hastaların ile cümle
hastaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Many of those patients are very severely burned.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.And many of those patients refused to undergo surgery to have people cut into their brain.
Kendi hastalarında farketmemiş.He didn't see it in his own patients.
Ve artık hastaların var.So, patients have this.
Sistemimizdeki hastaların %10'u lityum aldı.Ten percent of the people in our system took lithium.
Tüm ALS hastalarında lityum işe yarıyor mu bilemem ama(Laughter)
Ama işte, gerçekten lityum kullanmaya karar veren hastaların ortalamasının cevabı burada.But here is the answer of the mean of the patients that actually decided to take lithium.
Ama nakil bekleme listesindeki hastaların hepsi bu kadar şanslı olmuyor.But not all patients on the transplant wait list are so fortunate.
Bakıyorum hastalarını bırakmışsın.You've deserted your patients.
Yüz nakli, muhtemelen yanık hastalarında deriyi yenisiyle değiştirmek açısından bir role sahiptir.The face transplant has a role probably in burns patients to replace the skin.
Sanki evde bir ışığı düğmesinden kapatıyormuş gibi hastaların metabolizmaları yavaşlayacak.Their metabolism will fall as though you were dimming a switch on a lamp at home.
Ve sonra, hastaların birçoğu geri gelmemeye başladı, çünkü işe yaramıştı.And it turned out that most people wouldn't come back, because it worked.
Bu alet otomatik sıtma tanısı koyuyor, aynı şeker hastalarının kullandığı glukometre cihazları gibi.One does an automatic malaria diagnosis in the same way that a diabetic's glucose meter works:
Prostat kanseri hastalarının belki de yüzde 10'u, genetik olarak yatkın insanlardır.For maybe about 10 percent of prostate cancer, there are folks that are predisposed to it.
Aslında bazı doktorlar hastalarına öneriyor.In fact some doctors prescribe it.
Böyle hastalarınız var mı?Written by CHUNG Seo-kyung with your patients?
Burada, hastaların daha güçlendiği bir yıl hakkında konuşmak için gelmiş olmamız harika bir şey.It's an amazing thing that we're here to talk about the year of patients rising.
Hastaların kendi verilerine sahip olmaları gerektiğini düşünüyorum.I've gotten somewhat known for saying that patients should have access to their data.
Alice hastalarına çok sıcak, çok anlayışlı davranırdı.Alice was very warm, very empathetic with her patients.
Hastaların yemeklerinin nesi var?And what's up with meals for patients?
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.And he studied Alzheimer's patients that had frontal temporal lobe dementia.
Peki, hastaların hiç belirti göstermeyen yaklaşık %25'i hakkında ne yapacağız?Then, approximately 25 percent of all patients never have any symptoms.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.So this sort of thing needs to be brought into notice, for patients, for doctors, for the public.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.You speak about these things with so much insight and empathy for your patients.
Epilepsi hastalarının bazen beyinlerindeki elektriksel aktivitenin izlenmesine ihtiyacı olur.So epilepsy patients sometimes need the electrical activity in their brain monitoring.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.In the last decade the number of patients waiting for a transplant has doubled.
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Jesus answered them, "Those who are healthy have no need for a physician, but those who are sick do.
5 numaralı koğuş kalp krizi hastalarına adanmış durumda.Ward 5 has been dedicated to heat stroke patients.
Hastaların yaşama isteği başkalarına yardım etme misyonuna dönüşüyorPatient's wish for life becomes mission to help others
Hastaların çoğunun 6-15 yaş arası çocuklar olduğu söyleniyor.Most of the patients are said to be children aged 6-15.
"Elimizdeki malzemeler, hastaların yaşamlarını riske sokan kötü kaliteli malzemeler."The material we have is bad quality that puts the patients' lives at risk.
Sırbistan genç kanser hastalarının ihtiyaçlarına eğiliyorSerbia addresses needs of young cancer patients
Kosova'daki hastaların çoğu devlet hastanelerinin çok kötü hizmet verdiği görüşündeler.Most patients in Kosovo say that public hospitals offer very poor service.
O dönemde hastaların tek seçeneği, test edilmemiş ilaçların klinik çalışmalarına katılmaktı.Patients' only choice was to enter clinical trials for untested drugs.
Romanya'da sevilen bir kişi olan Arafat, yeni sistemin hastaların dezavantajına olacağını savundu.Arafat, a popular public figure in Romania, argued the new system would disadvantage patients.
Ameliyat süreci boyunca hastalarına aşağıdaki hizmetleri sağlıyorlar;[2]And, during the surgery process, they provide the following services to their patients;[1]
Bazı hastaların dizüri(idrar yaparken yanma), yan ağrısı şikayetleri de olabilir.Some people experience dysuria, and lower back pain.
Hastaların %23'ünün kan değerlerinde eozinofili, yani eozinofil hücre artışı mevcuttur.[1]About 23% of patients have eosinophilia.[1]
Benzer diş eğilimleri ortodontik hastaların yaklaşık %3-10'unda görülebiliyor.Similar trends of missing teeth can be seen in approximately 3–10% of orthodontic patients.[2][3]
İyi huylu insülinoma hastalarının çoğu cerrahi yöntemile tedavi edilebilir.Most patients with benign insulinomas can be cured with surgery.
Hastaların yaklaşık % 2'siinde cerrahi sonrası diabetes mellitus gelişir.About 2% of patients develop diabetes mellitus after their surgery.
İnsülinoma hastalarında genellikle nöroglikopenik semptomlar görülür.Patients with insulinomas usually develop neuroglycopenic symptoms.
Bu durum, örneğin kanser hastalarında bulunabilir.This can be found, for example, in cancer patients.
1980'lerin sonlarında AIDS hastalarının otopsisi sırasında bir mikoplazma enfeksiyonu yalıtıldı.In the late 1980s a mycoplasma infection was isolated during autopsy of AIDS patients.
Sepsis gibi durumu kritik olan hastaların yaklaşık %40'ında troponinler artmıştır.Troponins are increased in around 40% of patients with critical illnesses such as sepsis.
Hastaların dördü İranlı, geri kalanı Umman vatandaşıydı.Four of the infected patients are Iranian while the rest were Omani citizens.
Hastaların ikisi İran vatandaşı.Two of the cases are of Iranian nationality.
Sonuç olarak, bu hastaların GH tedavisine yanıt vermesi beklenemez.As a result, these patients cannot be expected to respond to GH treatment.
Bununla birlikte hastalarını düzenli kontrol eden, işini severek yapan bir adamdır, .Yet he is a healthy man who enjoys his work, riding about to attend to patients.
Ancak bu bağlantıların bölünmüş beyin hastalarında var olup olmadığı konusunda net değiller.They are unclear about whether these connections are present in split-brain patients though.
Bölünmüş beyin hastalarında vaka analizleriCase studies of split-brain patients
Bu hastaların dördü Sperry ve Gazzaniga'nın araştırmasına katılmayı kabul etmişti.Four of these patients had consented to participate in Sperry and Gazzaniga's research.
Genel olarak, kolorektal kanserden pulmoner metastazı olan hastaların sadece %10'u rezektabldır. [1]In general, only 10% of patients with pulmonary metastases from colorectal cancer are resectable.[1]
Bu makale çoğu uzmanın AIDS hastalarına güvenli seks yapmalarını önerdiğini vurgulamıştır.This article emphasized that most specialists advised their AIDS patients to practice safe sex.
Şizofreni hastalarının çekirdek semptomları bilişsel bozukluklarla ilişkilendirilmiştir.Core symptoms of schizophrenia patients have been linked to cognitive deficits.
Yaygın tedavi yöntemlerine yardımcı olmayan periodontitis hastalarının %90 kadarı sigara içmektedir.Up to 90% of periodontitis patients who are not helped by common modes of treatment are smokers.
Ortognatik cerrahiden sonra, hastaların genellikle bir süre tamamen sıvı diyete uymaları gerekir.After orthognathic surgery, patients are often required to adhere to an all-liquid diet for a time.
Emekli olduğunda, hastalarından bağışlarla satın alınan bir İsa ikonu hediye edildi.When she retired, she was presented with an icon of Christ bought with donations from her patients.
Örneğin terapi köpekleri, hastaların fiziksel aktivitelere katılmalarına yardımcı olur.For example, therapy dogs help patients participate in physical activities.
Hastaların DSM-5'e göre teşhis edilebilmesi için aşağıdaki kriterleri karşılaması gerekir:[1]Patients must meet the following criteria to be diagnosed per the DSM-5:[1]