Eve döndüğünde Will babasının kalp krizi geçirdiğini ve hastanede olduğunu öğrenir.Will regresa a casa y descubre que su padre está en el hospital.
Monroe, iki hafta boyunca hastanede tedavi gördü.Fry ha estado dos semanas velándola en el hospital.
Daha sonra hastanede ölmüştü.Falleció en el hospital.
Bir süre sonra, Perowne, hastaneden Baxter'a çok acil bir operasyon yapması için çağrılır.Esa noche, Perowne es llamado al hospital y opera de emergencia a Baxter.
Beth, Dr. Edwards'a neden hastanede kalmaya devam ettiğini sorar.Beth le pregunta al Dr. Edwards por qué se queda en el hospital y permite a los oficiales que lo traten así.
Bir yaralı ise hastanede yaşamını yitirdi.Uno de los heridos falleció posteriormente en un hospital.
Dört ay iyileşmek için hastanedeydi.Estuvo en el hospital durante cuatro meses.
Hastanede kaldığı süre içerisinde durumu giderek kötüleşti.Durante su permanencia en el hospital su estado empeoró progresivamente.
Kyuhyun 5 Temmuz 2007 tarihinde hastaneden tam 78 gün sonra taburcu oldu.Salió del hospital el 5 de Julio de 2007, 78 días después.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Había estado en el hospital por un mes.
Buradaki bir hastanede cesedi bir küvetin içinde basına gösterilmiştir.La policía encontró su cuerpo en una bañera.
22. Eski Hastanedeki Şapel.Canals Antiguo Hospital.
Hitler savaşın kaybedildiğini hastanede öğrenir.Hasta que al final, Hitler reconoce que la guerra está perdida.
Bir süre sonra hastanedeki görevinden ayrılarak Paris’e gitti.Muere poco antes de llegar al Hospital de París.
97 yaşındayken Budapeşte'de bir hastanede öldü.Falleció en un hospital de Hong Kong a la edad de 96 años.
Hastanede herkesi öldürür.Muere en el hospital.
Hastanede 24 saat acil tıbbi yardım hızmetı gösterilmektedir.Monitorización ambulatoria de presión arterial de 24 horas.
Sonraları hastaneden çıkar.Entonces se escapa del hospital.
Hastaneden yürüyerek çıkmıştır.Camino del Hospital.
Bir hastanede çalışmak istemezdim.Non vorrei lavorare in un ospedale.
Tom hastanede değil, değil mi?Tom non è in ospedale, vero?
James Joyce, yaralı Beckett için hastanede özel bir oda hazırlattı.James Joyce organizzò una stanza privata all'ospedale per l'infortunato Beckett.
Banda, 25 Kasım 1997 yılında 99 yaşında Güney Afrika Cumhuriyeti'nde bir hastanede hayatını kaybetmiştir.Banda morì in un ospedale sudafricano nel novembre 1997, all'età di 99 anni.
Dört ay iyileşmek için hastanedeydi.Rimase nell'ospedale degli Incurabili per ben quattro anni.
Hastanede herkesi öldürür.Uccide tutti nella stanza.
Özellikle hastanede yatan hastalarda görülür.Lo si troverà sempre davanti agli ospedali.
Max ölmez ama kendisi hastanede ölür.La moglie non sopravvive all'operazione e muore in ospedale.
Günümüzde çalışmalarına bu hastanede devam etmektedir.Stiamo lavorando al soggetto in queste ore.
Ancak o gece tek çocukları Michele hastanede ölür.L'unica superstite è Michela che è ricoverata in fin di vita all'ospedale.
Ataklardan %20'den daha azı hastanede yatış gerektirir.Meno del 20% delle riacutizzazioni richiedono il ricovero ospedaliero.
Daha sonra hastanede ölmüştü.Morì poco dopo in ospedale.
