hastaların ile cümle
hastaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kafa travmalı bazı hastaların bulguları hep aynıyken bazı hastalar kötüleşir.Some patients with head trauma stabilize and other patients deteriorate.
En sık 21 gün içinde ortaya çıkmakta ve hastaların %60'ında görülmektedir.This is most likely to occur within 21 days and is seen radiologically within 60% of such patients.
Bu işlem büyük ihtimalle hastaların kozmetik görünüm konusunda endişeleri varsa yapılır.This procedure most likely is done if the patients are concerned about cosmetic appearance.
Pitoz hastalarında yapılan oftalmolojik çalışmalara göre görülme oranları aşağıdaki gibidir.According to ophthalmology studies done on ptosis patients, occurrence rates are as follows.
Ek olarak, aşı hastalarının istemeden başkalarına bulaştırma riski her zaman vardı.Additionally, there was always the risk of inoculation patients unintentionally infecting others.
Hastaların yastıklı hücrelerde tutulma süreleri büyük ölçüde değişir.The length of time patients were kept in a padded cell varied greatly.
Kendisiyle arkadaş olmaya çalışan diğer hastalarından sürekli şüphelenir.He is constantly suspicious of his fellow patients attempting to make friends with him.
Modern çalışmalar, Alzheimer hastalarında işleme düzeylerinin artan bir etkisini göstermektedir.Modern studies show an increased effect of levels-of-processing in Alzheimer patients.
Baş dönmesinden şikayet eden hastaların yaklaşık %25'ine HVS teşhisi konur.[1]About 25% of patients who complain about dizziness are diagnosed with HVS.[1]
Hastaların başa çıkmasına yardımcı olmak için çeşitli tedavi yöntemleri geliştirilmiştir.Several treatment methods have been devised to help patients cope.
Hastaların yaşları 24 ile 39 arasında değişmekte olup, ortalama yaşları 32,7'dir.The patients ranged in age between 24 and 39 years with an average age of 32.7.
O yılmaz ve kısa sürede hastalarının sevgisini kazanır.She remains undaunted, and soon wins the love of her patients.
İslam dünyasında akıl hastalarına özel yasal korumalar sağlanmıştır.In the Islamic world, special legal protections were given to the mentally ill.
Hastane hekimliği, hastanede yatan hastaların genel tıbbi bakımıdır.Hospital medicine is the general medical care of hospitalized patients.
Aydınlanma Çağı'nda akıl hastalarına yönelik tutumlar değişmeye başlamıştır.During the Enlightenment attitudes towards the mentally ill began to change.
Empati yetkinliği sayesinde hastalarını anlayabilmektedir.Voller Empathie versteht sie ihre Patienten.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.Die Mehrheit der Patienten erholt sich weitgehend.
Hastaların %60'ı ölür.Über 50 % der Erkrankten sterben.
12. İsa bunu duyunca şöyle dedi: “Sağlamların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Herodot: „Kein Mensch tut diesen ein Leid an, denn sie gelten für heilig.
Hastaların birçoğu seanstan sonra günlük yaşamlarına devam edebilirler.Patienten können oft ihren Alltag nicht mehr bewältigen.
Psikoloji biliminde nevroz hastalarına nevrotik denmektedir.Zum Problem ‚Störungsbewußtsein’ bei neurologischen Patienten.
Bu yöntem hastaların yüzde 40’ında fayda sağlamıştır.Sie betrifft im Verlauf mindestens 40 Prozent der Patienten.
Semptomlu hastaların ameliyat edilmesi uygundur.Die Therapie bei symptomatischen Patienten ist chirurgisch.
Bununla beraber, hastaların %10'u ,10 yıl veya daha fazla yaşamaktadır.Nach Beginn der Symptome überlebt ein Drittel der Patienten zehn oder mehr Jahre.
Hastaların bir tarafları felç olur.Manchen Patienten fallen die Haare aus.
Hastaların %60'ı ilk atağı 20 yaş altında geçirirler.90 Prozent der Patienten hatten ihren ersten Schub vor dem 20. Lebensjahr.
Hastaların sadece küçük bir bölümünde cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmaktadır.Ein Teil der Patienten benötigt im Verlauf einen Rollstuhl.
Bu hastaların 25 tanesi hayatta kalmıştır.Die Patientenakten von 45 dieser Menschen sind erhalten geblieben.
Isabella vakasında iki terapist hastalarına babası tarafından cinsel istismarda bulunulduğunu ileri sürmüştür.Dieser hatte angeblich zumindest zwei Jungen in seiner Heimatstadt Ísafjörður sexuell missbraucht.
Hastaların topluma yeniden adapte olmaları için çalışıldı.Die Patienten sollten so stufenweise ins gesellschaftliche Leben zurückgeführt werden.
Tanı alan hastaların ise ortalama yaşam süreleri 5 yıldır.Bei pädiatrischen Patienten beträgt das mediane Erkrankungsalter etwa zehn Jahre.
Hemşireler hastalarının rahatı için uyanık kalmak zorundadır.Les infirmières doivent veiller au confort de leurs patients.
Hastaların %60'ı ölür.Environ 60 % des victimes meurent.
Hastaların yaklaşık üçte ikisinde bulunur.Ce système concerne environ un tiers des animaux.
Hastane frengi hastalarını tedavi amaçlı bulunmaktadır.Le ministère de la santé français recommande cependant l’hospitalisation de tout malade symptomatique.
Hastalığın popüler kültürdeki olumsuz imajına rağmen, hastaların çok büyük kısmı tedaviden fayda görebilirler.Quelle que soit l’ampleur de l’alcoolisme, chaque malade peut bénéficier d’un traitement.
İstatistiklere göre, kanser hastalarının sayısı hızla artıyor.Según las estadísticas, el número de enfermos de cáncer está aumentando rápidamente.
Hastaların %10-20 sinde görülür.10-20 % de pacientes ambulatorios.
Amacı ağrısız acısız ve umutsuz hastaların zahmetsizce intihar etmesine yardımcı olmaktır.El bebé debe estar experimentando un sufrimiento insoportable y sin esperanza.
Sigara tüketimi: makat kanseri hastalarının % 50’sinden fazlasının sigara kullananlar olduğu bilinmektedir.Tabaco: los fumadores tienen más del 50% riesgo de enfermedad coronaria que aquellos que no fuman.
12. İsa bunu duyunca şöyle dedi: “Sağlamların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Jesús les replicó: «No necesitan médico los sanos, sino los enfermos.
Hastaların %96’sında HLA-B27 geni bulunmaktadır.El 90% de los pacientes afectados presentan el antígeno HLA-B27 positivo.
Laboratuvar ortamında yapılan deneylerde, reiki verilen hastaların daha çabuk iyileştikleri gözlemlenmiştir.De acuerdo con el estudio, existe una mejora en los pacientes tratados.
Bununla beraber hastaların %5-10'nda hiç semptom olmayabilir.Puede estar sin embargo ausente en 15 % de los pacientes.
Hastaneye yatışı gereken tüberküloz hastalarını hastaneye sevk etmek.El operador de urgencias pide que trasladen al paciente al suelo.
ÇÇAH. hastalarının yaklaşık %50'si epilepsi hastasıdır.El 50% de sus hijos tendrá el desorden.
Astım hastalarının genelde kaşınma veya mide ya da barsak semptomları yoktur.Por el contrario, los cráteres volcánicos normalmente no tienen un brocal o depósitos de eyecciones.
Bununla birlikte, hastaların %60'ı bir yıl içerisinde ikinci bir atak geçirir.Tuttavia, il 60% delle persone sperimenterà un secondo attacco entro un anno.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Si stima che il 20% dei diabetici statunitensi non siano a conoscenza di avere la malattia.
Hastaların çoğunluğu tam iyileşir.La maggior parte dei pazienti riescono a recuperare in modo completo.
Bu hastaların 25 tanesi hayatta kalmıştır.Le 25 vaccinate furono le uniche a sopravvivere.
Bu tür hastaların konuşmaları anlaşılmayacak derecede karmaşıktır.L'efficacia negli altri gruppi di pazienti sembra meno evidente.
Ağır böbrek yetmezliği olan diyaliz hastalarında günlük toplam doz 7.5 mg'ı aşmamalıdır.Nei pazienti con insufficienza epatica è bene non oltrepassare il dosaggio giornaliero di 10 mg.
Hastaların sadece küçük bir bölümünde cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmaktadır.Solo una piccola percentuale necessita di un intervento chirurgico.
Aynı zamanda şizofreni hastalarına önerilir.Sembra possedere anche piccoli attacchi di schizofrenia.
Bunun nedeni de hastaların hareketli kalmalarını sağlamaktır.Tutto questo dovrebbe portare ad una maggiore sicurezza per i pazienti.
Ayrıca, hastaların %10’luk kesiminde megaözefagus ya da megakolon görülebilir.Nel 10% dei pazienti si può osservare anche un allargamento dell'esofago o del colon.
Doğumdan sonra mümkün olan en kısa sürede hastaların emzirmeye başlaması önerilmektedir.Per quanto possibile la privacy del paziente deve essere perseguita.
Kesin iyileştirme amacıyla ameliyat hastaların sadece %20'sinde mümkündür.L'intervento chirurgico a scopo curativo è possibile solo in circa un quinto (20%) dei nuovi casi.
Girişimsel tedaviye ihtiyaç duyulan hastaların çoğunluğunda uygulanabilen başlıca yöntemdir.Questa è una tra le più gravi emergenze mediche alle quali un paziente può andare incontro.