Ana içeriğe geç
Sözlük

hastalar ile cümle

hastalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Avrupa kıtasına ise bu ülkelerde hastanede yatmakta olan hastalar tarafından getirilmiştir.Man må dog her erindre, at det var europæerne, der bragte disse sygdomme rundt i verden.
KML hastaları tipik olarak 3-5 yıl boyunca normaldirler daha sonra AML benzeri bir tablo meydana gelir.Kighoste optræder typisk som epidemier med 3-5 års mellemrum.
Bunun nedeni de hastaların hareketli kalmalarını sağlamaktır.Sygdommen betyder, at patienten får problemer med at bevæge sig.
Bu nedenle cerrahi sonrasında hastaların gözlerini ovuşturmamaları istenir.Auditoren beder patienten om at lukke øjnene.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.De fleste pasienter blir frisk etter det.
Bazı hastalarda, özellikle makulada bir ödem varsa, belirgin bir görme artışı ile sonuçlanır.Generelt er det slik at dersom en terskelverdi overstiges, innfris en eller annen betingelse.
Bütün hastaların Norveç dolaylarındaki eski bir ortak atadan geldikleri sanılmaktadır.Vi har sett at en del av pasientene kom fra hele «Det Vestenfjeldske Norge».
Bunlar genellikle yaşlı hastalarda daha ciddi sonuçlar verir.Dette er særlig relevant hos eldre pasienter.
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.Mer enn halvparten av pasientene opplever nyreskade, inkludert terminal nyresykdom (ESRD).
Örneğin okul ücretsizdir ve hastaları tedavi etmek devletin görevidir.Behandlingen er gratis og dekkes av det offentlige.
Sibutramin, nöbet geçirmiş olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.Pareidoli har vært observert hos pasienter med tvangslidelser.
Hastaların %80’i sonunda seronegatif duruma gelirler.Omtrent 80 % av pasientene vil få fullt restitusjon.
Bu hastalar uzun süreli istirahattan ve yolculuktan çok rahatsızlık duyarlar.Hesten må få mye ro og hvile i sykdomsperioden.
Hastaların çoğu çocuktur.De fleste barn blir vaksinert.
MS (Multipl skleroz) hastaları için değişik interferonlar kullanılmaktadır.Dette er blant annet vanlig for pasienter med multippel sklerose.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.Sekitar 50% orang akan pulih tanpa pengobatan dalam beberapa hari atau minggu.
Hastanede tedavi edilen hastaların %90'ından fazlası ilk verilen antibiyotiklerle düzelir.Di kalangan mereka yang dirawat di rumah sakit lebih dari 90% membaik dengan pengobatan antibiotik awal.
Ek olarak, teofilin diğer önlemlere cevap vermeyen hastalarda kullanılabilir.Sebagai tambahan, teofilin mungkin berperan bagi mereka yang tidak memberikan respon terhadap pengobatan lain.
Birleşik Devletler ve Kanada’daki hastaların 5–50% kadarı durumlarından haberdardır.Hanya 5–50% dari orang-orang yang terinfeksi di Amerika Serikat dan Kanada yang mengetahui status mereka.
HCV, hastaların 50–80%’inde kronik enfeksiyonu tetikler.HCV menyebabkan infeksi kronis pada 50–80% orang yang terinfeksi.
Bununla birlikte, hastaların %60'ı bir yıl içerisinde ikinci bir atak geçirir.Namun, 60% dari penderita yang mengalami serangan kedua akan pulih dalam satu tahun.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Dokter juga dapat mendorong pasien untuk mengirim pasangan pasien untuk mencari perawatan kesehatan.
Bunlar genellikle yaşlı hastalarda daha ciddi sonuçlar verir.Hal ini lebih sering terjadi pada pasien berusia lanjut.
Afganistan’da yanıkları TVYA’nın %60’ını geçen hastalar nadiren hayatta kalabilmektedir.Di Afghanistan, orang dengan luka bakar lebih dari 60% LPB jarang dapat bertahan hidup.
Hastaların çoğu çocuktur.Banyak dari pasien pengungsi.
Ayrıca hastanelerde yoğun bakım ünitelerindeki kronik hastaları monitörize etmek için de kullanılır.Di rumah sakit juga digunakan untuk memantauan kondisi pasien kronis yang sedang dalam perawatan intensif.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.Pada akhirnya, pasien telah sembuh total.
Hastaların sadece küçük bir bölümünde cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmaktadır.Hanya sebagian kecil pasien yang memerlukan tindakan operasi kembali.
Hastaların bir kısmı, tanıdan sonra bir yıl içerisinde ölmektedir.Hanya sedikit pasien yang bertahan lebih dari setahun setelah pembedahan.
Nebülizasyon, sağlık durumu daha kötü hastalar için kullanım kolaylığı sağlayabilir.Nebulisasi mungkin lebih mudah bagi mereka yang kondisinya lebih tidak sehat.
