hastaların ile cümle
hastaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Prostat kanseri hastalarının belki de yüzde 10'u, genetik olarak yatkın insanlardır.전립선암의 10%사람들은 아마 이 경향을 띄는 가족들이 있을겁니다.
Prostat kanseri hastalarının belki de yüzde 10'u, genetik olarak yatkın insanlardır.Dans peut-être 10 pour cent des cancers de la prostate, il y a des gens qui y sont prédisposés.
Prostat kanseri hastalarının belki de yüzde 10'u, genetik olarak yatkın insanlardır.Em cerca de 10% dos cancros da próstata, há indivíduos que apresentam uma predisposição genética.
Prostat kanseri hastalarının belki de yüzde 10'u, genetik olarak yatkın insanlardır.În aproape 10% din cazurile de cancer de prostată, oamenii sunt predispuși să îl dezvolte.
Prostat kanseri hastalarının belki de yüzde 10'u, genetik olarak yatkın insanlardır.In misschien wel ongeveer 10 procent gevallen van prostaatkanker hebben mensen er aanleg voor.
Prostat kanseri hastalarının belki de yüzde 10'u, genetik olarak yatkın insanlardır.In vielleich10 Prozent der Fälle von Prostatakrebs sind sind Leute prädisponiert.
Prostat kanseri hastalarının belki de yüzde 10'u, genetik olarak yatkın insanlardır.Para aproximadamente 10% de los casos de cáncer de próstata hay personas que están predispuestas a él.
Prostat kanseri hastalarının belki de yüzde 10'u, genetik olarak yatkın insanlardır.Più o meno nel 10% dei casi di cancro della prostata, si tratta di persone con predisposizione.
Prostat kanseri hastalarının belki de yüzde 10'u, genetik olarak yatkın insanlardır.W przypadku raka prostaty około 10% to ludzie z predyspozycjami do niego.
Prostat kanseri hastalarının belki de yüzde 10'u, genetik olarak yatkın insanlardır.Где-то 10% больных раком предстательной железы - это люди, имеющие к нему предрасположенность.
Prostat kanseri hastalarının belki de yüzde 10'u, genetik olarak yatkın insanlardır.За може би около 10 процента от рака на простатата има хора, които са предразположени към него.
Prostat kanseri hastalarının belki de yüzde 10'u, genetik olarak yatkın insanlardır.כ-10% ממקרי סרטן הערמונית הם אנשים עם נטייה מראש ללקות בו.
Prostat kanseri hastalarının belki de yüzde 10'u, genetik olarak yatkın insanlardır.عند ما يقارب نسبة 10 بالمئة من سرطان البروستاتا و هناك بعض الأشخاص الذين لديهم هذه القابلية
Prostat kanseri hastalarının belki de yüzde 10'u, genetik olarak yatkın insanlardır.遺伝が関わっています 早期発症型の前立腺がんには
Sanki evde bir ışığı düğmesinden kapatıyormuş gibi hastaların metabolizmaları yavaşlayacak.Chuyển hóa của họ sẽ giảm như thể bạn đang giảm nhỏ một bóng đèn trong nhà.
Sanki evde bir ışığı düğmesinden kapatıyormuş gibi hastaların metabolizmaları yavaşlayacak.Der Stoffwechsel wird sinken, wie wenn man zu Hause den Dimmer einer Lampe betätigt.
Sanki evde bir ışığı düğmesinden kapatıyormuş gibi hastaların metabolizmaları yavaşlayacak.Hun metabolisme zal dalen net zoals je thuis met de dimmer een lamp bedient.
Sanki evde bir ışığı düğmesinden kapatıyormuş gibi hastaların metabolizmaları yavaşlayacak.Il metabolismo diminuirà come succede per gli interruttori di luce ad intensità variabile.
Sanki evde bir ışığı düğmesinden kapatıyormuş gibi hastaların metabolizmaları yavaşlayacak.밝기를 서서히 내리듯이 신진대사를 내려서 그 환자를
Sanki evde bir ışığı düğmesinden kapatıyormuş gibi hastaların metabolizmaları yavaşlayacak.Metabolismul lor ar cădea ca și cum a-i închide lumina unei lămpi acasă.
Sanki evde bir ışığı düğmesinden kapatıyormuş gibi hastaların metabolizmaları yavaşlayacak.Metabolizm przygaśnie, jak byśmy na chwilę przyciemnili światło domowej lampy.
Sanki evde bir ışığı düğmesinden kapatıyormuş gibi hastaların metabolizmaları yavaşlayacak.Son métabolisme tombera comme si l'on affaiblissait la lumière d'une lampe à la maison.
Sanki evde bir ışığı düğmesinden kapatıyormuş gibi hastaların metabolizmaları yavaşlayacak.Su metabolismo descenderá como si redujeran la iluminación de una lámpara en sus casas.
Sanki evde bir ışığı düğmesinden kapatıyormuş gibi hastaların metabolizmaları yavaşlayacak.Его обмен веществ замедлится, так же, как вы приглушаете свет настольной лампы дома.
Sanki evde bir ışığı düğmesinden kapatıyormuş gibi hastaların metabolizmaları yavaşlayacak.Неговият метаболизъм би спаднал, като че ли намалявате осветлението вкъщи с ключа.
Sanki evde bir ışığı düğmesinden kapatıyormuş gibi hastaların metabolizmaları yavaşlayacak.חילוף החומרים שלו יואט כמו שמעמעמים את האור בבית.
Sanki evde bir ışığı düğmesinden kapatıyormuş gibi hastaların metabolizmaları yavaşlayacak.سينخفض معدل الأيض الخاص به كما لو كنت تغلق مفتاح المصباح في بيتك.
Sanki evde bir ışığı düğmesinden kapatıyormuş gibi hastaların metabolizmaları yavaşlayacak.代謝を低下させることで 病院に運ばれて
Simdi, bunun gibi birsey birlesik krallik'ta olmus iste hastalarin oldugu yer.Als zoiets in Groot-Brittannië gebeurd is, gaan ze hier heen.
Simdi, bunun gibi birsey birlesik krallik'ta olmus iste hastalarin oldugu yer.Jeśli wypadek ma miejsce w Wielkiej Brytanii, oto gdzie trafiają poszkodowani.
Simdi, bunun gibi birsey birlesik krallik'ta olmus iste hastalarin oldugu yer.자, 만약 영국에서 일어났던 이런 일들이 벌어진다면, 여기가 그들이 가야 하는 곳입니다. 여기가 제가 일하는 중환자실 입니다.
Simdi, bunun gibi birsey birlesik krallik'ta olmus iste hastalarin oldugu yer.Na most, ha valami ilyesmi van, mint ami az Egyesült Királyságban történt, ide jönnek.
Simdi, bunun gibi birsey birlesik krallik'ta olmus iste hastalarin oldugu yer.Ora, se in Inghilterra succede qualcosa di questo genere ecco dove vanno.
Simdi, bunun gibi birsey birlesik krallik'ta olmus iste hastalarin oldugu yer.Si algo como esto, que ha pasado en el Reino Unido, ahí es a donde van.
Simdi, bunun gibi birsey birlesik krallik'ta olmus iste hastalarin oldugu yer.Wenn jetzt also so was passiert, wie das hier, das war in Großbritannien, dann gehen sie dorthin.
Simdi, bunun gibi birsey birlesik krallik'ta olmus iste hastalarin oldugu yer.Ако нещо такова се е случило във Великобритания, ето къде ходят.
Simdi, bunun gibi birsey birlesik krallik'ta olmus iste hastalarin oldugu yer.כעת, אם דבר כזה, שכבר קרה באנגליה, לכאן הם הולכים. ליחידה לטיפול נמרץ שבה אני עובד.
Simdi, bunun gibi birsey birlesik krallik'ta olmus iste hastalarin oldugu yer.ここ 私の働く 集中治療室にやってきます さて これは私がナイジェリアの集中治療室について
Sistemimizdeki hastaların %10'u lityum aldı.10 % des gens dans notre système ont pris du lithium.
Sistemimizdeki hastaların %10'u lityum aldı.10 % dos doentes começaram a tomar lítio com base em dados de 16 doentes, numa má publicação.
Sistemimizdeki hastaların %10'u lityum aldı.우리의 시스템의 10% 의 사람들이 리튬을 투여 받았습니다.
Sistemimizdeki hastaların %10'u lityum aldı.10 la suta din oamenii din sistemul nostru a luat Lithium.
Sistemimizdeki hastaların %10'u lityum aldı.10 por ciento de las personas en nuestro sistema tomaron litio.
Sistemimizdeki hastaların %10'u lityum aldı.10 procent osób w naszym systemie zażywało lit.
Sistemimizdeki hastaların %10'u lityum aldı.10 Prozent der Menschen in unserem System nahmen Lithium.
Sistemimizdeki hastaların %10'u lityum aldı.10% số nguwoif trên hệ thông của chúng tôi sử dụng lithium.
Sistemimizdeki hastaların %10'u lityum aldı.10 % больных в нашей сети принимали литий.
Sistemimizdeki hastaların %10'u lityum aldı.10 процента от хората в нашата система вземаха литий.
Sistemimizdeki hastaların %10'u lityum aldı.10% من الأشخاص في نظامنا أخذوا الليثيوم .
Sistemimizdeki hastaların %10'u lityum aldı.Il 10% delle persone iscritte al nostro sito ha preso il litio.
Sistemimizdeki hastaların %10'u lityum aldı.שהתפרסם באופן שלילי.
Sistemimizdeki hastaların %10'u lityum aldı.質の悪い出版物で挙げられた 16人の例をもとに
Size gösterebileceğim başka bir şey de doktorlar sıklıkla hastaların röntgenleriyle muhatap olurlar.Ďalšia vec, ktorú vám môžem ukázať, častejšie než nie, spoznáva doktor pacientov vo forme röntgenu.
Size gösterebileceğim başka bir şey de doktorlar sıklıkla hastaların röntgenleriyle muhatap olurlar.Další věc, kterou vám můžu předvést. Velice často se lékaři setkávají s pacientem v jeho rentgenové podobě.
Size gösterebileceğim başka bir şey de doktorlar sıklıkla hastaların röntgenleriyle muhatap olurlar.Ich kann auch noch zeigen, dass immer öfter Ärzte ihre Patienten in Röntgenform treffen.
Size gösterebileceğim başka bir şey de doktorlar sıklıkla hastaların röntgenleriyle muhatap olurlar.여러분께 보여드릴 또 다른 것은, 종종 의사들이 엑스레이 사진을 가지고
Size gösterebileceğim başka bir şey de doktorlar sıklıkla hastaların röntgenleriyle muhatap olurlar.Một điều nữa mà tôi muốn cho bạn xem, khá là thường xuyên, các bác sỹ phải xem gặp bệnh nhân, qua ảnh X-quang.
Size gösterebileceğim başka bir şey de doktorlar sıklıkla hastaların röntgenleriyle muhatap olurlar.Nog iets is dat, in de meeste gevallen, artsen patiënten te zien krijgen op een röntgenplaat.
Size gösterebileceğim başka bir şey de doktorlar sıklıkla hastaların röntgenleriyle muhatap olurlar.דבר נוסף שאני יכול להראות לכם הוא, שהרבה פעמים, הרופא פוגש את החולה שלו
Size gösterebileceğim başka bir şey de doktorlar sıklıkla hastaların röntgenleriyle muhatap olurlar.آخر شيء يمكن أن تظهر لك الصورة، في أكثر الأحيان، الأطباء يقابلون المرضى