılır.Aturan ini sering digunakan untuk menentukan apakah penderita perlu dirawat di rumah sakit atau tidak.
Kerstin bir ambulans ile hastaneye kaldırıldı.Ia pun segera dibawa ke rumah sakit dengan ambulans.
Arkadaşları onu hastaneye getirdiğinde çok geç oldu.Ke dua sahabatnya segera membawa ke rumah sakit terdekat.
Tekrar hastaneye kaldırılır.Ia lantas dilarikan ke rumah sakit.
Pnömoni ciddi ise, hastalığa yakalanan kişi genellikle hastaneye yatırılır.Jika penyakitnya berat, penderita biasanya dirawat di rumah sakit.
Çoğunlukla, hastaneye yatış gerekmez.Rawat inap di rumah sakit jarang diperlukan.
Ömrünün sonlarında kalp rahatsızlığından dolayı defalarca hastaneye yatırıldı.Dia dirawat lagi setelah beberapa hari keluar rumah sakit karena kesulitan bernapas.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.SkorCURB-65 berguna untuk menentukan perlunya rawat inap di kalangan orang dewasa.
Araba patlamasının meydana geldiği bölgede bulunan iki kişi, hafif yaralarla hastaneye kaldırıldı.Dua orang yang berada di sekitar mobil tersebut mengalami luka-luka dan dilarikan ke rumah sakit terdekat.
Bir gün toplantıdayken annesinin rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığını öğrenir.Belum sempat menjawab, Safina mendapat kabar kalau ibunya masuk rumah sakit.
Ancak Nathan, çok ciddi bir kaza geçirir ve hastaneye kaldırılır.Rino mengalami kecelakaan dan dibawa ke rumah sakit.
20 Aralık 2014 tarihinde Ali, pnömoni şikayetine muzdarip hastaneye yatırıldı.Pada 20 Desember 2014, Ali dirawat di rumah sakit karena terkena pneumonia ringan.
Olay yerine polis ve bir cankurtaran vardıktan sonra, Selena yerel bir hastaneye taşındı.Sau khi xe cấp cứu và cảnh sát tới hiện trường, Selena được chở tới một bệnh viện địa phương.
Derhal hastaneye giderler.Anh vội đến ngay bệnh viện.
Bu popülasyonda en yaygın enfeksiyon sebebi ve yine en yaygın hastaneye başvurma sebebidir.Đây là một trong những nguyên nhân gây chết thường gặp nhất trên đường đi đến bệnh viện.
Haziran 1882'de van Gogh belsoğukluğu nedeniyle hastaneye yattı.Tháng 6 năm 1883, Van Gogh phải nằm viện ba tuần vì mắc bệnh lậu.
Hastaneye kaldırılan Erkal, yoğun bakıma alındı.Được đưa vào bệnh viện cấp cứu trong tình trạng cô coi là ổn định.
Maçtan sonra Kane yerel bir hastaneye götürüldü.Jackson sau đó đã được đưa tới một bệnh viện.
Hastaneye kaldırıldı şu an ise durumu iyiye gidiyor.Ngay lập tức anh được đưa vào viện, nhưng mọi chuyện đã quá muộn.
Dent hemen hastaneye kaldırılır.Stanley gấp gáp đến bệnh viện.
Patlamada yaralandı ve hastaneye yatırıldı fakat tutuklandı.Kẻ trộm bị thương khi bị bắt và được đưa đến bệnh viện.
22 Eylül 1972'de, Assi Rahbani bir beyin kanası geçirip hastaneye kaldırıldı.Sau chương trình ngày 22/09, Debi Mazar phải tới bệnh viện cho chấn thương cơ cổ và ngực.
Tomiç ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.Goku bị thương nặng phải nằm bệnh viện.
26 Şubat: Polis emriyle tekrar hastaneye yatırıldı.2月26日、警察署長の判断で再び病院に収容された。
Derhal hastaneye giderler.すぐ病院へ行くんだ。
Bununla birlikte, ondansetron kullanımı, çocuklarda hastaneye dönüş oranda artış ile ilişkilendirilebilir.ただし、オンダンセトロンの使用が小児の再入院率を上昇させる可能性がある。
Çoğunlukla, hastaneye yatış gerekmez.一般的に入院は不要である。
Ağır yaralanarak hastaneye kaldırmıştır.重傷を負って入院した。
Hastaneye götürülür.病院に運ばれる。
Arkadaşları onu hastaneye getirdiğinde çok geç oldu.その後は仲間達により病院に連れて行かれた。
Bunun üzerine Tommy Lance'i kurtarır ve hastaneye götürür.最後はカールからリーランドを救い、彼を救急車に案内する。
Hastaneye yetişemeden Johnson ın öldüğü belirlendi.ハンが病院をやめさせられた後、居候していた。
Ağır yaralıydı, hastaneye kaldırıldı.女性は重傷を負い、病院に搬送された。
Aynı yıl zatürreden de hastaneye kaldırıldı.同年5月から風邪を引き入院。
Aynı gün evine yakın bir yerde bulundu ve hastaneye götürüldü.自宅前で倒れ病院に運ばれた。
Tedavi ilerledikçe Elena işini bırakıp hastaneye yatmak zorunda kalır.しかし、病状は悪化を続け、絶望したエレナは病院を飛び出してしまう。
Bugün hastaneye gideceğim.現在も病院に入院中。
İlerleyen hastalığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı.病気のため入院中。
Pnömoni ciddi ise, hastalığa yakalanan kişi genellikle hastaneye yatırılır.重症の場合は一般的に入院となる。
Zamanında hastaneye giden rapçinin sağlık durumu iyi.荷揚げに上陸した福丸から船頭は病院に直行する。
Komutan hastaneye teslim ediliyor, fakat onu kurtarmayı başaramıyorlar.病院に運ばれたが命は助からなかった。
İki ay için hastaneye yattı ama resmi bırakmadı.病院に2週間入院し、退院後もイメージ通りの動きができなくなった。
Yani hastaneye yetiştirilme şansı yoktur.このことから病院作りに力を入れるようになる。