Hastalar vitrektomiden kısa bir süre sonra evine dönebilir veya bir gece hastanede kalmaları istenebilir.Qui la rassicurano, ma le chiedono di rimanere ricoverata per un giorno.
Tedavisi devam ederken 5 Ağustos 1967'de yattığı hastanede sabaha karşı 04.30'da vefat etti.Cal viene comunque portato all'ospedale dal quale fuggì in 5.24.
Hastanede yattığı odaya yeni bir hasta gelir.Al castello giunge un nuovo paziente.
I. Dünya Savaşı sırasında, Heidelberg'deki bir askeri hastanede müdürlük yaptı.Durante la prima guerra mondiale, è direttore di un sanatorio in Belgio.
Hastanede iyileştikten sonra savaşın geri kalan bölümünü beden eğitimi öğretmeni olarak geçirdi.Dopo il recupero della salute, egli trascorse il resto della guerra come ufficiale di stato maggiore.
Hastanede çalışıyorum.Я работаю в больнице.
Tom hâlâ hastanede.Том ещё в больнице.
Tom hâlâ hastanededir.Том ещё в больнице.
O, şimdi hastanededir.Она сейчас в больнице.
O şimdi hastanede.Она сейчас в больнице.
O, hastanede bilincine tekrar kavuştu.Он пришёл в сознание в больнице.
O, hastanededir.Я был в больнице.
Şu anda hastanededir.Он сейчас в больнице.
Şu anda hastanedeyim.Я сейчас в больнице.
Bir hafta boyunca hastanede yattım .Я был неделю в больнице.
Yetkililer tarafından haberdar edilen Dük, hastanede Alman esiri ziyaret etti.Герцог при получении информации со стороны властей, посетил немецкого пленного в больнице.
Dördüncü bir rehine ise Uganda Ordusu'na ait askerler tarafından yakınlardaki bir hastanede öldürüldü.Четвёртый заложник был убит офицерами угандийской армии в близлежащем госпитале.
Bill, hastanede uyanır ve kalbinin bulunduğu yerde mekanik bir cihaz takılı olduğunu fark eder.Билл просыпается в больнице и обнаруживает, что вместо сердца ей было установлено механическое устройство.
Nanite kazasından önce, hastanedeki çocukları eğlendirmek üzere eğitilmiş bir terapi şempanzesiydi.Перед нано-взрывом Бобо был шимпанзе для терапии, развлекающий детей в больнице.
Avrupa kıtasına ise bu ülkelerde hastanede yatmakta olan hastalar tarafından getirilmiştir.Они были занесены в Европу из этого региона людьми, которые проходили госпитализацию в названных странах.
26 Ocak - Güney Kore'nin Miryang kentindeki hastanede çıkan yangında 41 kişi hayatını kaybetti.Пожар в больнице южнокорейского города Мирян унёс жизни 41 человека.
O hastaneden taburcu olan son kazazedeydi.Из-за него пришлось эвакуировать единственную больницу.
1922 - İnsülin, ilk kez Kanada’da bir hastanede hastalar üzerinde denendi.В 1922 году в роддоме при госпитале впервые в Аргентине, был применён метод безболезненных родов.
Gizlice Almanya'ya gitmiştir ve orada bir hastanede çalışmaya başlamıştır.Она просится в разведку и начинает работать в немецком госпитале.
Alfred ve Thomas aynı hastanede ve aynı zamanlarda doğmuştur.Вакаба и Ко родились в один день и в одной больнице.
Daha sonra hastanede ölmüştü.Однако в госпитале он скончался.
Dört ay iyileşmek için hastanedeydi.На лечение в госпитале ушло 4 месяца.
18 Mart 2012'de Hong Kong'daki bir hastanede yaşamını kaybetti.Умер 20 марта 2013 года в одной из сингапурских больниц.
Yaklaşık 30-40 dakika sürer ve 1 gün hastanede yatma süresi vardır.Это лечение длится около часа, необходимость пребывания в больнице – одни сутки.