Bu reboksetin isimli bir ilaç. ben de zaman zaman hastalarıma reçete etmiştim.Ez egy reboxetine-nek nevezett gyógyszer. Egy gyógyszer, amit én is felírtam a pácienseimnek.
Bu reboksetin isimli bir ilaç. ben de zaman zaman hastalarıma reçete etmiştim.Inilah obat yang disebut reboxetine. Ini obat yang saya telah resepkan sendiri ke pasien.
Bu reboksetin isimli bir ilaç. ben de zaman zaman hastalarıma reçete etmiştim.Oto lek o nazwie reboksetyna. Osobiście przepisywałem go pacjentom.
Bu reboksetin isimli bir ilaç. ben de zaman zaman hastalarıma reçete etmiştim.Questo è un medicinale chiamato reboxetina. È un medicinale che io stesso ho prescritto a pazienti.
Bu reboksetin isimli bir ilaç. ben de zaman zaman hastalarıma reçete etmiştim.이것은 레복세틴(reboxetine)이라 부르는 약입니다 이것은 제 자신이 환자들에게 처방한 약입니다
Bu reboksetin isimli bir ilaç. ben de zaman zaman hastalarıma reçete etmiştim.Tole je zdravilo reboksetin. Sam sem ga predpisoval pacientom.
Bu reboksetin isimli bir ilaç. ben de zaman zaman hastalarıma reçete etmiştim.Toto je lék zvaný reboxetin. Jedná se o lék, který jsem sám předepsal pacientům.
Bu reboksetin isimli bir ilaç. ben de zaman zaman hastalarıma reçete etmiştim.Voici un médicament appelé réboxetine. C'est un médicament que j'ai moi-même prescrit.
Bu reboksetin isimli bir ilaç. ben de zaman zaman hastalarıma reçete etmiştim.Това лекарство се нарича ребоксетин. Това е лекарство, което самият аз сам предписвал на пациенти.
Bu reboksetin isimli bir ilaç. ben de zaman zaman hastalarıma reçete etmiştim.Це препарат під назвою ребоксетин. Цей препарат я сам призначав пацієнтам.
Bu reboksetin isimli bir ilaç. ben de zaman zaman hastalarıma reçete etmiştim.Это препарат под названием ребоксетин. Я сам назначал его пациентам.
Bu reboksetin isimli bir ilaç. ben de zaman zaman hastalarıma reçete etmiştim.זו תרופה בשם רבוקסטין. תרופה שאני בעצמי רשמתי לפציינטים.
Bu reboksetin isimli bir ilaç. ben de zaman zaman hastalarıma reçete etmiştim.هذا العقار يدعى " ريبوكستين " هذا عقار قمت بوصفه شخصياً لبعض المرضى لدي.
Bu reboksetin isimli bir ilaç. ben de zaman zaman hastalarıma reçete etmiştim.わたし自身 患者さんにこの薬を処方しました わたしはとてもマニアックな医者なので
Bu tamamen hasta bakımı ile ilgili. Network'ümüzde hiç bir doktor yoktu. Bu hastalar ile ilgili.אז איך אנחנו לוקחים את זה ומביאים להם כלי
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).Aceasta corespunde tendin†elor raportate privind num≤rul de pacien†i sub tratament (vezi Capitolul 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).Dane te są zgodne z tendencjami dotyczącymi liczby pacjentów poddawanych leczeniu (patrz rozdział 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).Detta motsvarar rapporterade trender för antalet klienter i behandling (se kapitel 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).Dette er i tråd med de indberettede tendenser med hensyn til antallet af klienter i behandling (se kapitel 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).I quantitativi consumati si sono stabilizzati in entrambe le regioni tra il 1997 e il 2000, ma da
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).Tämä vastaa hoidossa olevien asiakkaiden määrissä havaittuja suuntauksia (katso luku 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).To odpovídá hlášeným trendům v počtu klientů podstupujících tuto léčbu (viz kapitola 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).Toto sa zhoduje s trendmi uvádzanými v počtoch liečených pacientov (pozri kapitolu 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).To ustreza zabeleženim trendom glede števila oseb na zdravljenju (glej poglavje 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz. Bölüm 2).Αυτό συνάδει µε τις αναφερόµενες τάσεις όσον αφορά τον αριθµό των ατόµων υpiό θεραpiεία (βλέpiε κεφάλαιο 2).
Bu, tedavi gören hastaların sayısına dair rapor edilen eğilimlere uygundur (bkz.Това съответства на отчетените тенденции за броя на пациентите, подложени на лечение (вж. Глава 2).
Bu tedavi programında hastalar arasında yüksek düzeylerde uyumluluk ve tedavi memnuniyeti yakalanmıştır.A kezelési program kliensei körében magas fokú engedelmességet és a kezeléssel való elégedettséget ért el.
Bu tedavi programında hastalar arasında yüksek düzeylerde uyumluluk ve tedavi memnuniyeti yakalanmıştır.Klienterna fullföljde i hög grad och var nöjda med behandlingsprogrammet.
Bu tedavi programında hastalar arasında yüksek düzeylerde uyumluluk ve tedavi memnuniyeti yakalanmıştır.O programa de tratamento obteve níveis elevados de adesão e de satisfação entre os seus utentes.
Bu tedavi programında hastalar arasında yüksek düzeylerde uyumluluk ve tedavi memnuniyeti yakalanmıştır.Tento liečebný program dosiahol vysokú úroveň súladu a spokojnosti medzi pacientmi.
Bu verileri alıyor ve onun gibi hastaları bulup, verilerini bir araya getirebiliyorsunuz.Bierzesz te dane, znajdujesz pacjentów jak on i zbierasz je razem.
Bu verileri alıyor ve onun gibi hastaları bulup, verilerini bir araya getirebiliyorsunuz.Ebbene, si prendono quei dati, troviamo i pazienti come lui, e mettiamo i loro dati insieme.
Bu verileri alıyor ve onun gibi hastaları bulup, verilerini bir araya getirebiliyorsunuz.Et vous prenez ces données, et nous trouvons des patients comme lui, et nous mettons
Bu verileri alıyor ve onun gibi hastaları bulup, verilerini bir araya getirebiliyorsunuz.그런 데이터를 가지고 그와 비슷한 환자를 찾고,
Bu verileri alıyor ve onun gibi hastaları bulup, verilerini bir araya getirebiliyorsunuz.Si iei acele informatii, si gasim pacienti ca el, si imbinam datele lor.
Bu verileri alıyor ve onun gibi hastaları bulup, verilerini bir araya getirebiliyorsunuz.Y tomas esos datos, y encontramos los pacientes como él, y traemos sus datos.
Bu verileri alıyor ve onun gibi hastaları bulup, verilerini bir araya getirebiliyorsunuz.Вземат се тези данни, откриваме пациенти като него и събираме данните им заедно.
Bu verileri alıyor ve onun gibi hastaları bulup, verilerini bir araya getirebiliyorsunuz.Итак мы берем информацию, находим больных с похожим профилем и соединяем всё это.
Bu verileri alıyor ve onun gibi hastaları bulup, verilerini bir araya getirebiliyorsunuz.אז אנחנו מאחדים את כולם ככה שהם מאוגדים
Bu verileri alıyor ve onun gibi hastaları bulup, verilerini bir araya getirebiliyorsunuz.تقومون بأخذ هذه البيانات ، ,ونقوم بايجاد المرضى الذين هم مثله ، ونجلب
Bu verileri alıyor ve onun gibi hastaları bulup, verilerini bir araya getirebiliyorsunuz.全てのデータを合わせます さらに履歴も加えます
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Alegând această cale, va fi mai bine atât pentru pacienţi, cât şi pentru ştiinţă.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Att följa denna väg sanningsenligt kommer att vara bättre för våra patienter och bättre för vetenskapen.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Dem treu zu bleiben wird sowohl unseren Patienten als auch der Wissenschaft besser bekommen.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Essere fedeli a quel percorso sarà meglio per i nostri pazienti e meglio per la scienza.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Hű maradni ahhoz az úthoz, amely jobb lesz a betegeinknek és a tudománynak egyaránt.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.이 길에 충실하는게 우리 환자들을 위해서 더 좋고, 과학을 위해서도 더 좋을 것입니다.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Luôn đi theo con đường đó sẽ tốt hơn cho bệnh nhân của chúng ta và tốt hơn cho khoa học
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Permanecer fiel a esse caminho será melhor para os nossos pacientes e melhor para a ciência.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Takie podejście będzie lepsze dla pacjentów i lepsze dla nauki.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Tetap berada di jalur tersebut akan lebih baik bagi pasien kita dan akan lebih baik untuk ilmu pengetahuan.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Věrnost této cestě bude lepší pro naše pacienty a lepší pro vědu.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Voor onze patiënten en voor de wetenschap is het beter om dat pad te blijven volgen.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Придържането към този път ще бъде по-добре за нашите пациенти и по-добре за науката.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Этот путь принесет пользу и нашим пациентам, и науке.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Якщо ми не звернемо з цього шляху, це піде на користь нашим пацієнтам і науці.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.אלא מתפתחת כל הזמן. להשאר נאמן לנתיב יהיה טוב יותר לחולים שלנו וטוב למדע.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.البقاء في هذا الطريق سيصب في مصلحة مرضانا ومصلحة العلم أيضاً.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.同埋要明白科學無永遠嘅事實 而係不斷演變緊嘅 緊守呢個諗法對我哋病人 同埋科學都有好處
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.患者と科学 両方にとって良いことです 肥満がただの 代謝病の指標だとしたら