hastaların ile cümle

hastaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hastaların yaklaşık üçte ikisinde bulunur.Erre a páciensek körülbelül felének van szüksége.
Majör depresyon bozukluğuna sahip yetişkin hastaların %2-7'si intihar ile yaşamını kaybetmektedir.A kóros szerencsejáték-függőségben szenvedők 12-24%-a kísérel meg öngyilkosságot.
Bu yöntem hastaların yüzde 40’ında fayda sağlamıştır.A kezelés az esetek 50%-ban hatásos.
Aynı zamanda şizofreni hastalarına önerilir.Ajánlott tehát rhinitisszel küzdő betegeknek is.
Hastaneye yatışı gereken tüberküloz hastalarını hastaneye sevk etmek.A kórházban kezelt mumpszos betegeket elkülönítik.
Bazı durumlarda solunum desteği alan hastaların konuşabildiği görülmüştür.Egyes betegeknél autoimmun folyamat hatására alakul ki.
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.Yli puolella potilaista on munuaisvaurioita, kuten loppuvaiheen munuaissairaus (ESRD).
Hastaların çoğu çocuktur.Suurin osa potilaista on miespuolisia.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.Jos ihmisiä hoidetaan ajoissa, kahdeksan viikon antibioottihoito tehoaa 80 %:ssa tapauksista.
(Hastaların alışılmadık dış görünümüne bu da neden olmaktadır.)(Tämä voi tuntua erittäin epämukavalta potilasta kohtaan!)
Bir hafta içerisinde hastaların %90'ı ölür.100 % potilaista kuolee viikon kuluessa.
Orak hücre hastalarındaki hemoglobin şekli sağlıklı kişilere göre farklıdır.Sikiöiden hemoglobiinin rakenne on erilainen kuin aikuisilla.
Uyku apne sendromu olan hastaların trafik kazası yapma riski normalden 8 kat fazladır.Tupakoitsijoiden sairastumisvaara on kahdeksankertainen.
Özellikle de, hastalarının kültürel artyöresine bağlı toplumsal sağaltıma başladı.Erityisesti hän käytti apuna sosioterapiaa, joka kytkettiin hänen potilaittensa kulttuuritaustaan.
Hastaların yaklaşık üçte ikisinde bulunur.Potilaista kaksi kolmasosaa on miehiä.
Hastaların yarısı 2 yaş civarında tam olarak düzelir.Noin puolet potilaista paranee itsestään.
Hastaların %90’ı doğurganlık yaşındaki kadınlardır.Kymmenvuotiaista 95 % on yökuivia.
Parkinson hastalarında da halüsinasyon görme vakaları mevcuttur.Ilmiötä on tutkittu esimerkiksi Parkinson-potilailla.
Şeker hastalarına faydalıdır.Opas potilasohjeiden tekijöille.
Hastaların çoğunda tüm bu semptomlar hızla ilerlemektedir.Suurimmalla osalla nämä oireet häviävät itsekseen.
Sosyal stigmata, şizofreni hastalarının tedavisinde en büyük engel olarak tanımlanmıştır.Το κοινωνικό στίγμα θεωρείται το μεγαλύτερο εμπόδιο στην ανάρρωση των ασθενών με σχιζοφρένεια.
Doğumdan sonra mümkün olan en kısa sürede hastaların emzirmeye başlaması önerilmektedir.Ο θηλασμός συνιστάται το συντομότερο δυνατόν μετά τη γέννηση.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.Περίπου 50% των ασθενών θα αναρρώσουν χωρίς θεραπεία μέσα σε λίγες μέρες ή εβδομάδες.
Hipertansif hastaların başlangıç değerlendirmesinde, tam öykü ve fiziksel muayene içerir.Η αρχική εκτίμηση των υπερτασικών ασθενών περιλαμβάνει ένα πλήρες ιστορικό και σωματική εξέταση.
Hastaların hepsi bu belirtileri tecrübe etmez.Οι ασθενείς δεν εμφανίζουν πάντα όλα τα συμπτώματα.
Bununla birlikte, hastaların %60'ı bir yıl içerisinde ikinci bir atak geçirir.Ωστόσο, το 60% των ατόμων προσβάλλονται για δεύτερη φορά μέσα σε ένα έτος.
Astım hastalarının genelde kaşınma veya mide ya da barsak semptomları yoktur.Οι άνθρωποι με άσθμα συνήθως δεν παρουσιάζουν κνησμό, στομαχικά ή εντερικά συμπτώματα.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.Με την κατάλληλη θεραπεία, οι περισσότεροι ασθενείς θα έχουν πλήρη ανάκαμψη.
