Hastaların %96’sında HLA-B27 geni bulunmaktadır.Более половины больных являются носителями HLA-B27.
Tedaviden sonra ise hastalar buraya gelerek kurban kesmektedirler.В надежде исцеления приходят сюда тяжело больные .
Böbrek hastalarında nefes kokusuna rastlanabilmektedir.Некоторые больные ощущают запах чеснока во вдыхаемом воздухе.
Bir hafta içerisinde hastaların %90'ı ölür.В течение года умирает около 50 % больных.
Sağlıklı insanlar için en büyük tehlike, hastalardır.Главным фактором риска является наличие больных родственников.
Broca afazisi olan hastalar, "ne söylemek istediklerini bilen ama onları söyleyemeyen" bireylerdir.Больной на вопрос видит ли он, ответит «нет».
Şiddetli hepatik yetmezliği olan hastalarda kullanımı önerilmez.Не рекомендуется назначать пациентам очень строгую бессолевую диету.
Hastaların hayatta kalmaları için insülin ile tedavi edilmeleri gereklidir.Палестинцев надо попытаться вылечить.
Diyabetik ketoasidoz tıbbi bir acil durumdur ve hastaların derhal hastaneye kaldırılmaları gerekir.Диабетический кетоацидоз — неотложное состояние, требующее госпитализации пациента.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.До 80 % больных выздоравливают в течение нескольких недель или месяцев.
Hastalarda nöbetler dışında hiçbir belirti yoktur.На самом деле ничего, кроме отзывов пациентов, нет.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.الغالبية العظمى من المرضى تتعافى تماماً.
Hastanede tedavi edilen hastaların %90'ından fazlası ilk verilen antibiyotiklerle düzelir.يتحسن أكثر من 90% من المرضى الذين يعالجون في المستشفى بواسطة المضادات الحيوية الأولية.
Hastaların yaklaşık üçte ikisinde bulunur.وقد تعافى حوالي ثلثي المرضى.
1906 Krienitz mide kanserli hastaların midesinde bakteri buldu.1906 وجد كرينيتس بكتيريا في معدة الأشخاص المصابين بسرطان المعدة.
Parkinson hastaları bilişsel performanslarla ilgili bazı sorunlar yaşar.يعاني مرضى باركنسون من مشاكل في الأداء المعرفي.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.يتعافى حوالي 50% من الأشخاص دون علاج خلال عدة أيام أو أسابيع.
Eylül: H. pylori Avustralya dışında hastalarda gözlendi.أيلول (سپتمبر): الشُرُوع في دراسة الملويَّة البوابيَّة عند المرضى خارج أستراليا.
Bununla birlikte, hastaların %60'ı bir yıl içerisinde ikinci bir atak geçirir.ومع ذلك، فإن 60٪ من الأشخاص يصابون بنوبة ثانية في غضون عام واحد.
Ekim: Marshall ve Warren ilk peptik ülser hastalarını antibiyotik kullanarak başarı ile tedavi ettiler.تشرين الأوَّل (أكتوبر): مارشال ووارن ينجحان في علاج أول مريض بالقرحة باستخدام المُضادات الحيويَّة.
Ek olarak, teofilin diğer önlemlere cevap vermeyen hastalarda kullanılabilir.بالإضافة إلى ذلك، قد يكون للتيوفيلين دورٌ عند الذين لا يستجيبون للتدابير الأخرى.
İyi huylu insülinoma hastalarının çoğu cerrahi yöntemile tedavi edilebilir.يمكن علاج معظم المرضى الذين يعانون من الأورام الجزيرية الحميدة بالجراحة.
Ordugahta sadece hastalar, kadınlar ve çocuklar kaldı.في الداخل كان فقط المرضى والأطفال.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.تشير التقديرات إلى أن 20% من الأشخاص المصابين بداء السكري في الولايات المتحدة لا يعرفون أنهم مصابون به.
Bazı hastalar havale nöbeti geçirebilir.معظم المرضى يمكن أن تدار داعمة.
Ayrıca bazı hastalara radyoterapi de uygulanır.كما أن هناك أنواع من الأمراض تعالج بالأشعة .
Periodontal hastalık ve diş kaybı, erkek hastalarda artmış kanser riskiyle bağlantılıdır.ترتبط أمراض دواعم السّن وفقدان الأسنان، مع زيادة خطر الإصابة بالسرطان وخاصة للمرضى الذكور.
Ayrıca hastanelerde yoğun bakım ünitelerindeki kronik hastaları monitörize etmek için de kullanılır.كما أنها تستخدم في المستشفيات لمراقبة المرضى المزمنين في العناية المركزة.
Şeker hastalarına faydalıdır.رعاية مرضى البول السكري.
Ölüleri diriltmiş, hastaları ve körleri iyileştirmiştir.ورثَوْت الميّت أَيضاً إِذا بكَيْته وعدَّدت محاسنه، وكذلك إِذا نظَمْت فيه شعراً "(1).
