Ana içeriğe geç
Sözlük

hastalar ile cümle

hastalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu hastalarda erken ateroskleroz görülür.Estes sintomas aparecem precocemente.
Genelde hastalara kemoterapi ve radyoterapi veya her ikisi aynı anda uygulanır.Geralmente envolve quimioterapia, radioterapia ou ambos.
Doğumdan sonra mümkün olan en kısa sürede hastaların emzirmeye başlaması önerilmektedir.Após o nascimento, recomenda-se que a amamentação seja iniciada assim que possível.
Kesin iyileştirme amacıyla ameliyat hastaların sadece %20'sinde mümkündür.A cirurgia com a intenção de cura só é possível em cerca de 20% dos novos casos.
Hastalarda yetersiz beslenmeye bağlı olarak ağırlık kaybı görülebilir.Tubo de alimentação pode ser necessário em mulheres que estão a perder peso.
Ek olarak, teofilin diğer önlemlere cevap vermeyen hastalarda kullanılabilir.A teofilina pode desempenhar uma função em pessoas que não respondem a outras medidas.
HCV, hastaların 50–80%’inde kronik enfeksiyonu tetikler.O VHC induz infecção crónica em 50% a 80% dos indivíduos infectados.
Hastaların bir kısmı, tanıdan sonra bir yıl içerisinde ölmektedir.A maioria dos pacientes morre dentre dois anos após o diagnóstico da doença.
Hastaların %90’ı doğurganlık yaşındaki kadınlardır.«1 em cada 5 mulheres de 40 anos fez aborto».
Hastalara yemek getirmek yasaktır.É proibida a entrada com animais.
Hastaların çoğu aynı gün evlerine dönüp bir gün sonra da normal yaşamalarına dönebilirler.O paciente vai para casa no mesmo dia e pode retornar às suas atividades normais em até 2 dias.
İnsülinoma hastalarında genellikle nöroglikopenik semptomlar görülür.Pacientes com insulinomas geralmente desenvolvem sintomas neuroglicopênicos.
Nem oranı astım hastalarının sağlığı açısından sakıncalıdır.Ainda não é claro o benefício do uso de aspirina em pessoas de outra forma saudáveis.
Hiperglisemik hiperozmolar sendrom tip 2 diyabet hastalarında daha yaygın olarak görülür.A hiperproinsulinemia é mais frequente na diabetes tipo 2.
Hastaneye yatışı gereken tüberküloz hastalarını hastaneye sevk etmek.Devido a isto, outros hospitais transferem os pacientes para o Rigshospitalet.
Prognoz geniş yanıkları olan hastalarda, daha yaşlı hastalarda ve kadın hastalarda daha kötü seyretmektedir.O prognóstico é menos positivo em pessoas com queimaduras extensas, em idosos e em mulheres.
Acil durumlar ve çok özel hastalar için hava ambulansı hizmeti bulunmaktadır.Havia um serviço de urgência e uma secção privada para os doentes nobres.
Sibutramin, nöbet geçirmiş olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır.Por isso, o Lorazepam deve ser usado com cautela em pacientes com comprometimento da função respiratória.
Bulaşıcı hastalıklarda bazı belirtiler vardır ki, hemen hemen bütün hastalarda bulunur.Lá, encontram-se vários pacientes que, aparentemente, estão catatônicos.
Bununla birlikte, hastaların %60'ı bir yıl içerisinde ikinci bir atak geçirir.60% van de patiënten krijgt echter binnen een jaar een tweede aanval.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.Vroegtijdige behandeling met antibiotica gedurende acht weken is in 80% van de gevallen effectief.
Astım hastalarının genelde kaşınma veya mide ya da barsak semptomları yoktur.Mensen met astma hebben meestal geen jeuk of maag-darmklachten.
Hastaların yaklaşık %65'inden bir ya da birden çok ağrı şikayeti gelmektedir.Bij ongeveer 15% van de patiënten treedt permanente of langdurige remissie op van de klachten.
Hastaların çoğu çocuktur.De meeste patiënten zijn jong.
Şeker hastalarına faydalıdır.Financiële tegemoetkomingen voor patiënten.
Sıvıyı ısıttığında hastalarda ters yönde nistagmus oluştuğunu gördü.Hierop verwarmde hij de vloeistof en de patiënt voelde nystagmus in de andere richting.
Gittiği yerlerde hastaları iyileştiriyordu.Dit was de plaats waar de zieken heen gingen om genezen te worden.
Genellikle hastalar normal bir zekaya sahiptir.Kinderen met leerstoornissen beschikken gewoonlijk over een normale intelligentie.
Hastaların hepsi bu belirtileri tecrübe etmez.Niet alle patiënten krijgen alle symptomen.