Hastaların omrunde erken teshis olduğu takdirde tedavi suresi kısalmaktadır.Οι ασθενείς που λαμβάνουν την ενδεδειγμένη θεραπεία αναρρώνουν γρήγορα.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Man vurderer, at 20% af diabetikerne i USA, ikke er klar over, at de har sygdommen.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.50% af patienterne kommer sig uden behandling på få dage eller uger.
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.Over halvdelen af patienterne får nyreskader, herunder slutstadium af nyresygdom (ESRD).
Şeker hastalarına faydalıdır.Patienter med sukkersyge.
Çatışmalar, ameliyat bekleyen hastaların sayısında ciddi bir birikme yaratmıştı.Kampene skabte en venteliste af patienter, der havde behov for kirurgi.
Bu tedavinin özelliği, hastaların yaşam süresini arttıracak olması ve uzun dönem çalışma gerektirmesiydi.Denne terapi forlænger patienternes liv og er en langtidsbehandling.
Bir hafta içerisinde hastaların %90'ı ölür.95% af børnene dør inden et år.
Tuzlu peynir tüketimi hipertansiyon hastalarında risk oluşturabilir.Mistanken kan styrkes hvis patienten har rejst i risikoområder.
Bunun nedeni de hastaların hareketli kalmalarını sağlamaktır.Sygdommen betyder, at patienten får problemer med at bevæge sig.
Bu nedenle cerrahi sonrasında hastaların gözlerini ovuşturmamaları istenir.Auditoren beder patienten om at lukke øjnene.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.De fleste pasienter blir frisk etter det.
Bütün hastaların Norveç dolaylarındaki eski bir ortak atadan geldikleri sanılmaktadır.Vi har sett at en del av pasientene kom fra hele «Det Vestenfjeldske Norge».
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.Mer enn halvparten av pasientene opplever nyreskade, inkludert terminal nyresykdom (ESRD).
Hastaların %80’i sonunda seronegatif duruma gelirler.Omtrent 80 % av pasientene vil få fullt restitusjon.
Hastaların çoğu çocuktur.De fleste barn blir vaksinert.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.Sekitar 50% orang akan pulih tanpa pengobatan dalam beberapa hari atau minggu.
Hastanede tedavi edilen hastaların %90'ından fazlası ilk verilen antibiyotiklerle düzelir.Di kalangan mereka yang dirawat di rumah sakit lebih dari 90% membaik dengan pengobatan antibiotik awal.
Birleşik Devletler ve Kanada’daki hastaların 5–50% kadarı durumlarından haberdardır.Hanya 5–50% dari orang-orang yang terinfeksi di Amerika Serikat dan Kanada yang mengetahui status mereka.
HCV, hastaların 50–80%’inde kronik enfeksiyonu tetikler.HCV menyebabkan infeksi kronis pada 50–80% orang yang terinfeksi.
Bununla birlikte, hastaların %60'ı bir yıl içerisinde ikinci bir atak geçirir.Namun, 60% dari penderita yang mengalami serangan kedua akan pulih dalam satu tahun.
Hastaların çoğu çocuktur.Banyak dari pasien pengungsi.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.Pada akhirnya, pasien telah sembuh total.
Hastaların sadece küçük bir bölümünde cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmaktadır.Hanya sebagian kecil pasien yang memerlukan tindakan operasi kembali.
Hastaların bir kısmı, tanıdan sonra bir yıl içerisinde ölmektedir.Hanya sedikit pasien yang bertahan lebih dari setahun setelah pembedahan.
Bu virüsün bulaştığı hastaların yaklaşık olarak yüzde 35-40'ı hayatını kaybetmektedir.V. major menyebabkan penyakit yang lebih serius dengan tingkat kematian 30–35%.
ÇÇAH. hastalarının yaklaşık %50'si epilepsi hastasıdır.Setengah dari 5% tersebut menderita penyakit otoimun.
Stabil olmayan hastalarda cerrahiye gidilir.Bunlar hastaların % 10-20 sini oluşturur.Penyakit ini bisa berdampak panjang atau bahkan permanen pada 10 hingga 20% pasien yang terinfeksi.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Người ta ước tính rằng 20% người bị bệnh tiểu đường ở Hoa Kỳ không nhận ra rằng họ mắc bệnh.
Birleşik Devletler ve Kanada’daki hastaların 5–50% kadarı durumlarından haberdardır.Chỉ 5–50% số người bị nhiễm ở Mỹ và Canada được cho là biết mình mắc bệnh.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.Nếu bệnh được điều trị sớm, dùng kháng sinh trong tám tuần có hiệu quả trong 80% trường hợp.
Hastaların çoğu çocuktur.Đa số bệnh nhân là thanh niên trẻ.

İlgili Sayfalar