20 Temmuz 2020'de COVID-19 nedeniyle 62 yaşında Guatemala Şehrindeki bir hastanede öldü. [1]Villavicencio died of COVID-19 at a hospital in Guatemala City on 20 July 2020, aged 62.[1]
Woods 25 Temmuz 2020'de Florida'nın Sarasota kentinde bir hastanede COVID-19 nedeniyle öldü. [1]Woods died July 25, 2020 in a hospital in Sarasota, Florida from the coronavirus.[1]
12 Eylül 2020'de Kahire'de bir hastanede COVID-19 nedeniyle öldü.[1]He died on 12 September 2020 in a hospital in Cairo due to COVID-19.[3]
Yardımcılara işe başlamadan önce hastanede elli saat eğitim verildi.The auxiliaries were given fifty hours training in hospital before they started work.
Hastanede, birkaç gün sonra Singapur düşene kadar röntgen makinelerini çalışır halde tuttu.At the hospital, he kept the X-ray machines going[15] until Singapore fell a few days later.
Hastanedeki doktor asistan Tae-joon onu takip edenlerden kurtulmasına yardım eder.A doctor at the hospital, medical resident Tae-joon, helps him to escape his pursuers.
Palach, eyleminden üç gün sonra hastanede yanıklarından öldü.Palach died from his burns several days after his act, at the hospital.
Hastanedekilere sigara içen adamdan bahseder ama kimse bu adamı görmemektedir.He tells the other hospital patrons, but no one believes him.
Hastanede kaldığı süre boyunca dört hayaletle karşılaşır.During his stay in the hospital he eventually meets four ghosts.
Sang-man hastaneden taburcu edilir ve hayaletler onu evine kadar takip eder.Sang-man is released from the hospital and the ghosts follow him back to his apartment.
Brecker, Manhattan'daki bir hastanede lösemi komplikasyonlarından öldü.He made his final public performance on June 23, 2006, playing with Hancock at Carnegie Hall.
Hastanede Ortopedi cerrahı olan Dr. Vinod Khanna şunları söyledi: "yaşam destek sistemi üzerinde.Dr Vinod Khanna, an orthopaedic surgeon at the hospital said: "He is on life support system.
Kesin bakıma geçiş: Hastanede uygun özel bakım sağlanır.Transfer to definitive care: Appropriate specialized care is provided at the hospital.
Ukraynalı yetkililer hastanede meydana gelen hasarı "devasa" olarak nitelendirdi.Ukrainian authorities described the damage to the hospital as "colossal".
8 Şubat 2010'da Saint Petersburg'daki bir hastanede öldü.[1]She died at 8 February 2010 in a hospital in Saint Petersburg.[3]
Yalnızca ilk haftada 547 yeni vaka bildirildi ve birçoğunun hastanede bakıma ihtiyacı vardı.In the first week alone, 547 new cases were reported and many required hospital care.
Üç gün sonra Varşova'daki bir hastanede [2] öldü. [3] Varşova'daki Powązki Mezarlığı'na gömüldü .Siemion was awarded many cultural and state awards, including the Order of Polonia Restituta.
Günümüzde, Jin bir hastanede uyanır.In the present, Jin wakes up in a hospital.
Hastanede birkaç gün kaldıktan sonra Cochrane basit komutlara yanıt verebildi.After a few days in the hospital, Cochrane was able to respond to simple commands.
Devrimden sonra işinden kovuldu, zorla testosteron enjekte edildi ve hastanede tedaviye alındı.After the revolution, she was fired, forcedly injected with testosterone, and institutionalized.
Hastanede hastalar tarafından saldırıya uğrar ama uyanır.She is attacked by patients at the hospital but wakes up.
Bir hastanede uyandığında, Dan'in ölüm haberini ve çocuğuna hamile olduğunu duyar.Waking in a hospital, she hears the news of Dan's death and that she is pregnant with his child.
Hastane hekimliği, hastanede yatan hastaların genel tıbbi bakımıdır.Hospital medicine is the general medical care of hospitalized patients.
Prosektörlük hastanede ikincil bir pozisyondu.Prosector was a secondary position in the hospital.
Daha sonra Villevêque'deki hastanede çalışmaya başladı.Later, he was employed at the hospital in Villevêque.
Hasta olduğunu bilseydim seni hastanede ziyaret ederdim.Wenn ich gewusst hätte, dass du krank warst, hätte ich dich im Krankenhaus besucht.
Hastanedeyken sadece bir kişi ziyaretime gelmiş.Als ich im Krankenhaus war, ist nur ein Mensch zu mir auf Besuch gekommen.
Hastaneden çok kötü haberler aldık.Vom Krankenhaus erhielten wir äußerst schlechte Nachrichten.
Hastanede, bazıları çok ağır yaralanmış pek çok hasta gördüm.Ich habe viele Patienten im Krankenhaus gesehen, von denen einige schwer verletzt waren.
Tom neden hastanede?Warum ist Tom im Krankenhaus?
Tom hâlâ hastanede olabilir.Möglicherweise ist Tom noch im Krankenhaus.
Tom hastanede uyandı.Tom wachte im Krankenhaus auf.
Üç gündür hastanede yatıyor.Sie liegt schon seit drei Tagen im Krankenhaus.
Max gözünü hastanede açar.Max wacht im Krankenhaus auf.
Daha sonra hastanede ölmüştü.Er verstarb später im Krankenhaus.
Carlo Levi, 1975 yılında zatürre nedeni ile Roma'da bir hastanede yaşamını yitirdi.Carlo Levi starb 1975 in einem römischen Krankenhaus an Lungenentzündung.
Darbeciler, yargılamaya gitmek yerine hastanede kuyruk olmayı huy edindiler.Arme Alte wurden anstelle dessen zur Mitarbeit im Spital verpflichtet.
Elizabeth ve babası oğullarının hastanedeki ziyaretinde polis tarafından alındı ve karakola götürüldü.Elizabeth und ihre Schwestern verließen ihr Asyl und wurden an den Hof gerufen.
25 Temmuz 2017'de Tokyo'da 52 yaşında bir hastanede kanserden öldü. ^ ^ 木村太郎さん52歳=衆院議員.Er starb an Krebs am 25. Juli 2017, in einem Krankenhaus in Tokio, im Alter von 52 Jahren.
Oyunun ana karakterleri özel bir psikiyatrik hastanede hasta olarak bulunan üç fizikçidir.Titelfiguren sind drei Physiker, die als Patienten in einer privaten psychiatrischen Klinik leben.
Bir yaralı ise hastanede yaşamını yitirdi.Ein schwer Verletzter starb später noch im Krankenhaus.
20 Nisan 2012 tarihinde zatürreden dolayı, kaldırıldığı hastanede vefat etmiştir.Am 20. Mai 2014 verstarb er aus unbekannter Ursache im Schlaf.
Hastanede kayıtlar mevcuttu.Die Datenhaltung liegt im Krankenhaus.
Doktorların hastanedeki ikinci yıllarını anlatır.Zwei alte Männer erzählen im Krankenhaus von ihrem Leben.
Bu hastanede psikiyatrisliğini Dr. Sam Loomis yapmıştır.Dort gelangt er in die Obhut des Psychiaters Dr. Sam Loomis.
Özellikle hastanede yatan hastalarda görülür.Es wird vor allem in Krankenhäusern eingesetzt.
Sonuç olarak sevk edildiği Tunus'taki hastanede 4 Ocak'ta hayatını kaybetti.Er wurde in ein Krankenhaus in Tunis gebracht, wo er am 4. Januar 2011 verstarb.
Hastanedeyken yaşlı bir vampirin ilgisini çekmiştir.Durch die Aufregung landet der alte Mann allerdings im Krankenhaus.
Hastanede herkesi öldürür.Im Krankenhaus stirbt sie.
Olayda üç kişi hemen ölmüş, beş kişi ise olaydan sonra hastanede ölmüştür.An der Unfallstelle verstarben 15 Personen, zwei auf dem Transport und vier später im Krankenhaus.
Hastanede babasından çocuğun hayatını kaybettiğini öğrenir.Im Krankenhaus erfährt sie, dass ihr Vater verstorben ist.
Senaryo gereği; Babası Vince hastanede yatmaktaydı.Ihr Vater Wenzel liegt im Krankenhaus.
Christine Brochant ise aslında hafif bir trafik kazası geçirmiştir ve hastanede yatmaktadır.Brochants Frau ist stattdessen bei einem Verkehrsunfall schwer verunglückt und liegt im Krankenhaus.
John hastanede komadan çıktığında hafızasını kaybetmiştir.Phil liegt seit einem Unfall, den er nach einem Trinkgelage mit Simon erlitt, im Krankenhaus.
İşlem sonrasında çoğunlukla hastanede kalmaya ihtiyaç olmaz.Außerhalb des Krankenhauses kommt es häufig nicht zur Reanimation.
O bir saat önce hastaneden ayrıldı.Elle a quitté l'hôpital il y a une heure.
Kendime geldiğimde, hastanede uzanmıştım.Quand je revins à moi, j'étais allongé à l'hôpital.
Aynı hastanedeydim.J'ai été dans le même hôpital.
Onun annesi hastanede.Sa mère est à l’hôpital.
Siz gelmeden önce ben hastanedeydim.J'étais à l'hôpital avant que vous veniez.