Üçüncü kitap hapishane ve hastanede geçer.Lijn 1 komt daarvoor langs het ziekenhuis en de universiteit.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Van de dokter moest hij een week in bed blijven.
Yaralanma sonrası iyileşmesi için neredeyse bir yıl Hastanede kaldı.Ze verbleef ruim 2 maanden in een ziekenhuis om te herstellen van de verwondingen.
Kulübün kalecilerinden Danilo ise kazadan sağ olarak kurtulmuş, ertesi gün hastanede ölmüştür.Danilo was een van de zes overlevenden, maar overleed de volgende dag in het ziekenhuis.
Hastanede herkesi öldürür.Hij overlijdt in het ziekenhuis.
Halen bu hastanede çalışmaktadır.Ze gaat aan de slag in het ziekenhuis.
Bir yaralı ise hastanede yaşamını yitirdi.Een derde persoon overleed in een ziekenhuis.
Dört hafta boyunca hastanede tedavi gördü.Hij verbleef 3 weken lang in het ziekenhuis.
Bir sabah, Egle hastanede yaşamını yitirir.In de loop van de volgende ochtend overleed hij in het ziekenhuis.
Özellikle hastanede yatan hastalarda görülür.Vooral in ziekenhuizen kunnen ze voor veel overlast zorgen.
Hastanedeki karışıklık üzerine Ahmet Şimşek yerine Kertenkele öldü sanılmıştır.Daud overleed in het ziekenhuis van Kuala Lumpur aan leverkanker.
Getirildiği hastanede cüzdanından çıkan bir adrese telefon edilir.In zijn portefeuille stak een blad met daarop de briefhoofding van het hotel waar hij verbleef.
On yedi yaşındayken aritmiye yakalandı ve bu yüzden bir hafta sonunu hastanede geçirdi.Toen Mayer zeventien was, werd hij vanwege een hartritmestoornis een weekend opgenomen in het ziekenhuis.
Ethel, yirminci doğumgününü kutlamak için hastanedeki Ray'i ziyarete gelir.Ward moet van haar het hotel afhuren voor hun dertigste huwelijksverjaardag.
Tom hâlâ hastanede.Tom is nog steeds in het ziekenhuis.
Tom hâlâ hastanededir.Tom is nog steeds in het ziekenhuis.
O, hastanededir.Hij is in het ziekenhuis.
Daha önce hiç hastanede yatmamıştım.Ik ben nog nooit in een ziekenhuis geweest.
Savaş alanından uzaklaştırıldı ve daha sonra 11 ay hastanede kaldı.Została zabrana z miejsca bitwy, a następnie spędziła jedenaście miesięcy w szpitalu.
19 Eylül 2013'te Yamauchi, zatürre komplikasyonlarının ardından hastanede öldü.Yamauchi zmarł 19 września 2013 roku w szpitalu na skutek komplikacji po zapaleniu płuc.
19 Nisan 1979 tarihinde Wolfratshausen'de, Bavyera'daki yerel bir hastanede öldü.Zmarł 19 kwietnia 1979 w szpitalu w bawarskiej miejscowości Wolfratshausen.
Hastanede tedavi edilen hastaların %90'ından fazlası ilk verilen antibiyotiklerle düzelir.Stan zdrowia ponad 90% pacjentów leczonych szpitalnie poprawia się po podaniu pierwszych antybiotyków.
20 Temmuz'da yapılan saldırı sırasında Rommel hastanede bulunuyordu.20 lipca odwiedził Rommla w szpitalu.
17 Şubat: Tekrar hastaneden çıktı.Ze szpitala wyszedł 17 czerwca.
Bundan sonra Kahire'deki bir hastanede çalıştı.Następnie pracowała w szpitalu brytyjskim w Kairze.
18 Mayıs 2015 tarihinde kalp krizi sonucu Reykjavik'te tedavi gördüğü hastanede öldü. ^Zmarł 18 maja 2015 w szpitalu w Reykjavíku, do którego trafił 15 maja po zawale serca.
Hastanede babasından çocuğun hayatını kaybettiğini öğrenir.W szpitalu okazuje się, że straciła dziecko.
Olayda üç kişi hemen ölmüş, beş kişi ise olaydan sonra hastanede ölmüştür.Na miejscu zginęło 5 osób, kolejnych pięć zmarło po przewiezieniu do szpitali.
Hastanede kayıtlar mevcuttu.Tragiczne wieści ze szpitala.
7 Ocak - Davenport, Iowa'da bir hastanede çıkan yangında 41 kişi hayatını kaybetti.7 stycznia – 41 osób zginęło w pożarze szpitala psychiatrycznego w Davenport w stanie Iowa.
Max ölmez ama kendisi hastanede ölür.Starają się go uratować, jednak mężczyzna umiera w szpitalu.
Daha sonra hastanede ölmüştü.Zmarł w szpitalu.
22 Temmuz günü hastaneden taburcu olur.22 lipca obchodzony jest odpust parafialny.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Przez wiele miesięcy leżał w szpitalu.
29 Mayıs 2011 tarihinde Moskova'da bir hastanede akciğer rahatsızlığı nedeniyle hayatını kaybetti.29 maja 2011 zmarł w szpitalu w Moskwie w wyniku komplikacji po przebytej operacji płuc.
Halen bu hastanede çalışmaktadır.Pracuje również w szpitalu.
Özellikle hastanede yatan hastalarda görülür.Dotyczą szczególnie praw pacjentki w otoczeniu szpitalnym.
Sue hastanede bebek doğurmaya çalışmaktadır.W szpitalu Marta rodzi dziecko.
7 Eylül 1939'da yaralandı ve Prag'daki bir hastanede iyileşti.19 września 1939 został ranny, po czym był leczony w Stryju.
Pnömoni ölüme yol açan en yaygın hastaneden edinilmiş enfeksiyondur.Zapalenie płuc jest najpowszechniejszym spośród zakażeń szpitalnych kończących się śmiercią.
9 Eylül'deki çatışmada ciddi şekilde yaralandı ve hastanede birkaç ay geçti.Ranny 2 września w nalocie bombowym, zmarł po kilku dniach w szpitalu.
Karl Wolff sağlığının kötüleşmesi nedeniyle 17 Temmuz 1984 tarihinde Rosenheim'de bir hastanede öldü.Wolff zmarł po ciężkiej chorobie w szpitalu w Rosenheim 15 lipca 1984.
Hastanede hâlâ eğitim gören genç bir doktor olan Félix Rey tarafından tedavi edilmiştir.Został przyjęty do szpitala Hôtel-Dieu w Arles, gdzie opiekę nad nim roztoczył młody doktor Félix Rey.
Buradaki bir hastanede cesedi bir küvetin içinde basına gösterilmiştir.Jego ciało znaleziono w śpiworze wewnątrz autobusu.
Hastanede geçirilen kısa bir sürenin ardından Ma, Jack'i alır ve anne babasının evine götürür.Wkrótce Jack dostaje zawału serca i rodzice decydują o tym, że zostanie w domu.
Sonraki hafta onu hastaneden kaçırdı.Jednak po tygodniu opuścił szpital.
Üç ay hastanede tedavi edildikten sonra tekrar Paris Başkonsolosluğundaki görevinin başına geri dönmüştür.Po wyleczeniu powrócił do pracy duszpasterskiej w parafii Trình Xuyên na 3 lata.
"Gaziosmanpaşa saldırganı hastanede öldü".Napastnik zmarł w szpitalu (pol.). .
Olay sonunda yakalanan hırsız, üç gününü hastanede geçirdi.Wspomniany wcześniej Zając spędził trzy miesiące w szpitalu.
22. Eski Hastanedeki Şapel.XX w. pierwsze hotele.
Günün çoğunu hastanede geçirdi.Większą część dnia dnia spędziła w szpitalu.
Kyuhyun 5 Temmuz 2007 tarihinde hastaneden tam 78 gün sonra taburcu oldu.Kyuhyun blev utskriven 5 juli 2007, 78 dagar senare.
Hastanede tedavi edilen hastaların %90'ından fazlası ilk verilen antibiyotiklerle düzelir.För de som behandlas på sjukhus förbättras 90 % med det antibiotika som först administreras.
Daha sonra hastanede ölmüştü.Han avled senare på sjukhus.
Bunların yaklaşık 50 bini hastanede yatarak tedavi şeklinde geçirildi.65 personer blev så sjuka att de vårdades på sjukhus.
Bu esnada hastanede kapsamlı bir genişleme ve modernizasyon gerçekleştirdi.Sjukhuset utökades och moderniserades i flera etapper.
Üçlü, hastaneden ayrılır ve eve gider.Ambulansen kommer och de åker iväg till sjukhuset.
Mahallenin isminin kökeni burada 1499 yılında Beatriz Galindo tarafından kurulan bir hastaneden gelmektedir.Säkert härstammar namnet från dess gamla sjukhus, grundat 1499 av Beatriz Galindo ”La Latina”.
Pnömoni ölüme yol açan en yaygın hastaneden edinilmiş enfeksiyondur.Lunginflammation är den vanligaste sjukhusförvärvade infektionen som leder till döden.
Viyana'daki bir hastanede tedavi gördüğü sırada 12 Ekim 1956'da zatülcenpten ötürü ölmüştür.Han avled på ett sjukhus i New York på grund av magcancer 12 oktober 1961.