Hastaneye gitmem gerek.Trebuie să merg la spital.
Hastaneye götürülür.Kórházba viszik.
Krup bu yaş grubunda hastaneye yatırılanların yaklaşık % 5'ini oluşturur.Ebben a korcsoportban a kórházban elhelyezett gyermekek körülbelül 5%-át kezelik kruppal.
Derhal hastaneye giderler.Azonnal visszarohannak az épületbe.
Bu kurallar çoğunlukla kişinin hastaneye yatırılıp yatırılmayacağına karar vermede kullanılır.Ezeket a szabályokat gyakran annak eldöntésére használják, hogy a beteget szükséges-e kórházba utalni.
Onu hastaneye gönderir.Beviszik a kórházba.
Fakat hastalanır ve hastaneye yatar.Este megbetegszik, és kórházba kerül.
Bugün hastaneye gideceğim.Ma kórházként működik.
29 kişi değişik derecelerde yaralanmalardan dolayı hastaneye kaldırıldı.92 embernek volt szüksége kórházi ellátásra a baleset után.
David onu hastaneye götürür.Sara beviszi a kórházba.
Tomiç ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.Wickenst súlyos sérülésekkel szállították kórházba.
Bir kavga Sharon'ın hastaneye kaldırılmasıyla sonuçlanınca Sharon ondan ayrıldı.Akkor lett vége, amikor egy heves összetűzést követően Sharon kórházba került a sérülései miatt.
Bu popülasyonda en yaygın enfeksiyon sebebi ve yine en yaygın hastaneye başvurma sebebidir.A gerincsérültek között ez a fertőzések, illetve a kórházi ellátás leggyakoribb oka.
Kaza sonrası ağır yaralanan Senna helikopter ile hastaneye götürülürken hayatını kaybetmiştir.Senna a kórházba szállítás után belehalt sérüléseibe.
Carol'a araba çarpar ve Beth'in olduğu hastaneye götürülür.Locke-ot mentőautóval szállítják a kórházba, Ben is vele van.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.A CURB-65 (jobbra ZULV-65) pontozás hasznos segítség a felnőtt betegek beutalásáról való döntésben.
15 Ocak 2008'de, acil appendectomy için Los Angeles'ta Cedars-Sinai Medical Center'a hastaneye kaldırıldı.December 11-én sürgősséggel szállították be a Los Angelesi Cedars-Sinai kórházba.
Hastaneye yatışı gereken tüberküloz hastalarını hastaneye sevk etmek.A kórházban kezelt mumpszos betegeket elkülönítik.
Kalabalıktan bazı kişiler hastaneye yatırıldılar, ve dört tane polis memuru yaralandı.Jotkut väkijoukossa olleet oli viety sairaalaan, ja neljä poliisia oli loukkaantunut.
Yani hastaneye yetiştirilme şansı yoktur.Simeillä on myös mahdollisuus synnyttää sairaalassa.
28 Ocak 2018'de Mısır'a yaptığı ziyaret sonrasında rahatsızlanarak Rigshospitalet'te hastaneye kaldırıldı.Henrik joutui sairaalahoitoon Rigshospitaletiin 28. tammikuuta 2018 pian Egyptissä viettämänsä loman jälkeen.
2017 yılında akciğer rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı.Tammikuussa 2017 hän joutui sairaalaan keuhkokuumeen aiheuttamien hengitysongelmien takia.
4 Ocak - İsrail Başbakanı Ariel Şaron geçirdiği beyin kanaması nedeniyle hastaneye kaldırıldı.6. tammikuuta – Israelin pääministeri Ariel Sharon leikattiin uuden vakavan aivoverenvuodon vuoksi.
Tomiç ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.Hanna vietiin vakavasti loukkaantuneena sairaalaan.
Hastanın durumuna göre ya taburcu edilir ya da hastaneye yatırılır.Arvio tehdään lähetteen perusteella tai tutkimalla potilas sairaalassa.
1962'de hastalanıp hastaneye kaldırıldı, 1964'te yeniden hastalandı.Hän sairastui ja joutui sairaalaan 1944.
1884 yılında okul yine hastaneye ait olan bir başka binaya taşındı.Koulu muutti vuonna 1948 uuteen rakennukseen.
Hastaneye kaldırıldı şu an ise durumu iyiye gidiyor.Hänet viedään sairaalaan, mutta hänenkin tilansa romahtaa.
Hastaneye yatar ve bu nedenle akademik çalışmalarından uzaklaşır.Hän jätti lukion kesken ja opiskeli sen sijaan näyttelijäntyötä.
Aynı gün evine yakın bir yerde bulundu ve hastaneye götürüldü.Hänen löydettiin tienvarresta ja toimitettiin sairaalaan.
Kerstin bir ambulans ile hastaneye kaldırıldı.Suge soitti paikalle ambulanssin.
