hastaların ile cümle
hastaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Nhiều bệnh nhân trong số đó bị bỏng rất nặng
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Useat potilaista ovat pahoin palaneita.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Veel van die patiënten zijn zeer ernstig verbrand.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Viele dieser Patienten sind schwer verbrannt.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Wielu z tych pacjentów jest poważnie poparzonych.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Πολλοί από αυτούς τους ασθενείς έχουν πολύ σοβαρά εγκαύματα.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Многие из этих пациенотов имею очень сильные ожоги.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Много от тези пациенти са много жестоко обгорели.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.להרבה מהחולים האלה יש כוויות חמורות מאד
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.بعض هؤلاء المرضى لديهم حروق شديدة الخطورة
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.火傷から学んだ事があるとすれば
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Ahora, midieron otra variable. Querían capturar una variable más, que era el sentido de eficacia del paciente.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Chcieli uchwycić inna zmienną, która było poczucie celu.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Egy változót akartak megfigyelni, ami a páciensek hatékonyság érzése.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Họ muốn nắm bắt được một biến số khác, đó là cảm nhận của bệnh nhân về mức độ hiệu quả.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.그들이 알고 싶었던 또 다른 변수는, 치료효과에 대해 환자들이 느끼는 감정이었습니다.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Pak začali měřit další proměnnou. Chtěli zachytit další parametr, což byl pacientův efekt ovlivnění.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Volevano documentarne una che consisteva nel senso di determinazione del paziente.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Ze wilden het gevoel van de patiënten voor hun eigen kunnen testen.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Ήθελαν να πιάσουν μία ακόμη παράμετρο, που ήταν η αίσθηση αποτελεσματικότητας των ασθενών.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Они хотели зафиксировать еще одно значение, которое было оценено пациентами.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.הם רצו לבחון משתנה נוסף, והוא תחושת החולים לגבי יכולתם.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.ارادوا الاستناد الى مُعطى آخر وكان حس الفرد - المريض - بالفاعلية
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.もう1つの手段として使う事を試みました。 患者が歯磨きとフロスができると確信する
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.佢哋想要研究嘅變量就係 病人自認為嘅能動性。
Opioid kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.Andelen af klienter, der søger behandling for opioidbrug, varierer mellem landene.
Opioid kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.Andelen av klienterna som söker behandling för opiatmissbruk varierar mellan länderna.
Opioid kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.Az opioidhasználat miatt kezelést kérő kliensek aránya országonként változik.
Opioid kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.Delež oseb, ki se željo zdraviti zaradi uživanja opioidov, se razlikuje med posameznimi državami.
Opioid kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.Het percentage cliënten dat om behandeling vraagt wegens het gebruik van opioïden, varieert per land.
Opioid kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.Im Vereinigten Königreich und in den Niederlanden konsumieren 4 % der Patienten Methadon als Primärdroge.
Opioid kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.Odsetek pacjentów ubiegających się o leczenie z powodu zażywania opiatów jest różny w poszczególnych krajach.
Opioid kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.Opioidien käytön takia hoitoon hakeutuvien asiakkaiden määrä vaihtelee maittain.
Opioid kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.Podiel klientov, ktorí vyhľadali liečbu kvôli závislosti od opiátov, sa medzi krajinami líši.
Opioid kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.Podíl klientů vyhledávajících léčbu kvůli závislosti na opiátech se mezi zeměmi liší.
Opioid kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.Propor†ia pacien†ilor care solicit≤ tratament pentru consum de opiacee variaz≤ de la o †ar≤ la alta.
Organ nakli listesinde beklemekte olan hastaların %90'ı böbrek beklemektedir, %90...장기 이식을 기다리는 환자의 90%가 신장을 기다리고 있습니다. 90%입니다.
Organ nakli listesinde beklemekte olan hastaların %90'ı böbrek beklemektedir, %90...90 prosenttia potilaista elinsiirtojen jonotuslistalla odottaa munuaissiirtoa. 90 prosenttia.
Organ nakli listesinde beklemekte olan hastaların %90'ı böbrek beklemektedir, %90...90% من المرضى على لائحة إنتظار الزراعة في إنتظار كلية, 90%
Organ nakli listesinde beklemekte olan hastaların %90'ı böbrek beklemektedir, %90...Spośród pacjentów czekających na przeszczep 90% potrzebuje nowej nerki. Aż 90%.
Organ nakli listesinde beklemekte olan hastaların %90'ı böbrek beklemektedir, %90...מחכים לכליה, 90 אחוז. אז עוד אסטרטגיה שבה אנחנו משתמשים
Organ nakli listesinde beklemekte olan hastaların %90'ı böbrek beklemektedir, %90...腎臓移植が必要な方たちです 私たちが試みているもう一つの方法は
Pek çok ülkede, opioidler (büyük oranda eroin) hastaların tedavi olmak istedikleri başlıca uyuşturucudur.20 rokov, keď po prvýkrát vyhľadá pomoc (179).
Pek çok ülkede, opioidler (büyük oranda eroin) hastaların tedavi olmak istedikleri başlıca uyuşturucudur.Andelen af klienter, der søger behandling for brug af heroin, varierer fra land til land.
Pek çok ülkede, opioidler (büyük oranda eroin) hastaların tedavi olmak istedikleri başlıca uyuşturucudur.Existují občasné zprávy o velmi mladých lidech (mladších 15 let), kteří vyhledají léčbu
Pek çok ülkede, opioidler (büyük oranda eroin) hastaların tedavi olmak istedikleri başlıca uyuşturucudur.Germania ªi Regatul Unit constituie excep†ii notabile, unde a crescut totalul cererilor raportate.
Peki, hastaların hiç belirti göstermeyen yaklaşık %25'i hakkında ne yapacağız?근데 한편, 약 25 퍼센트의 환자들은 정말 아예 전혀 증상을 보이지 않기도 합니다.
Peki, hastaların hiç belirti göstermeyen yaklaşık %25'i hakkında ne yapacağız?Apoi, aproximativ 25 la sută dintre pacienţi nu prezintă niciun simptom.
Peki, hastaların hiç belirti göstermeyen yaklaşık %25'i hakkında ne yapacağız?Dann wieder haben etwa 25 Prozent aller Patienten überhaupt keine Symptome.
Peki, hastaların hiç belirti göstermeyen yaklaşık %25'i hakkında ne yapacağız?Donc, à peu près 25 pourcents des patients n'ont jamais de symptômes.
Peki, hastaların hiç belirti göstermeyen yaklaşık %25'i hakkında ne yapacağız?Entonces, aproximadamente 25% de todos los pacientes nunca tuvo síntomas.
Peki, hastaların hiç belirti göstermeyen yaklaşık %25'i hakkında ne yapacağız?Mas cerca de 25 % dos pacientes nunca têm quaisquer sintomas.
Peki, hastaların hiç belirti göstermeyen yaklaşık %25'i hakkında ne yapacağız?Poi, all'incirca il 25% di tutti i pazienti non ha mai avuto alcun sintomo. Cosa faremo con loro?
Peki, hastaların hiç belirti göstermeyen yaklaşık %25'i hakkında ne yapacağız?U około 25% pacjentów nie występują żadne objawy.
Peki, hastaların hiç belirti göstermeyen yaklaşık %25'i hakkında ne yapacağız?Впрочем, примерно 25% всех пациентов никогда не имели симптомов.
Peki, hastaların hiç belirti göstermeyen yaklaşık %25'i hakkında ne yapacağız?После, приблизително 25 процента от всички пациенти изобщо нямат никакви симптоми. Какво ще правим с тях?
Peki, hastaların hiç belirti göstermeyen yaklaşık %25'i hakkında ne yapacağız?ואז, בערך 25% מכל החולים אינם מרגישים שום סימפטום.
Peki, hastaların hiç belirti göstermeyen yaklaşık %25'i hakkında ne yapacağız?بالتالي، ما يقارب ٢٥٪ من جميع المرضى لايشكون أبدا من أية أعراض
Peki, hastaların hiç belirti göstermeyen yaklaşık %25'i hakkında ne yapacağız?そんな時どうすればいいでしょう どうやって命を守ることができるか
PNAS bu yayını bastığında ne oldu? Sistemimizdeki hastaların %10'u lityum aldı.Toen PNAS zijn paper publiceerde, namen 10 procent van de mensen in ons systeem lithium.