Ana içeriğe geç
Sözlük

hastaneye ile cümle

hastaneye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bugün hastaneye gideceğim.І потрапляє в лікарню.
Bir sonraki etapta hastaneye giriyor.Після цього він потрапляє у лікарню.
Vaughn hastaneye kaldırılır ameliyat olur fakat iç organları çok fazla zarar görmüştür.Стів виживає, але його організм отримав великі пошкодження.
1963 civarında, kalıcı olarak hastaneye yatırılmış ve 6 Nisan 1963'te, Berkeley'de hayatını kaybetmiştir.Помер Струве на 66-му році життя в лікарні в місті Берклі, 6 квітня 1963 року.
Aynı gün evine yakın bir yerde bulundu ve hastaneye götürüldü.Дорогою до дому він втратив тяму та був доправлений до лікарні.
Kent Paul'dan Lance'in tutulduğu yeri öğrenen Tommy onu Diaz'ın adamlarından kurtarır ve hastaneye götürür.Кент Пол повідомляє Томмі про те що трапилось і Томмі рятує Ленса.
Mahone, hastaneye gider ve Kim’den bir telefon alır.Ніна потрапляє до лікарні — їй потрібна кров.
Onu hastaneye gönderir.Його відправляють до лікарні.
Hastaneye canlı olarak yetiştirilen bir taraftarın da dört gün sonra ölmesiyle ölü sayısı 95'e ulaştı.94 вболівальники загинули на місці, 95-й помер у лікарні через чотири дні.
Kendine geldikten sonra hastaneye götürülmelidir.До лікарні його довезти не встигли.
Ted'in keçi saldırısına uğraması sonucu hastaneye giderler.На порозі з лікарні у Теда виникає плевральний випіт.
Hastaneye gittim.Я пішов до лікарні.
Hastaneye gittim.Я пішла до лікарні.
Hastaneye gidelim.Ходімо до лікарні.
Krup bu yaş grubunda hastaneye yatırılanların yaklaşık % 5'ini oluşturur.Krup je příčinou přibližně 5 % hospitalizací u této věkové skupiny.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.Skóre CURB-65 je užitečné při určování nutnosti hospitalizace dospělých.
Geniş yanıkları olan kişiler hastaneye getirilene kadar temiz çarşaflara sarılabilir.Lidé s rozsáhlými popáleninami mohou být do příjezdu do nemocnice zabaleni do čistých prostěradel.
Bu kurallar çoğunlukla kişinin hastaneye yatırılıp yatırılmayacağına karar vermede kullanılır.Jsou často používána při rozhodování o tom, zda osobu hospitalizovat či nikoliv.
Bununla birlikte, ondansetron kullanımı, çocuklarda hastaneye dönüş oranda artış ile ilişkilendirilebilir.Užívání ondansetronu by však mohlo být příčinou častějších návratů do nemocnice u dětí.
İkili hastaneye kaldırılır.Dvojice je převezena do nemocnice.
ABD'ye döndükten hemen sonra Zahara susuzluk ve beslenme bozukluğu sebebiyle hastaneye yatırıldı.Krátce po příletu do USA byla Zahara hospitalizována kvůli dehydrataci a podvýživě.
Pnömoni ciddi ise, hastalığa yakalanan kişi genellikle hastaneye yatırılır.Pokud má choroba závažný charakter, nemocný je obvykle převezen do nemocnice.
Yani hastaneye yetiştirilme şansı yoktur.V nemocnici se ho nepodařilo oživit.
Derhal hastaneye giderler.Okamžitě byl hospitalizován.
Kişi hastaneye yatırılmasına yetecek kadar hastaysa göğüs radyografisi tavsiye edilir.Pokud je stav nemocného natolik vážný, že je nezbytná hospitalizace, doporučuje se provést rentgen hrudníku.
Araba patlamasının meydana geldiği bölgede bulunan iki kişi, hafif yaralarla hastaneye kaldırıldı.Dva lidé museli být s lehkými zraněními převezeni do nemocnice.
Bu popülasyonda en yaygın enfeksiyon sebebi ve yine en yaygın hastaneye başvurma sebebidir.To je nejběžnější příčinou infekce i hospitalizací u této populace.
Onu hastaneye gönderir.Jde za ní do nemocnice.
Bugün hastaneye gideceğim.Dostane se do nemocnice.
Tupac derhal hastaneye kaldırıldı.Petřík byl odvezen do nemocnice.
Antibiyotiklerin görülmesinden önce hastaneye yatırılan hastalardaki ölüm oranı genellikle %30'dur.Před příchodem antibiotik byla typická úmrtnost hospitalizovaných osob 30 %.
Tekrar hastaneye kaldırılır.Z nemocnice opět uniká.
Ağır yaralıydı, hastaneye kaldırıldı.Byl těžce zraněn a převezen do nemocnice.
Fakat hastalanır ve hastaneye yatar.Všeho nechává a utíká do nemocnice.
Arkadaşları onu hastaneye getirdiğinde çok geç oldu.Její rodiče ji okamžitě nechali hospitalizovat.
2 Ocak 1936'da sağlığı kötüleşti ve hastaneye sevk edildi.15. července 1963 však onemocněl a byl převezen do nemocnice.
Carol'a araba çarpar ve Beth'in olduğu hastaneye götürülür.Nasedl zpátky do auta a varoval Betty, že budou uneseni.
Tedavi ilerledikçe Elena işini bırakıp hastaneye yatmak zorunda kalır.Tom se pak dozví, kde Elena pracovala a jede za ní do nemocnice.
Ne var ki burada bir cerrah kendisini gördü ve onu tedavi etmek maksadıyla hastaneye aldı.Přes zranění došel k lékaři, který ho ošetřil a odeslal do nemocnice.
1884 yılında okul yine hastaneye ait olan bir başka binaya taşındı.V roce 1883 byla škola opět přemístěna do budovy nynějšího obecního úřadu.
Şarkıcı Saldívar'ı arabayla hastaneye götürdü ve doktorlar tecavüz dair hiçbir kanıt bulmadı.Cântăreața a dus-o pe Saldívar la un spital din zonă unde doctorii nu au găsit nici o dovadă de viol.
Olay yerine polis ve bir cankurtaran vardıktan sonra, Selena yerel bir hastaneye taşındı.După sosirea ambulanței și a poliției, Selena a fost transportată la un spital local.
Bu kurallar çoğunlukla kişinin hastaneye yatırılıp yatırılmayacağına karar vermede kullanılır.Aceste criterii sunt adesea utilizate pentru a decide dacă bolnavul va fi spitalizat sau nu.
Geniş yanıkları olan kişiler hastaneye getirilene kadar temiz çarşaflara sarılabilir.Pacienții cu arsuri mari pot fi înfășurați în cearșafuri curate până când sunt aduși la spital.
Bununla birlikte, ondansetron kullanımı, çocuklarda hastaneye dönüş oranda artış ile ilişkilendirilebilir.Totuși, folosirea ondansetronului poate fi asociată cu rata sporită a spitalizării copiilor.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.Scorul CURB-65 este util pentru a stabili dacă adulții necesită internare.
Pnömoni ciddi ise, hastalığa yakalanan kişi genellikle hastaneye yatırılır.În cazul în care pneumonia este gravă, persoana afectată este în general internată în spital.
Kişi hastaneye yatırılmasına yetecek kadar hastaysa göğüs radyografisi tavsiye edilir.Dacă o persoană este atât de bolnavă încât necesită spitalizarea, se recomandă o radiografie toracică.
Karen hastaneye kaldırılır ve evin yangını atlattığını öğrenir.Karen este dusă la spital, unde află ca locuința este încă în picioare.
4 Ocak - İsrail Başbakanı Ariel Şaron geçirdiği beyin kanaması nedeniyle hastaneye kaldırıldı.4 ianuarie: Ariel Sharon, premierul Israelului a suferit un masiv atac cerebral, urmat de hemoragii puternice.
Owen hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı.Victima a fost dusă imediat la Spitalul de Urgență din Iași, dar nu a putut fi salvată.
20 dakika sonra açılabilen yangın merdiveni kapılarından çıkarılan 50'ye yakın kişi hastaneye kaldırıldı.În următoarele minute, ajung la locul incendiului peste 20 de ambulanțe.
Shatner olay yerinde ölürken Peter hastaneye kaldırılır.Distrus, Peters moare în același loc.
Antibiyotiklerin görülmesinden önce hastaneye yatırılan hastalardaki ölüm oranı genellikle %30'dur.Înainte de apariția antibioticelor, mortalitatea atingea, de regulă, 30% în cazul pacienților spitalizați.
221 çocuk olmak üzere en az 437 kişi hastaneye kaldırıldı.Se presupune că cel puțin de 132 de copii din internat s-a abuzat sexual.
Şubat 1942'de şiddetli mide ve bağırsak rahatsızlıkları ile hastaneye kaldırıldı.În iulie 1945 a fost dus la spital deoarece avea dureri mari la picioare.
10 Şubat 2004 tarihinde Máspoli kalp sorunlarından dolayı hastaneye kaldırıldı.Pe 4 martie 2009 a fost internat din cauza problemelor de inimă.
Sanatçı hastaneye götürüldükten iki saat sonra çıktı.Sadat a murit la aproape două ore după ce a fost dus la spital.
Hastaneye gitmem lazım.Trebuie să merg la spital.
Siz ikiniz, hastaneye gidin.Voi doi, duceți-vă la spital.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod