hastaların ile cümle
hastaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ayrıca glikopeptidleri tolere edemeyen hastaların MRSA enfeksiyonlarında da tercih edilir.De ziekte kan zich ook voordoen bij patiënten die niet eerder psoriasis hebben gehad.
Diyabetik ketoasidoz tıbbi bir acil durumdur ve hastaların derhal hastaneye kaldırılmaları gerekir.Epiglottitis is een medisch noodgeval waarbij onmiddellijke ziekenhuisopname nodig is.
Hastaların %10-20 sinde görülür.Complicaties worden bij circa 10 tot 20% van de patiënten gezien.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Ongeveer 50% van de mensen met diabetes weet niet dat ze lijden aan de ziekte.
Bunun nedeni de hastaların hareketli kalmalarını sağlamaktır.Toch blijft hij volhouden dat hij in het belang van de patiënte handelde.
Bu yöntem hastaların yüzde 40’ında fayda sağlamıştır.Het gunstige effect wordt dan gezien bij 50% van deze patiënten.
Nefes darlığı hastaların en çok şikayet ettiği belirtidir.Het behandelen van patiënten is volgens hem wat de meeste dokters ongelukkig maakt.
Birleşik Devletler ve Kanada’daki hastaların 5–50% kadarı durumlarından haberdardır.W USA oraz Kanadzie zaledwie 5–50% zakażonych wie o swojej chorobie.
Hastanede tedavi edilen hastaların %90'ından fazlası ilk verilen antibiyotiklerle düzelir.Stan zdrowia ponad 90% pacjentów leczonych szpitalnie poprawia się po podaniu pierwszych antybiotyków.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Szacuje się, że 20% cukrzyków w Stanach Zjednoczonych nie zdaje sobie sprawy z obecności choroby.
1906 Krienitz mide kanserli hastaların midesinde bakteri buldu.1906 Krienitz odnalazł bakterie w żołądku osób z rakiem żołądka.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.Około 50% chorych zdrowieje bez leczenia w ciągu kilku dni lub tygodni.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.Większość pacjentów wraca do pełni zdrowia.
Kesin iyileştirme amacıyla ameliyat hastaların sadece %20'sinde mümkündür.Jednak taka operacja jest możliwa tylko u 20% chorych.
Aile hekimleri hastalarını sadece tedavi etmez, onları hastalanmadan önce korumaya çalışır."Jestem tu, aby leczyć pacjentów, a nie ich kochać.
Hastaların %96’sında HLA-B27 geni bulunmaktadır.Z badań wynika, że u 26% pacjentów występują antygeny HLA B27.
Astım hastalarının genelde kaşınma veya mide ya da barsak semptomları yoktur.U osób cierpiących na astmę zazwyczaj nie występuje swędzenie i objawy żołądkowe lub jelitowe.
Bununla birlikte, hastaların %60'ı bir yıl içerisinde ikinci bir atak geçirir.W 60% przypadków w przeciągu roku następuje jednak drugi atak.
Hastaların %60'ı ölür.Do 90% chorych umiera.
HIV 'e yakalanmış hastaların yaklaşık %90 ı HSV2 ile de enfektedir.Niecałe 0,5% mieszkańców Nigru choruje na AIDS lub było nosicielem wirusa HIV.
1979 - 1984 yılları arasında hemofili hastalarının %90'ından fazlasına HIV bulaştırıldığı düşünülmektedir.W latach 1979–1984 niemal 90% dawców również zostało zakażonych wirusem HIV.
Sürekli tepki, genotip 4 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastaların 65%’i cıvarındadır.65% osób z genotypem 4 przez okres 48 tygodni po leczeniu.
Hastaların %90’ı doğurganlık yaşındaki kadınlardır.5% kobiet po porodzie.
Etkili antitüberküloz tedavi alan hastaların bulaştırıcılığı iki hafta içerisinde sona ermektedir.Tak poprowadzone leczenie chirurgiczne można zakończyć w wieku 2 lat.
Önce katilleri adaletin önüne çıkararak cezalandırmaya çalışır ama akıl hastalarına karşı bir şey yapamaz.Ma jednak swoje zasady i poluje tylko na przestępców, nie krzywdząc ludzi uczciwych.
Hastaların bir kısmı, tanıdan sonra bir yıl içerisinde ölmektedir.Niemal połowa chorych umiera w ciągu 10 lat od momentu rozpoznania.
Bu ilaç, düşük doz kullanması gereken hastaların ihtiyacını karşılıyor.Oto lekarz ma pacjenta wymagającego dużych dawek rzadkiego leku.
Ağır böbrek yetmezliği olan diyaliz hastalarında günlük toplam doz 7.5 mg'ı aşmamalıdır.U pacjentów dializowanych z ciężką niewydolnością nerek nie należy stosować dawki większej niż 7,5 mg na dobę.
HCV, hastaların 50–80%’inde kronik enfeksiyonu tetikler.HCV jest przyczyną przewlekłego zakażenia u 50–80% zakażonych.
Hastaların çoğu çocuktur.Większość żołnierzy to dzieci.
L-Ksiluloz, L-ksiluloz redüktazındaki eksiklikten kaynaklanan pentozüri hastalarında idrarda birikir.L-Ksyluloza gromadzi się w moczu u pacjentów na pentosurię, z powodu niedoboru reduktazy L-ksylulozy.
İyi huylu insülinoma hastalarının çoğu cerrahi yöntemile tedavi edilebilir.Mimo dobrych wyników, część pacjentów kwalifikuje się do leczenia chirurgicznego.
Tüp hastada acıya neden olmaz ve hastaların yine de dışarıdan beslenmelerine engel olmaz.Zbigniew Gaciong Dlaczego pacjenci nie biorą leków?
Birleşik Devletler ve Kanada’daki hastaların 5–50% kadarı durumlarından haberdardır.Så få som 5–50 % av de som infekterats i USA och i Kanada är medvetna om det.
Hastanede tedavi edilen hastaların %90'ından fazlası ilk verilen antibiyotiklerle düzelir.För de som behandlas på sjukhus förbättras 90 % med det antibiotika som först administreras.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.Cirka 50 % av drabbade tillfrisknar inom några dagar eller veckor utan behandling.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Det beräknas att 20 procent av alla diabetiker i USA är omedvetna om sin sjukdom.
HCV, hastaların 50–80%’inde kronik enfeksiyonu tetikler.HCV ger upphov till kronisk infektion hos 50–80 % av de som infekterats.
Sonuç olarak, SDBY bulunan aHÜS hastalarının çoğu kötü prognozla ilişkili olarak kronik diyalize gider.Följaktligen genomgår de flesta aHUS-patienterna med ESRD kronisk dialys vilket associeras med dålig prognos.
ÇÇAH. hastalarının yaklaşık %50'si epilepsi hastasıdır.Av dessa barn får 65 % dessutom epilepsi.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.Vid tidig behandling med antibiotika under åtta veckor uppvisas effekt hos 80% av människor.
Girişimsel tedaviye ihtiyaç duyulan hastaların çoğunluğunda uygulanabilen başlıca yöntemdir.Primärvården ger den vård som de flesta patienter har behov av.
Hastaların sadece küçük bir bölümünde cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmaktadır.Endast en liten andel av de drabbade behöver kirurgiska ingrepp.
Hastaların yarıdan fazlası son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) dahil böbrek hasarı yaşar.Mer än hälften av patienterna upplevde njurskador, inklusive kronisk njursvikt (ESRD).
Radyasyon Onkolojisi ve Tıbbi Onkoloji (Medikal Onkoloji), kanserli hastaların takip ve tedavisini yapar.Onkologiska klinikens uppgift är utredning och behandling av patienter med cancersjukdomar.
Astım hastalarının genelde kaşınma veya mide ya da barsak semptomları yoktur.Personer med astma har i normalfall ingen klåda eller mag- och tarmsymtom.
Bu nedenle bazı hastaların ailelerinde de hastalık görülebilmektedir.Det kan därför rädda livet för vissa patienter.
Hastaların hepsi bu belirtileri tecrübe etmez.Dock är det inte alla patienter som är villiga att tolerera sidoeffekterna av dessa läkemedel.
Sürekli tepki, genotip 4 ve 48 haftalık tedavi sürecinde olan hastaların 65%’i cıvarındadır.Cirka 65 % av de personer som har genotyp 4 uppnår kvarstående svar efter 48 veckors behandling.
Bu hastalığa yakalanmış hastaların yaklaşık %25 kadarında daha farklı belirtiler görülmüştür.Mer än hälften av alla patienter botas på detta sätt.
Tedavi edilen hastaların yüzde yirmisi küçük hasarla iyileşir.Upp till 90% av de patienter som har paroxymalt flimmer kan bli botade.
Bu ilaç, düşük doz kullanması gereken hastaların ihtiyacını karşılıyor.Är läkemedlet effektivt för de patienter som det är avsett för?
2000 yılından itibaren ise dünyanın diğer ülkelerinde hastaların kullanımına başlanmıştır.Sedan 5 år tillbaka har man satsat mycket på att exportera sina produkter till olika länder runt om i världen.
Beş viyal panzehir verilen hastaların yaklaşık %75'inde serum hastalığı görülür.Minst ett femtiotal misstänks cancerframkallande.
Bu tür hastaların konuşmaları anlaşılmayacak derecede karmaşıktır.Filosofernas funktion blir därmed mera oklar.
Hastaların yaklaşık %50’si herhangi bir tedavi almaksızın birkaç gün veya hafta içerisinde iyileşir.Приблизно 50% людей одужують без лікування через декілька днів або тижнів.
HCV, hastaların 50–80%’inde kronik enfeksiyonu tetikler.HCV спричиняє хронічний перебіг у 50—80 % інфікованих.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.За оцінками, 20% населення США, хворого на діабет, не підозрюють про свою хворобу.
Birleşik Devletler ve Kanada’daki hastaların 5–50% kadarı durumlarından haberdardır.Лише 5—50 % інфікованих у США та Канаді здогадуються про свій стан.
12. İsa bunu duyunca şöyle dedi: “Sağlamların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Ісус, почувши те, сказав їм: Лікаря треба не здоровим, а хворим.