Acil müdahale ekipleri oraya geldi ve Lawler hastaneye kaldırıldı.He soittivat apua, ja Ralston vietiin sairaalaan.
Onu tam geride bırakıp gidecekken geri gelip onu hastaneye götürür.Pian oikea ambulanssi tulee ja vie hänet sairaalaan.
Derhal hastaneye giderler.Hänet kuljetettiin välittömästi sairaalaan.
Onu hastaneye gönderir.Την πηγαίνει στο νοσοκομείο.
Derhal hastaneye giderler.Μεταφέρθηκε γρήγορα στο νοσοκομείο.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.Ο δείκτης CURB-65 είναι χρήσιμος για να διαπιστωθεί η ανάγκη εισαγωγής στους ενήλικες.
Bu kurallar çoğunlukla kişinin hastaneye yatırılıp yatırılmayacağına karar vermede kullanılır.Οι κανόνες αυτοί χρησιμοποιούνται συχνά για να αποφασιστεί εάν θα πρέπει ή όχι να νοσηλευτεί ο ασθενής.
Hastaneye götürülür.Στο νοσοκομείο.
Pnömoni ciddi ise, hastalığa yakalanan kişi genellikle hastaneye yatırılır.Αν η πνευμονία είναι σοβαρής μορφής, συνήθως γίνεται εισαγωγή του ασθενούς στο νοσοκομείο.
Dyer bir gün hastalanır ve hastaneye kaldırılar.Ο Ντιντιέ τη βρίσκει αναίσθητη και την πηγαίνει στο νοσοκομείο.
Rabin, en yakın hastaneye götürüldü ve ameliyat masasında can verdi.Αμέσως μεταφέρθηκε στο Νοσοκομείο ΚΑΤ στην Κηφισιά Αττικής, όπου υπεβλήθη σε χειρουργική επέμβαση.
Hastaneye yatar ve bu nedenle akademik çalışmalarından uzaklaşır.Δούλεψε το θέατρο ως κομπάρσος, και τελικά εγκατέλειψε τις σπουδές για να προσηλωθεί στο θέατρο.
Kesselring, koruma altında bir hastaneye transfer oldu.Kesselring blev overført til et hospital under bevogtning.
Hartnell ve Shepard ambulansla Napa'daki bir hastaneye kaldırıldılar.Hartnell og Shepard, blev bragt til Queen of the Valley Hospital i Napa med ambulance.
29 kişi değişik derecelerde yaralanmalardan dolayı hastaneye kaldırıldı.29 personer blev ført til sygehuset og modtog pleje af varierende omfang.
221 çocuk olmak üzere en az 437 kişi hastaneye kaldırıldı.437 gidsler, inklusive 221 børn, havde skader der krævede hospitalsindlæggelse.
Komutan hastaneye teslim ediliyor, fakat onu kurtarmayı başaramıyorlar.Hun bliver indbragt på hospitalet, men hendes liv står ikke til at redde.
Derhal hastaneye giderler.De blev umiddelbart sendt til sygebarakken.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.CURB-65-scoringsredskabet er en nyttig metode til at vurdere, hvorvidt voksne skal indlægges.
Shepard hastaneye kaldırıldığı sırada komaya girdi ve bilincini kaybetti.Shepard gik i koma under transporten til hospitalet og kom aldrig til bevidsthed igen.
Kişi hastaneye yatırılmasına yetecek kadar hastaysa göğüs radyografisi tavsiye edilir.Hvis patienten er så syg, at man må indlægge, anbefales det at tage røntgenbilleder.
15 Temmuz 2014 tarihinde hastaneye kaldırılıp, 16 Temmuz 2014 sabaha doğru 92 yaşında vefat etmiştir.Hertuginden blev indlagt på hospitalet tidligt om morgenen den 22. juli 2013.
Antibiyotiklerin görülmesinden önce hastaneye yatırılan hastalardaki ölüm oranı genellikle %30'dur.Før fremkomsten af antibiotika lå dødeligheden typisk på 30% for de patienter, der var indlagt på hospital.
2001 yılında zatürreden dolayı hastaneye kaldırıldı.Han blev i 2010 overført til hospitalet grundet et slagtilfælde.
Arkadaşları onu hastaneye getirdiğinde çok geç oldu.Og skynder sig at tage ham på hospitalet.
1970'te bir kez daha hastaneye kaldırıldı ve 1972 yılının 27 Martında, Hilversum'da kaldığı hastahanede öldü.Få måneder senere blev hun indlagt igen, og i marts 1994 døde hun på Rigshospitalet, kun 26 år gammel.
Onu tam geride bırakıp gidecekken geri gelip onu hastaneye götürür.En dag tager hun ham med hjem, men han vil tilbage på hospitalet.
Hastaneye götürülür.En person bringes på hospitalet.
Pnömoni ciddi ise, hastalığa yakalanan kişi genellikle hastaneye yatırılır.Hvis det er en svær lungebetændelse, bliver personen typisk indlagt på hospitalet.