Pembe ve kırmızı renklenmeler lepromatöz lepra hastaları ile ilişkilidir.تظهر أيضاً تلوّنات الوردي و الأحمر أيضاً عند المرضى المصابين بالجذام الورميّ.
Bademcik ameliyatı sonrası hastalar.الخلل المعرفي بعد العملية الجراحية في المرضى المسنين .
Tedavi edilen hastaların yüzde yirmisi küçük hasarla iyileşir.حيث يتعافى 20% من المرضى المُعالَجين مع إصابتهم بعقابيل خفيفة.
Bazen immün yetmezlikli hastalarda komplikasyonlar olabilmektedir.قد تظهر في بعض الأحيان مضاعفات خطيرة في المرضى ذوي المناعة الضعيفة.
Genellikle grip hastaları için gerekli olarak kullanılır. ^ Therafluالأربعة عادة ما تعمل ضدّ فيروسات الإنفلونزا أي.
Hastalara yemek getirmek yasaktır.في بعض المرضى يحظر استخدام أنبوبة التغذية.
Tüp hastada acıya neden olmaz ve hastaların yine de dışarıdan beslenmelerine engel olmaz.الانبوبة ليست مؤلمة ولا تمنع المرضى من تناول الطعام بالفم، إذا رغبوا في ذلك.
Bu durumda hastalarda ağır bir nefes darlığı olur.في حالة ان المريض لديه مشاكل في الكبد.
Sürekli tepki, genotip 4 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastaların 65%’i cıvarındadır.و تحدث الاستجابة المستديمة لدى 65% من الأشخاص المصابين بـ HCV من النمط الجيني 4 مع 48 أسبوعاً من العلاج.
Hasta yatakları özel olarak, yatan hastalar için tasarlanmıştır.صُممت قاعدة التسعات خصيصًا للمرضى البالغين.
Bu hastalarda cerrahinin hayatta kalma süresine etkisi olduğu gösterilememiştir.من غير الواضح إذا كان للجراحة دور في علاج تلك الحالة.
Bilgi, hasarlı olmayan modelite haricindeki modalitelerden verilirse hastalar gelişebilir.قد يتحسن المرضى اذا قدموا معلومات في الطرق الأخرى غير تلك التالفة.
Tanı alan hastaların ise ortalama yaşam süreleri 5 yıldır.والمرضى المصابون بمرض سيزاري يكون متوسط بقائهم على قيد الحياة 5 سنوات.
Aile Hekimliği Uzmanları hastalarını aile ve toplumları içinde değerlendirir.اكتساب القدرة على تعليم المرضى وعائلاتهم.
Ayrıca bu hastalar genelde kısır olmaktadır.يحدث هذا الألم عادة في كلا الثديين.
Hastaların sadece küçük bir bölümünde cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmaktadır.ما يقرب من نصف هؤلاء المرضى يحتاجون للجراحة.
Bu nedenle böyle hastaların dikkatle izlenmesi tavsiye edilir.لذلك، ينبغي توخي الحذر عند وصفه لهؤلاء المرضى.
Ancak bu tedavi rahimi cerrahi yöntemler ile alınmış hastalar için geçerlidir.وعلى كل حال، ينبغي على المريض مناقشة ذلك مع الجرَّاح.
Hastaların %60'ı ölür.حوالي 4% من هؤلاء المرضى يتوفون.
ALS hastalarının çoğu da hastalığın kendisinden değil de solunum problemleri (pneumonia) yüzünden ölmektedir.كما أن معظم المرضى لا يموتون من المرض ذاته بقدر موتهم من أمراض أخرى ومضاعفات مرتبطة بالمرض.
Hastaneye yatışı gereken tüberküloz hastalarını hastaneye sevk etmek.ولا داعي لتنويم المريض في المستشفى.
Tedavi olmadan, hastaların sadece % 30'u yetişkinlik yaşına ulaşa bilirdi.لم تعرف الامرأة بإمكانية الحصول على اجهاض 5٪.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.A maioria dos pacientes se recuperam totalmente.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Estima-se que 20% das pessoas afectadas com diabetes nos Estados Unidos não saibam que têm a doença.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.Se o tratamento for precoce, o uso de antibióticos por oito semanas é eficaz em 80% dos casos.
Doktorlar, hastaları eşlerini de tedaviye göndermeleri yönünde teşvik edebilmektedir.Os médicos podem também incentivar os pacientes a recomendar aos seus parceiros que sejam tratados.
Tedavi edilen hastaların yüzde yirmisi küçük hasarla iyileşir.Aproximadamente metade dos pacientes tratados irão se curar.
Bunun yanında daha az ciddi seviyedeki hastalar için kesin bir bulgu yoktur.Não há evidências claras para pessoas com casos menos graves.
Nebülizasyon, sağlık durumu daha kötü hastalar için kullanım kolaylığı sağlayabilir.A nebulização pode ser um método mais fácil para aqueles que se encontram em piores condições.
Yaşlı hastalarda doz ayarlaması gerekmez.Em pacientes idosos, a dose não necessita ser ajustada.