Onlar da, Allah’ın izniyle hastaları şifaya kavuşturduklarını söylediler.Al wie met hen redetwist, heeft met God geredetwist.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.De meeste patiënten herstellen volledig van de ziekte.
Günümüzde bazı hastalar psikolojik şifa için buraya götürülmektedir.Hier is tegenwoordig een psychiatrische inrichting gevestigd.
Ayrıca glikopeptidleri tolere edemeyen hastaların MRSA enfeksiyonlarında da tercih edilir.De ziekte kan zich ook voordoen bij patiënten die niet eerder psoriasis hebben gehad.
Yaşlı hastalarda doz ayarlaması gerekmez.Voor de therapie behoeft men niet in vorige levens te geloven.
Diyabetik ketoasidoz tıbbi bir acil durumdur ve hastaların derhal hastaneye kaldırılmaları gerekir.Epiglottitis is een medisch noodgeval waarbij onmiddellijke ziekenhuisopname nodig is.
Hastaların %10-20 sinde görülür.Complicaties worden bij circa 10 tot 20% van de patiënten gezien.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Ongeveer 50% van de mensen met diabetes weet niet dat ze lijden aan de ziekte.
Bunun nedeni de hastaların hareketli kalmalarını sağlamaktır.Toch blijft hij volhouden dat hij in het belang van de patiënte handelde.
Bu yöntem hastaların yüzde 40’ında fayda sağlamıştır.Het gunstige effect wordt dan gezien bij 50% van deze patiënten.
Özellikle hastanede yatan hastalarda görülür.Vooral in ziekenhuizen kunnen ze voor veel overlast zorgen.
Ayrıca çekici hastalar doktorlarından daha iyi bakım alırlar.Ook aanzienlijk succesvoller dan de behandeling van Tibetaanse artsen.
Akıl hastaları; su, kuş ve müzik sesi dinletilerek tedavi edilmeye çalışılmış.Er werden geesteszieken behandeld door drinken van water, baden, theater, muziek en suggestie.
Nefes darlığı hastaların en çok şikayet ettiği belirtidir.Het behandelen van patiënten is volgens hem wat de meeste dokters ongelukkig maakt.
Doktor hastaları muayene etti.De dokter onderzocht de patiënten.
Birleşik Devletler ve Kanada’daki hastaların 5–50% kadarı durumlarından haberdardır.W USA oraz Kanadzie zaledwie 5–50% zakażonych wie o swojej chorobie.
Hastanede tedavi edilen hastaların %90'ından fazlası ilk verilen antibiyotiklerle düzelir.Stan zdrowia ponad 90% pacjentów leczonych szpitalnie poprawia się po podaniu pierwszych antybiotyków.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Szacuje się, że 20% cukrzyków w Stanach Zjednoczonych nie zdaje sobie sprawy z obecności choroby.
1906 Krienitz mide kanserli hastaların midesinde bakteri buldu.1906 Krienitz odnalazł bakterie w żołądku osób z rakiem żołądka.
Antibiyotiklerin görülmesinden önce hastaneye yatırılan hastalardaki ölüm oranı genellikle %30'dur.Przed pojawieniem się antybiotyków śmiertelność wśród hospitalizowanych chorych wynosiła zazwyczaj 30%.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.Około 50% chorych zdrowieje bez leczenia w ciągu kilku dni lub tygodni.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.Większość pacjentów wraca do pełni zdrowia.
Hastalara yemek getirmek yasaktır.Dokarmianie zwierząt jest zabronione.
Sağlık çalışanlarına bağışıklık kazandırılması hastalardaki viral pnömoni riskini azaltır.Zaszczepienie pracowników służby zdrowia zmniejsza ryzyko wirusowego zapalenia płuc wśród ich pacjentów.
Sonunda o hastaları tedavi ederler.Do końca zajmował się chorymi.
Kesin iyileştirme amacıyla ameliyat hastaların sadece %20'sinde mümkündür.Jednak taka operacja jest możliwa tylko u 20% chorych.
Aile hekimleri hastalarını sadece tedavi etmez, onları hastalanmadan önce korumaya çalışır."Jestem tu, aby leczyć pacjentów, a nie ich kochać.
Hastaları iyileştirir.Leczy chorych.
Hastaların %96’sında HLA-B27 geni bulunmaktadır.Z badań wynika, że u 26% pacjentów występują antygeny HLA B27.
Astım hastalarının genelde kaşınma veya mide ya da barsak semptomları yoktur.U osób cierpiących na astmę zazwyczaj nie występuje swędzenie i objawy żołądkowe lub jelitowe.
Sağlıklı insanlar için en büyük tehlike, hastalardır.Trudny problem dla lekarzy, niebezpieczeństwo dla chorych.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod