Bence çok yakında,kendi yağlarından üretilmiş kök hücrelerle tedavi olan hastalar göreceğiz.Och jag tror att ni ganska snart kommer se patienter behandlas med deras egna fettutvunna stamceller.
Bence çok yakında,kendi yağlarından üretilmiş kök hücrelerle tedavi olan hastalar göreceğiz.ואני חושב שדי בקרוב, תראו חולים מטופלים עם תאי הגזע שלהם עצמם, שהופקו מהשומן שלהם
Bence çok yakında,kendi yağlarından üretilmiş kök hücrelerle tedavi olan hastalar göreceğiz.治療を受ける患者が出てくるでしょう 先程 病気を治療する方法を
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.Am spus: "Pentru că nu vroia să stea cu alţi pacienţi?"
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.E eu: "Então, porque é que ele não se dá com outros doentes?"
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.E ho detto,"Beh, che problema c'è, non vuole socializzare con gli altri pazienti?"
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.Erre én, "Miért, mert nem akart a többi beteggel együtt lógni?"
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.J'ai dit, " Et puis quoi, il ne voulait à passer du temps avec les autres patients ? "
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.제가 물었죠. "그럼, 그는 왜 다른 환자들과 함께 어울리지 않으려고 하죠?
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.Spýtal som sa: "A čo, že nechcel byť s inými pacientmi?"
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.Und ich sagte: "Nun ja, nur weil er nicht mit den anderen Patienten abhängen wollte?"
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.Và tôi nói "Ừ thì sao nào, anh ta không muốn dây dưa đến những bệnh nhân khác?"
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim."Wat betekende het dat hij geen omgang wilde met de andere patiënten?"
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.Y dije: "Bueno, ¿pero por qué él no quería pasar el rato con los otros pacientes?"
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.Zapytałem: "A fakt, że nie chciał przebywać z innymi pacjentami?"
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.Είπα: "Τι φταίει δηλαδή; Ότι δεν ήθελε να τριγυρνάει με τους άλλους ασθενείς;"
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.І я запитав: "Чому ж тоді він не спілкується з іншими пацієнтами?"
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.Казах: "Той не иска ли да общува с другите пациенти?"
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.Я спросил: "А то, что он не хотел общаться с другими пациентами?"
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.שאלתי, "רגע, הוא לא רצה להסתובב עם יתר החולים?"
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.قلت: "حسنا، هو لم يرد أن يختلط بالمرضى الآخرين؟"
Ben de "Nasıl yani, diğer hastalarla bir arada olmak istemedi mi?" dedim.典型的なサイコパスには 誇張と 共感の欠如が見られます
Benim Gibi Hastalar adlı siteyi göstereceğim.함께 시작했던 회사에 대해서 보여드릴 것입니다.
Benim Gibi Hastalar adlı siteyi göstereceğim.החברה שאני, אחי הצעיר,
Benim Gibi Hastalar adlı siteyi göstereceğim.وصديق عزيز من معهد ماساتشوستس للتكنولوجيا.
Benim Gibi Hastalar adlı siteyi göstereceğim.ここに実際の患者がいます 現在 45,000人ほどですが
Benim giriş bölümümde belirtildiği gibi, Hastaların kendi verilerine sahip olmaları gerektiğini düşünüyorum.Como dije en la introducción, yo sé por qué digo que los pacientes deberían tener acceso a sus datos clínicos.
Benim giriş bölümümde belirtildiği gibi, Hastaların kendi verilerine sahip olmaları gerektiğini düşünüyorum.Jak jsem již zmínil v úvodu, už v minulosti jsem žádal, aby měli pacienti přístup ke svým informacím.
Benim giriş bölümümde belirtildiği gibi, Hastaların kendi verilerine sahip olmaları gerektiğini düşünüyorum.И, как я говорил в самом начале, я знаю, когда я говорю о том, что пациентам нужен доступ к их данным.
Biraz çay ya da kahve hazırlıyor ve hastalara ailelere, yakınlara şunu soruyor:그녀는 커피나 차를 한 잔 따라서 환자와 가족, 친척들에게 이런 질문을 합니다
Biraz çay ya da kahve hazırlıyor ve hastalara ailelere, yakınlara şunu soruyor:Врач делает чашечку кофе или чая и спрашивает пациентов, семью, родственников:
Biraz çay ya da kahve hazırlıyor ve hastalara ailelere, yakınlara şunu soruyor:היא מגישה כוס קפה או תה ושואלת חולים, משפחה, קרובים,
Biraz çay ya da kahve hazırlıyor ve hastalara ailelere, yakınlara şunu soruyor:هي تقدم فنجان صغير من القهوة أو كوب من الشاي وتسأل المرضى، الأسرة، والأقارب،
Biraz çay ya da kahve hazırlıyor ve hastalara ailelere, yakınlara şunu soruyor:家族や親せきに「最近どう? 私達にできることはありますか?」
Birçok insan Sudoku çözüyor. Aslında bazı doktorlar hastalarına öneriyor.많은 사람들이 수도쿠를 하죠. 사실 일부 의사들의 처방이기도 합니다.
Birçok insan Sudoku çözüyor. Aslında bazı doktorlar hastalarına öneriyor.Popularne sudoku bywa zalecane przez lekarzy.
Birçok insan Sudoku çözüyor. Aslında bazı doktorlar hastalarına öneriyor.הרבה אנשים פותרים סודוקו. למעשה כמה רופאים רושמים את זה.
Birçok insan Sudoku çözüyor. Aslında bazı doktorlar hastalarına öneriyor.الكثير من الناس يلعبون لعب Sudoku , في الحقيقة أن بعض الأطباء وصفوها كعلاج.
Birçok insan Sudoku çözüyor. Aslında bazı doktorlar hastalarına öneriyor.ソーシャル・メディアやインターネットで起こっていることがあります
Bireyler ve hastalar bu bilgiye sahip olduklarında daha iyi ilaç seçimi ve doz ayarlaması mümkün olacak.Eens dat we dat doorhebben zal een betere dosering en selectie van medicijnen mogelijk zijn.
Bireyler ve hastalar bu bilgiye sahip olduklarında daha iyi ilaç seçimi ve doz ayarlaması mümkün olacak.또한 개인과 환자에게 맡기고 나면 보다 개선된 약 복용 및 선택이 가능해질 겁니다.
Bireyler ve hastalar bu bilgiye sahip olduklarında daha iyi ilaç seçimi ve doz ayarlaması mümkün olacak.la dosificación del fármaco será mejor y también la selección disponible.
Bireyler ve hastalar bu bilgiye sahip olduklarında daha iyi ilaç seçimi ve doz ayarlaması mümkün olacak.וברגע שהדבר נמצא בידיי האינדיבדואל והפציינט, נוכל לתת מינוני תרופות מוצלחים יותר ומבחר טוב יותר.
Bireyler ve hastalar bu bilgiye sahip olduklarında daha iyi ilaç seçimi ve doz ayarlaması mümkün olacak.و حالما تكون في متناول الفرد أو المريض، ستمكن من انتقاء أفضل للجرعات و الأدوية المتوفرة.
Bireyler ve hastalar bu bilgiye sahip olduklarında daha iyi ilaç seçimi ve doz ayarlaması mümkün olacak.より良い薬の用量が分かるようになります 遺伝子だけではなく私たちの習慣や環境といった
Birincil crack hastalarının neredeyse dörtte biri (%22)Fast ein Viertel (22 %) der Crackpatienten konsumiert auch
Birincil crack hastalarının neredeyse dörtte biri (%22)Hoidettavien asiakkaiden profiili
Birincil crack hastalarının neredeyse dörtte biri (%22)Nästan en fjärdedel (22 procent) av de primära crack-klienterna
Birincil crack hastalarının neredeyse dörtte biri (%22)Téměř jedna čtvrtina (22 %)
Bir şekilde bunu daha kabul edilebilir hale getiriyoruz, ama bu durumun hastalar üzerindeki etkisi korkunç.Cierpią na tym pacjenci.
Bir şekilde bunu daha kabul edilebilir hale getiriyoruz, ama bu durumun hastalar üzerindeki etkisi korkunç.책임감을 갖게 된다면, 이런 인식은 더 보편화 될 것입니다. 그러나 당장 환자들이 받는 해는 큽니다.
Bir şekilde bunu daha kabul edilebilir hale getiriyoruz, ama bu durumun hastalar üzerindeki etkisi korkunç.lo troviamo più accettabile, ma l'effetto sui pazienti è schiacciante.
Bir şekilde bunu daha kabul edilebilir hale getiriyoruz, ama bu durumun hastalar üzerindeki etkisi korkunç.מממנים של התעשיה, עורכי כתבי-עת, משום-מה זה יותר מקובל עלינו, אך ההשפעה על החולים היא הרסנית.
Bir şekilde bunu daha kabul edilebilir hale getiriyoruz, ama bu durumun hastalar üzerindeki etkisi korkunç.وقطاع الصناعة، ومحرري المجلات، لسبب ما نتقبلها بشكل أكبر لكن الأثر على المرضى واضح
Bir şekilde bunu daha kabul edilebilir hale getiriyoruz, ama bu durumun hastalar üzerindeki etkisi korkunç.支援する企業や 学術誌の編集者までにわたって 希薄に広がり 許容されがちです しかし 患者に及ぼされた影響こそが 逃れようもない証拠です 影響は今まさに生じていることなのです
Bir sürü kapıdan geçtim ve sağlık merkezine ulaştım, hastalarla burada buluşabilirsiniz.És átvittek egy sor kapun, a wellness központba, ahol a betegekkel találkozhatsz.
Bir sürü kapıdan geçtim ve sağlık merkezine ulaştım, hastalarla burada buluşabilirsiniz.Fui conduzido de portão em portão em portão até ao centro de saúde, que é onde podemos visitar os pacientes.
Bir sürü kapıdan geçtim ve sağlık merkezine ulaştım, hastalarla burada buluşabilirsiniz.문을 지나 다음 문을 지나 또 다음 문을 지나고 또 지나서 건강관리소로 들어갔어요. 여기서 환자들을 만나게 됩니다.
Bir sürü kapıdan geçtim ve sağlık merkezine ulaştım, hastalarla burada buluşabilirsiniz.M-au trecut prin nenumărate porţi, până în centrul de recreere, unde te întâlneşti cu pacienţii.
Bir sürü kapıdan geçtim ve sağlık merkezine ulaştım, hastalarla burada buluşabilirsiniz.Minąłem jedną bramę, a potem wiele następnych, aż do centrum dobrobytu, gdzie można spotykać się z pacjentami.