Ana içeriğe geç
Sözlük

hastaneye ile cümle

hastaneye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hastanın durumuna göre ya taburcu edilir ya da hastaneye yatırılır.De patiënt wordt dan ontslagen uit (bijvoorbeeld) het ziekenhuis.
David onu hastaneye götürür.Daniël besluit haar naar het ziekenhuis te brengen.
4 Ocak - İsrail Başbakanı Ariel Şaron geçirdiği beyin kanaması nedeniyle hastaneye kaldırıldı.4 - De Israëlische premier Ariel Sharon wordt door een ernstige hersenbloeding getroffen.
İkili hastaneye kaldırılır.Beiden moesten worden afgevoerd naar een ziekenhuis.
Yani hastaneye yetiştirilme şansı yoktur.Hierbij is geen opname in het ziekenhuis voorzien.
Araba patlamasının meydana geldiği bölgede bulunan iki kişi, hafif yaralarla hastaneye kaldırıldı.Twee medewerkers werden vervoerd naar het ziekenhuis voor lichte verwondingen.
Kristi hastalanınca annesi ile Dennis onu hastaneye götürür.Kristie wordt hierna ziek en ze moet naar het ziekenhuis met Dennis en Julie.
Diyabetik ketoasidoz tıbbi bir acil durumdur ve hastaların derhal hastaneye kaldırılmaları gerekir.Epiglottitis is een medisch noodgeval waarbij onmiddellijke ziekenhuisopname nodig is.
Xander, ambulans çağırmıştır ve Buffy hastaneye kaldırılıyordur.Ze bellen een ambulance en Henk wordt naar het ziekenhuis gebracht.
21 Ekim'de bir kaza sonucu ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştır.Op 21 oktober van dat jaar werd het toestel ernstig beschadigd bij een ongeluk op de grond.
Bu sırada atak geçiren Mira hastaneye kaldırılır ve acilen ameliyata alınır.Ze belandt in het ziekenhuis waar ze meteen geopereerd moet worden.
Beni hastaneye götürebilir misiniz, lütfen?Kunt u mij naar het ziekenhuis brengen, alstublieft?
Hastaneye gittim.Ik ging naar het ziekenhuis.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.Przy określaniu konieczności hospitalizacji dorosłych pacjentów zastosowanie znajduje skala CURB-65.
Krup bu yaş grubunda hastaneye yatırılanların yaklaşık % 5'ini oluşturur.Krup jest przyczyną około 5% przyjęć do szpitala we wspomnianej grupie wiekowej.
Derhal hastaneye giderler.Natychmiast udałem się do szpitala.
Bu popülasyonda en yaygın enfeksiyon sebebi ve yine en yaygın hastaneye başvurma sebebidir.Jest najczęstszą przyczyną infekcji w tej grupie osób, a także najczęstszą przyczyną hospitalizacji.
Antibiyotiklerin görülmesinden önce hastaneye yatırılan hastalardaki ölüm oranı genellikle %30'dur.Przed pojawieniem się antybiotyków śmiertelność wśród hospitalizowanych chorych wynosiła zazwyczaj 30%.
Bununla birlikte, ondansetron kullanımı, çocuklarda hastaneye dönüş oranda artış ile ilişkilendirilebilir.Stosowanie ondansetronu może wiązać się z rosnącym odsetkiem dzieci powtórnie przyjmowanych do szpitala.
Komutan hastaneye teslim ediliyor, fakat onu kurtarmayı başaramıyorlar.Zostaje odwieziony do szpitala, ale odmawia leczenia.
Haziran 1882'de van Gogh belsoğukluğu nedeniyle hastaneye yattı.W czerwcu 1882 van Gogh spędził 3 tygodnie w szpitalu, ponieważ zdiagnozowano u niego rzeżączkę.
4 Ocak - İsrail Başbakanı Ariel Şaron geçirdiği beyin kanaması nedeniyle hastaneye kaldırıldı.4 stycznia – premier Izraela Ariel Szaron doznał ciężkiego udaru mózgu, po którym zapadł w śpiączkę.
Sanatçı hastaneye götürüldükten iki saat sonra çıktı.Architekt zmarł dwa lata później w szpitalu.
Dan hastaneye gelir ve Deb ona yangını çıkaranın kendisi olduğunu itiraf eder.Dave poszedł do funkcjonariuszy i uznał, że Porter podpalił klub.
Willow hastaneye kaldırılır.Zoey zostaje przewieziona do szpitala.
Ballard daha sonra hastaneye gelir ve hayaletlerin şehre saldırdığını görür.Wkrótce potem Bates zostaje ciężko pobity i odkrywa, że Wraith przeniknęli do miasta.
Jin onu hastaneye götürürken; Sun hamile olduğunu söyler.W szpitalu, Lynette powiedziała Susan, że jest w ciąży.
Sara nöbetleri yüzünden birçok kere hastaneye kaldırıldı.Kilkakrotnie pisała do parlamentu petycje o opiekę.
Dokuz yaşına kadar 9 kez hastaneye yatırılmıştır.Do klasztoru wstąpił mając 9 lat.
Tupac derhal hastaneye kaldırıldı.Bhutto przewieziono natychmiast do miejscowego szpitala.
Bununla birlikte, Aralık 2007'de Eminem, aşırı dozda uyuşturucu kullanımı nedeniyle hastaneye kaldırıldı.W marcu 1980 roku był hospitalizowany z powodu przedawkowania narkotyków.
Bugün hastaneye gideceğim.Współcześnie znajduje się tu szpital.
Bir Alman devriyesi tarafından bulunur ve hastaneye kaldırılır.Był aresztowany i przymusowo zatrudniony w niemieckim szpitalu.
29 kişi değişik derecelerde yaralanmalardan dolayı hastaneye kaldırıldı.29 personer fick föras till sjukhus för vård av varierande omfattning.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.CURB-65-poängen är användbar för att fastställa om vuxna behöver läggas in på sjukhus.
Krup bu yaş grubunda hastaneye yatırılanların yaklaşık % 5'ini oluşturur.Krupp står för cirka 5 % av sjukhusintagningarna av denna åldersgrupp.
Willow hastaneye kaldırılır.Livia hamnar på sjukhus.
Arkadaşları onu hastaneye getirdiğinde çok geç oldu.Hennes familj slutade snart att ta henne till sjukhuset.
Bu kurallar çoğunlukla kişinin hastaneye yatırılıp yatırılmayacağına karar vermede kullanılır.Dessa regler används ofta för att fastställa om personen i fråga ska läggas in på sjukhus eller inte.
Derhal hastaneye giderler.Nikki åker genast in på sjukhus.
Şarkıcı Saldívar'ı arabayla hastaneye götürdü ve doktorlar tecavüz dair hiçbir kanıt bulmadı.Selena körde Saldívar till ett närbeläget sjukhus där läkare inte hittade några tecken på våldtäkt.
Pnömoni ciddi ise, hastalığa yakalanan kişi genellikle hastaneye yatırılır.Om lunginflammationen är allvarlig, blir den drabbade i allmänhet inlagd på sjukhus.
Onu hastaneye gönderir.Hon körs till sjukhus.
Antibiyotiklerin görülmesinden önce hastaneye yatırılan hastalardaki ölüm oranı genellikle %30'dur.Innan det fanns antibiotika var dödligheten hos sjukhusinlagda i normala fall 30 %.
Romanın baş kişisi olan yazar Baçana Ramişvili, kalp krizi geçirince hastaneye düşer.Romanen handlar om nattportieren Roland som hamnar på sjukhus efter att ha drabbats av hjärtproblem.
Hastaneye götürülür.Flickan fördes till sjukhus.
Onları hastaneye götürdü, eylemlerini amirlerine bildirdi.Hon tog in och skrev ut barnen på sjukstugan på dessas order och följde deras instruktioner vid vården.
Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Semiz, yolda hastaneye yetiştirilirken hayatını kaybetmiştir.En av dem skadades så allvarligt att han avled på väg till sjukhus.
Bugün hastaneye gideceğim.Ska vi åka till sjukhuset?'
Kişi hastaneye yatırılmasına yetecek kadar hastaysa göğüs radyografisi tavsiye edilir.Om en person är sjuk nog för att behöva bli inlagd på sjukhus, rekommenderas lungröntgen.
Hastaneye kaldırıldı şu an ise durumu iyiye gidiyor.Sjukhusvistelsen gör Einar gott och han mår allt bättre.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.За шкалою оцінювання CURB-65 визначають потребу у госпіталізації хворого.
Hastaneye alınmasından 10 gün sonra, 26 Mart 1995’te, 31 yaşındaki Eric "Eazy-E" Wright hayata veda etti.26 березня 1995 року, через десять днів після шпиталізації, Ерік «Eazy-E» Райт помер на 32 році життя.
Birkaç defa hastaneye yatırılan fizikçi intihar ile hayatına son vermiştir.Кілька депутатів парламенту покінчили життя самогубством.
29 kişi değişik derecelerde yaralanmalardan dolayı hastaneye kaldırıldı.29 людей були доставлені в лікарню для лікування тієї чи іншій мірі.
Ağır yaralıydı, hastaneye kaldırıldı.Він важко поранений і його доставлено до лікарні.
Yani hastaneye yetiştirilme şansı yoktur.До лікарні довезти не встигли.
Derhal hastaneye giderler.Останнього одразу ж було доставлено в лікарню.
Nitekim Mart ayında Cobain’in eşi Courtney Love, kocasını baygın olarak buldu ve hastaneye kaldırdı.Вранці 4 березня в Римі Кортні Лав знайшла Кобейна без свідомості у кімнаті готелю, і його відвезли в лікарню.
Hastaneye gelen bütün çocuklar ücretsiz olarak tedavi edilir.Хворих дітей лікували безкоштовно.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod