Ana içeriğe geç
Sözlük

hastalar ile cümle

hastalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bugün daha erken saatlerde kendileri ile ilgili vakalarda kontrolü ele almış hastaları,Sie haben heute bereits Geschichten gehört über Patienten, die Kontrolle über ihre Krankheitsfälle übernehmen,
Bugün daha erken saatlerde kendileri ile ilgili vakalarda kontrolü ele almış hastaları,Uds. han oído otras historias hoy sobre pacientes que han tomado el control de sus casos, pacientes que dicen:
Bugün daha erken saatlerde kendileri ile ilgili vakalarda kontrolü ele almış hastaları,Už jsme dnes slyšeli příběhy pacientů, kteří vzali své případy do vlastních rukou, pacientů, kteří říkají:
Bugün daha erken saatlerde kendileri ile ilgili vakalarda kontrolü ele almış hastaları,По-рано днес чухте истории за пациенти, които са взели в свои ръце своите случаи, пациенти, които казват:
Bugün daha erken saatlerde kendileri ile ilgili vakalarda kontrolü ele almış hastaları,Сегодня вы уже слышали истории о пациентах, которые сами управляют своим лечением, которые говорят:
Bugün daha erken saatlerde kendileri ile ilgili vakalarda kontrolü ele almış hastaları,שמעתם סיפורים מוקדם יותר היום על חולים שלוקחים אחריות על מקריהם,
Bugün daha erken saatlerde kendileri ile ilgili vakalarda kontrolü ele almış hastaları,لقد سمعت عديد من القصص صباح اليوم عن بعض المرضى الذين يتحكمون في زمام حالاتهم المرضية ،
Bugün daha erken saatlerde kendileri ile ilgili vakalarda kontrolü ele almış hastaları,「治る可能性は分かっているけど、自分で色々な情報を検索してみよう。」 という活動的な姿勢についての
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.Alcuni di quei pazienti hanno giocato a un videogioco dove devono guidare in una piccola città.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.Alguns desses doentes jogaram um jogo de vídeo enquanto conduziam numa pequena cidade.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.Câțiva pacienți epileptici au jucat un joc video în care conduceau printr-un mic oraş.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.Dan beberapa pasien ini bermain sebuah video game saat mereka selesai mengelilingi sebuah kota kecil.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.이런 환자들중 일부는 작은 도시를 운전하고 돌아다니는 비디오 게임을 해보기도합니다.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.Några av de här patienterna spelade ett TV-spel där de körde omkring i en liten stad.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.Néhányuk videojátékot játszott, amelyben egy kisvárosban kellett közlekedniük.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.Niektórzy z nich grali w grę video, w której jeździli po miasteczku.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.Sommige patiënten speelden een videospelletje waarbij ze rondreden in een kleine stad.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.Und einige dieser Patienten spielten ein Videospiel, in dem sie in einer kleinen Stadt herumfahren.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.Vài bệnh nhân trong số đó chơi video game trong đó họ lái xe xung quanh một thị trấn nhỏ.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.Y algunos de estos pacientes jugaron un video juego donde conducían alrededor de un pequeño pueblo.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.Κάποιοι από αυτούς τους ασθενείς έπαιζαν ένα ηλεκτρονικό παιχνίδι στο οποίο οδηγούσαν μέσα σε μία μικρή πόλη.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.Дехто з них грали у відео гру, де вони їздили на автомобілі по невеликому містечку.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.Некоторые из пациентов играли в видеоигру — ездили на машине по небольшому городу.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.Някои от тези пациенти играли видео игра, при която шофират из малко градче.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.וחלק מהחולים האלה שיחקו במשחק וידאו שבו הם נוהגים בעיר קטנה.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.وبعض هؤلاء المرضى لعبوا لعبة فيديو حيث يقودون في أرجاء مدينة صغيرة.
Bu hastalardan bazıları, küçük bir şehirde araba kullandıkları bir bilgisayar oyunu oynadılar.したことがありました 街の特定の場所をドライブすると
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""À quel point ces patients pensent-ils avoir souffert?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""¿Cuánto piensan estos pacientes que han sufrido?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""Cum şi-au perceput aceşti pacienţi suferinţa"?
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""Do akej miery si títo pacienti uvedomovali že trpia?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?"Hoeveel pijn denken deze patiënten dat ze hebben gehad?
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""Hur mycket trodde dessa patienter att de led?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""Hvor meget mente patienterne selv, de led?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""Jak moc si tito pacienti myslí, že trpěli?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""Jak pacjenci oceniali własne cierpienie?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""그들이 생각하는 고통은 어느정도일까요?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""Kuinka paljon nämä potilaat uskovat itse kärsineensä?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""Mennyire gondolták úgy ezek a betegek, hogy szenvednek?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""Những bệnh nhân này nghĩ họ chịu đau nhiều bao nhiêu?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""Penderitaan sebesar apa yang pasien-pasien ini pikir mereka rasakan ?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""Quanto é que estes pacientes pensam que sofreram?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?" Ve şaşırtıcı olan şu ki:"Quanto questi pazienti pensano di aver sofferto?" ed ecco la sorpresa:
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""Wie sehr dachten diese Patienten, dass sie litten?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""Πόσο πίστευαν οι ίδιοι οι ασθενείς ότι υπέφεραν;"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""Насколько сильно, по мнению самих пациентов, они страдали?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""Тези пациенти колко мислели, че са страдали?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""Як сильно, на думку пацієнтів, вони страждали?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?""כמה חשבו המטופלים הללו שהם סבלו?"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?"" كم يحس أؤلئك المرضى أنهم عانوا من الألم؟"
"Bu hastalardan hangisi daha çok acı çektiğini düşünüyor?"患者Bよりも
Bu hastalardan her 60 saniyede bir ağrı miktarlarını rapor etmeleri istenmişti.De blev spurgt om at bedømme smerteniveauet hvert 60. sekund.
Bu hastalardan her 60 saniyede bir ağrı miktarlarını rapor etmeleri istenmişti.De ombads rapportera sin smärta var 60:e sekund.
Bu hastalardan her 60 saniyede bir ağrı miktarlarını rapor etmeleri istenmişti.Foi-lhes pedido para reportar a sua dor a cada 60 segundos.
Bu hastalardan her 60 saniyede bir ağrı miktarlarını rapor etmeleri istenmişti.Heitä pyydettiin arvioimaan kipuaan minuutin välein.
Bu hastalardan her 60 saniyede bir ağrı miktarlarını rapor etmeleri istenmişti.Họ được yêu cầu báo cáo lại mức độ đau mỗi 60 giây.
Bu hastalardan her 60 saniyede bir ağrı miktarlarını rapor etmeleri istenmişti.자신이 얼마나 고통스러운 지에 관하여 기록하기를 요청 받았습니다.
Bu hastalardan her 60 saniyede bir ağrı miktarlarını rapor etmeleri istenmişti.Megkérték őket, hogy percenként jelezzék a fájdalmaikat.
Bu hastalardan her 60 saniyede bir ağrı miktarlarını rapor etmeleri istenmişti.On leur demanda de décrire leur douleur toutes les 60 secondes.
Bu hastalardan her 60 saniyede bir ağrı miktarlarını rapor etmeleri istenmişti.Pacienti hodnotili bolest každých 60 vteřin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod