hastaların ile cümle

hastaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Size gösterebileceğim başka bir şey de doktorlar sıklıkla hastaların röntgenleriyle muhatap olurlar.少なからず 医師はX線写真で 患者を診察することがあります
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?'Als je onbeperkte middelen had, wat zou je je patiënten dan vooral geven?'
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?"Co zapewniłbyś pacjentom gdybyś miał nieograniczone zasoby?"
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?"Dacă ați avea resurse nelimitate, ce le-ați oferi pacienților dvs. în primul rând?"
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?"Ha végtelen forrásai lennének, mi az az egyetlen dolog, amit a pácienseinek adna?"
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?"Hvis du havde uendelige ressourcer, hvad er den ene ting du ville give dine patienter?"
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?"만약 당신에게 무한의 자원이 있다면, 환자에게 줄 단 한가지는 무엇인가요?"
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?"Nếu bạn có một nguồn lực không giới hạn, thì một điều bạn sẽ làm cho bệnh nhân của mình là gì?"
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?"Se aveste risorse illimitate, quale sarebbe la prima cosa che dareste ai vostri pazienti?"
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?"¿Si tuvieran recursos ilimitados, qué le darían a sus pacientes?"
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?"Wenn Sie unbegrenzte Möglichkeiten hätten, was wäre die eine Sache, die Sie Ihren Patienten geben würden?"
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?"Αν είχες ατελείωτους πόρους, ποιο θα ήταν το μόνο πράγμα που θα έδινες στους ασθενείς σου;"
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?"Ако имате неограничени ресурси, какво ще дадете на пациентите ви?"
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?"Если бы у вас были неограниченные ресурсы, какую одну вещь вы бы дали своим пациентам?"
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?"אם היה לך משאבים ללא הגבלה, מה הדבר שהיית נותן למטופלים?"
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?"اذا كان لديك موارد غير محدودة، ما هو الشيء الوحيد الذي ستعطيه لمرضاك؟ "
"Sınırsız olanağınız olsaydı, hastalarınıza vereceğiniz şey ne olurdu"?あなたは患者にまず何を与えますか」 答えはいつも同じでした
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.Během posledních deseti let se počet pacientů čekajících na transplantaci zdvojnásobil.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.Dans la dernière décennie le nombre de patients attendant une transplantation a doublé.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.De senaste tio åren har antalet patienter som väntar på transplantation, fördubblats.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.En la última década el número de pacientes en espera de un trasplante se ha doblado.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.I det sidste årti er antallet af patienter der venter på en transplantation fordoblet.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.Im vergangenen Jahrzehnt hat sich die Zahl der Patienten, die auf eine Transplantation warten, verdoppelt.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.In de laatste tien jaar is het aantal patiënten dat wacht op een transplantatie verdubbeld.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.În ultimul deceniu numărul de pacienţi care aşteaptă un transplant s-a dublat.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.지난 십 년 간, 장기 이식을 기다리는 환자의 수는 두 배로 늘어났습니다.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.Na última década duplicou o número de doentes à espera de transplantes.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.Nell'ultimo decennio il numero di pazienti che attendono un trapianto è duplicato.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.Viime vuosikymmenenä elinsiirtoa odottavien potilaiden määrä on tuplaantunut.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.Την τελευταία δεκαετία ο αριθμός των ασθενών που περιμένουν για μεταμόσχευση έχει διπλασιαστεί.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.За останні 10 років число пацієнтів, які стоять на черзі до пересадки, збільшилося вдвічі.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.За последнее десятилетие, количество пациентов, которые ожидают трансплантации, удвоилось.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.През последното десетилетие броят пациенти, чакащи за трансплантация, се е удвоил.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.כשבאותו הזמן מספר ההשתלות למעשה נשאר כמעט זהה. חלק גדול מזה קשור להזדקנות האוכלוסיה שלנו
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.في العقد الماضي, عدد المرضى المنتظرين لعملية الزرع قد تضاعف.
Son on yılda organ bekleyen hastaların sayısı iki kat arttı.ここ十年で2倍に増えています その一方で臓器移植の
Sonuç olarak, kanser hastalarına anti-anjiogenik tedavi uyguladığımızda -사실상, 우리가 암에 고통을 주었을 때, 항혈관신생 요법 --
Sonuç olarak, kanser hastalarına anti-anjiogenik tedavi uyguladığımızda -Somministrando ai malati di cancro una terapia antiangiogenetica
Sonuç olarak, kanser hastalarına anti-anjiogenik tedavi uyguladığımızda -למעשה, אנחנו נותנים לחולי סרטן תרופה אנטי-אנגיוגנטית
Sonuç olarak, kanser hastalarına anti-anjiogenik tedavi uyguladığımızda -و بالتالي, عندما نعطي مرضى السرطان العلاج المضاد لتولد الأوعية --
Sonuç olarak, kanser hastalarına anti-anjiogenik tedavi uyguladığımızda -血管新生抑制治療を行い グリオーマという脳腫瘍の試験薬を
Tanzanya'da - rakamlar yanılmaz - T.B. hastalarının %45'ine ölmeden önce T.B. teşhisi konabiliyor.Tansaniassa -- numerot eivät valehtele -- 45 % tuberkuloosipotilaista diagnosoidaan ennen kuolemaa.
Tanzanya'da - rakamlar yanılmaz - T.B. hastalarının %45'ine ölmeden önce T.B. teşhisi konabiliyor.Tanzániában pl. -- s ezek a számok valósak -- a tbc-s páciensek 45%-át diagnosztizálják tbc-vel haláluk előtt.
Tanzanya'da - rakamlar yanılmaz - T.B. hastalarının %45'ine ölmeden önce T.B. teşhisi konabiliyor.V Tanzanii -- čísla nelžou -- 45 procent lidí -- TBC pacientů -- je diagnostikováno s TBC předtím, než zemřou.
Tanzanya'da - rakamlar yanılmaz - T.B. hastalarının %45'ine ölmeden önce T.B. teşhisi konabiliyor.W Tanzanii -- liczby nie kłamią -- tylko u 45% pacjentów z gruźlicą jest ona wykrywana zanim umrą.
T.B. hastalarının %45'ine ölmeden önce T.B. teşhisi konabiliyor.45% 사람들이 죽기 직전에 결핵 진단을 받습니다.
T.B. hastalarının %45'ine ölmeden önce T.B. teşhisi konabiliyor.45 אחוז של בני אדם -- חולי שחפת -- מאובחנים בשחפת לפני שהם מתים.
T.B. hastalarının %45'ine ölmeden önce T.B. teşhisi konabiliyor.45 في المئة من الناس -- مرضى الـ T.B. -- يشخصون بالمرض قبل أن يموتوا بسببه.
T.B. hastalarının %45'ine ölmeden önce T.B. teşhisi konabiliyor.45%だけだと示しています つまり結核に感染していても
Tedavide bulunan hastaların profiliHoidettavien asiakkaiden profiili
Tedavide bulunan hastaların profiliProfilo dei pazienti in trattamento
Tedavide bulunan hastaların profiliProfil uživalcev, ki se zdravijo
Tedavide bulunan hastaların profiliΓενικά, οι χ ρ ή σ τ ε ó κοκαΐνη ó υ p i ό
Tedavideki hastaların yaş ve cinsiyet profili birincil uyuşturucuya göre değişmektedir.Alders- og kønsprofilen for de behandlede klienter varierer med det primære stof.
Tedavideki hastaların yaş ve cinsiyet profili birincil uyuşturucuya göre değişmektedir.El perfil de edad y género de los pacientes en tratamiento varía en relación con la principal droga consumida.
Tedavideki hastaların yaş ve cinsiyet profili birincil uyuşturucuya göre değişmektedir.Je nach Primärdroge sind unterschiedliche Alters- und Geschlechtsprofile festzustellen.
Tedavideki hastaların yaş ve cinsiyet profili birincil uyuşturucuya göre değişmektedir.Klienternas ålders- och könsprofil varierar beroende på primärdrog.
Tedavideki hastaların yaş ve cinsiyet profili birincil uyuşturucuya göre değişmektedir.Profil léčených klientů z hlediska věku a pohlaví se liší podle primární drogy.
Tedavideki hastaların yaş ve cinsiyet profili birincil uyuşturucuya göre değişmektedir.Starostni in spolni profil odvisnikov se razlikuje in je odvisen od primarne droge.
Tedavideki hastaların yaş ve cinsiyet profili birincil uyuşturucuya göre değişmektedir.Vek a pohlavie liečených klientov sa mení v závislosti od primárnej drogy.

İlgili Sayfalar