Bu virüsün bulaştığı hastaların yaklaşık olarak yüzde 35-40'ı hayatını kaybetmektedir.V. major menyebabkan penyakit yang lebih serius dengan tingkat kematian 30–35%.
ÇÇAH. hastalarının yaklaşık %50'si epilepsi hastasıdır.Setengah dari 5% tersebut menderita penyakit otoimun.
Stabil olmayan hastalarda cerrahiye gidilir.Bunlar hastaların % 10-20 sini oluşturur.Penyakit ini bisa berdampak panjang atau bahkan permanen pada 10 hingga 20% pasien yang terinfeksi.
Bu hastalarda Hepatit B pozitifliği yüksektir.Sesungguhnya, tidak semua yang positif Hepatitis B perlu ditakuti.
Aspirin bu hastalarda Reye sendromuna sebep olabilir.Penyakit ini dapat menyebabkan diare pada pengelana.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Người ta ước tính rằng 20% người bị bệnh tiểu đường ở Hoa Kỳ không nhận ra rằng họ mắc bệnh.
Birleşik Devletler ve Kanada’daki hastaların 5–50% kadarı durumlarından haberdardır.Chỉ 5–50% số người bị nhiễm ở Mỹ và Canada được cho là biết mình mắc bệnh.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.Nếu bệnh được điều trị sớm, dùng kháng sinh trong tám tuần có hiệu quả trong 80% trường hợp.
Hastaların çoğu çocuktur.Đa số bệnh nhân là thanh niên trẻ.
HCV, hastaların 50–80%’inde kronik enfeksiyonu tetikler.HCV gây viêm mạn ở 50–80% số người bị nhiễm.
Hastaların omrunde erken teshis olduğu takdirde tedavi suresi kısalmaktadır.Ít có suy gan nếu bệnh nhân được điều trị sớm.
Hastalar bir sesi gerçekten duyduklarını fakat onları anlamlandıramadıklarını ifade etmişlerdir.Bệnh nhân nghe thấy những tiếng nói không có thật, nhưng được bệnh nhân cho là thật.
Sürekli tepki, genotip 4 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastaların 65%’i cıvarındadır.Có khoảng 65% số bệnh nhân nhiễm genotype 4 đáp ứng lâu dài với 48 tuần điều trị.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.Nếu được điều trị thích hợp, hầu hết bệnh nhân sẽ phục hồi hoàn toàn.
HCV genotip 1 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastalardaki sürekli tepki 40-50% cıvarındadır.Có 40-50% số bệnh nhân nhiễm HCV genotype 1 đáp ứng lâu dài với 48 tuần điều trị.
ÇÇAH. hastalarının yaklaşık %50'si epilepsi hastasıdır.Khoảng 30% bệnh nhân bị ảo giác.
Wilms tümörlü hastaların yaklaşık % 10 kadarında henüz ilk tanı sırasında metastazlar bulunmaktadır.Khoảng 99% thai nhi mắc hội chứng Turner đều sẩy tự nhiên trong khoảng ba tháng đầu tiên.
Şeker hastalarına faydalıdır.Dùng thường ngày cho bệnh nhân tiểu đường.
Hastaların çoğu aynı gün evlerine dönüp bir gün sonra da normal yaşamalarına dönebilirler.Thông thường bệnh nhân có thể ra về sau vài giờ và tham gia được những hoạt động bình thường hàng ngày.
Şiddetli hepatik yetmezliği olan hastalarda kullanımı önerilmez.Việc sử dụng aspirin ở những người khỏe mạnh không có lợi ích rõ ràng.
Hastaların çoğu çocuktur.患者の多くは子供であった。
Bunun üzerine gördüğü öbür hastalarıyla karşılaştırmaya girişti.)の患者(これらの患者とみなされた者を含む。
Bunu içen hastalar iyileşir.これを飲むとどんな病気も治る。
II. Hastalar tek perdeden konuşurlar.中二病がかったセリフを吐く。
Hastaların bir tarafları felç olur.そこの患者の関係者が次々に殺害される。
Hastalara yatak istirahati tavsiye edilir.患者相談室を設置。
Epilepsi hastalarında dikkatle kullanılmalıdır.気管支喘息の患者には注意して用いる必要がある。
Hastaların kendilerini iyi hissetmelerini sağlamak için hastanelere gidip onlara şarkı söylüyordu.患者達が歌う歌は、自分の病状がふんだんに織り込まれた歌ばかりであった。
Sade süt yoksullar ve hastalar dışında yetişkinler tarafından tüketilmezdi.乳は普通バターミルクやホエーとして飲用したが、貧しい者や病人以外の成人は飲まず、幼児や高齢者に与えられた。
Tedavi ile iyileşme görülen hastalar Verem Savaş Dispanseri 'ne kontrole giderler.赤痢治療のため残留した隊員は地上戦で玉砕。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod