hastaların ile cümle
hastaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Jeesus vastasi ja sanoi heille: "Eivät terveet tarvitse parantajaa, vaan sairaat.
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.예수께서 대답하여 가라사대 건강한 자에게는 의원이 쓸데 없고 병든자에게라야 쓸데 있나니
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Og Jesus svarede og sagde til dem: "De raske trænge ikke til Læge, men de syge.
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Og Jesus svarte og sa til dem: De friske trenger ikke til læge, men de som har ondt;
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Respondeu-lhes Jesus: Não necessitam de médico os sãos, mas sim os enfermos;
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Respondiendo Jesús les dijo: --Los sanos no tienen necesidad de médico, sino los que están enfermos
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Toen nam Jezus het woord: "Weet u wie een dokter nodig hebben?
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Und Jesus antwortete und sprach zu ihnen: Die Gesunden bedürfen des Arztes nicht, sondern die Kranken.
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Yesus menjawab, "Orang yang sehat tidak memerlukan dokter; hanya orang yang sakit saja
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Και αποκριθεις ο Ιησους, ειπε προς αυτους Δεν εχουσι χρειαν ιατρου οι υγιαινοντες, αλλ' οι πασχοντες.
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Иисус же сказал им в ответ: не здоровые имеют нужду во враче, но больные;
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.Исус в отговор им рече: Здравите нямат нужда от лекар, а болните.
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.І озвавшись Ісус, рече до них: Не треба здоровому лікаря, а перу жому.
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.فاجاب يسوع وقال لهم لا يحتاج الاصحاء الى طبيب بل المرضى.
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.耶 穌 對 他 們 說 、 無 病 的 人 用 不 著 醫 生 . 有 病 的 人 纔 用 得 著
İsa onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Sağlıklı olanların değil, hastaların hekime ihtiyacı var.耶穌對 他 們說 、 無病 的 人 用 不 著 醫生 . 有病 的 人 纔 用 得 著
İşte bu iki hasta. Bunlar o hastaların kayıtları.Avem aici doi pacienţi şi relatările lor.
İşte bu iki hasta. Bunlar o hastaların kayıtları.Oto dwoje takich pacjentów i ich zapisy.
İşte bu iki hasta. Bunlar o hastaların kayıtları.Voici l'enregistrement de deux patients.
iyi muamele görmeye (hastaların insanlık değerlerine, inançlarına ve mahremiyetlerine saygı gösterilmelidir),hyvään kohteluun: potilaan ihmisarvoa, vakaumusta ja yksityisyyttä täytyy kunnioittaa
iyi muamele görmeye (hastaların insanlık değerlerine, inançlarına ve mahremiyetlerine saygı gösterilmelidir),Recibir un trato adecuado: se deberán respetar la dignidad humana, las creencias y la privacidad del paciente
iyi muamele görmeye (hastaların insanlık değerlerine, inançlarına ve mahremiyetlerine saygı gösterilmelidir),till ett gott bemötande: patientens människovärde, övertygelse och integritet ska respekteras
iyi muamele görmeye (hastaların insanlık değerlerine, inançlarına ve mahremiyetlerine saygı gösterilmelidir),في الحصول على معاملة جيدة: فيتوجب احترام الكرامة الإنسانية للمريض ومعتقداته وخصوصيته.
Kendi hastalarında farketmemiş.Anh đã không nhận thấy điều đó ở bệnh nhân của mình.
Kendi hastalarında farketmemiş.An seinen eigenen Patienten hatte er das nicht festgestellt.
Kendi hastalarında farketmemiş.Ele não via isso nos seus pacientes.
Kendi hastalarında farketmemiş.Ese no había sido el caso con sus propios pacientes.
Kendi hastalarında farketmemiş.Han så det ikke med sine egne patienter.
Kendi hastalarında farketmemiş.Hij zag dat niet bij zijn eigen patiënten.
Kendi hastalarında farketmemiş.Il ne l'a pas vu avec ses propres patients.
Kendi hastalarında farketmemiş.그는 자신의 환자에게서는 얼마나 촬영을 했지는 몰랐습니다.
Kendi hastalarında farketmemiş.Nie widział tego u swoich pacjentów.
Kendi hastalarında farketmemiş.Non i suoi pazienti.
Kendi hastalarında farketmemiş.Nu observase asta la pacienții lui.
Kendi hastalarında farketmemiş.Но у своих пациентов он такого не заметил.
Kendi hastalarında farketmemiş.Той не откри това при своите пациенти.
Kendi hastalarında farketmemiş.שאמרו שעושים יותר מדי סריקות טומוגרפיה. לדעתו זה לא היה כך אצל החולים שלו.
Kendi hastalarında farketmemiş.أنه لا يرى في بلده المرضى.
Kendi hastalarında farketmemiş.「ここではどうなんだろう?」と思い
Minnesota'daki biyik bir sağlık sistemi bizden onlara gelen hastaların yaşadığı deneyimi betimlememizi istedi.Duża jednostka służby zdrowia z Minnesoty poprosiła nas o opisanie odczuć ich pacjentów.
Minnesota'daki biyik bir sağlık sistemi bizden onlara gelen hastaların yaşadığı deneyimi betimlememizi istedi.Een groot gezondheidszorg-systeem in Minnesota vroeg ons om hun patiënt-ervaring te beschrijven.
Minnesota'daki biyik bir sağlık sistemi bizden onlara gelen hastaların yaşadığı deneyimi betimlememizi istedi.Ein Gesundheitsunternehmen in Minnesota bat uns, ihnen die Erfahrung ihrer Patienten darzustellen.
Minnesota'daki biyik bir sağlık sistemi bizden onlara gelen hastaların yaşadığı deneyimi betimlememizi istedi.우리는 미네소타주에 있는 큰 보건시설 시스템에서 의뢰를 받았었습니다. 그곳의 환자들이 어떤 경험을 하고 있는지 조사하는 것이였습니다.
Minnesota'daki biyik bir sağlık sistemi bizden onlara gelen hastaların yaşadığı deneyimi betimlememizi istedi.Một hệ thống y tế lớn ở Minnesota yêu cầu chúng tôi mô tả cho họ những gì mà bệnh nhân trải nghiệm.
Minnesota'daki biyik bir sağlık sistemi bizden onlara gelen hastaların yaşadığı deneyimi betimlememizi istedi.Ni s-a cerut de către un mare sistem de sănătate din Minnesota să le descriem experienţa pacienţilor lor.
Minnesota'daki biyik bir sağlık sistemi bizden onlara gelen hastaların yaşadığı deneyimi betimlememizi istedi.Oslovil nás jeden systém zdravotní péče z Minnesoty a chtěli popsat jaké jsou zkušenosti jejich pacientů.
Minnesota'daki biyik bir sağlık sistemi bizden onlara gelen hastaların yaşadığı deneyimi betimlememizi istedi.Μας ζητήθηκε από ένα μεγάλο σύστημα υγείας στη Μινεσότα να τους περιγράψουμε πώς ήταν η εμπειρία των ασθενών.
Minnesota'daki biyik bir sağlık sistemi bizden onlara gelen hastaların yaşadığı deneyimi betimlememizi istedi.התבקשנו על ידי מערכת בריאות גדולה במינסוטה לתאר להם מה חווית הפציינט שלהם.
Minnesota'daki biyik bir sağlık sistemi bizden onlara gelen hastaların yaşadığı deneyimi betimlememizi istedi.لقد طُلِب منا من قبل نظام كبير للرعاية الصحية في ولاية مينيسوتا أن نوصف لهم تجربة نزلائهم من المرضى.
Minnesota'daki biyik bir sağlık sistemi bizden onlara gelen hastaların yaşadığı deneyimi betimlememizi istedi.患者の経験が どのようなものか 調査せよと依頼されました 彼らはいろいろなコンサルタントと一緒に
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.A betegek között sokan nagyon súlyosan megégtek.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Alcuni di questi pazienti riportano ustioni gravi.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.그 환자들 중 다수는 매우 심한 화상을 입었습니다.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.La plupart de ces patients sont gravement brulés.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Majoritatea au suferit arsuri severe.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Många av dessa patienter har blivit kraftigt brännskadade.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Mnohí z týchto pacientov majú vážne popáleniny.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Mnoho z těchto pacientů bylo hrozně popálených.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Muchos de ellos tienen quemaduras severas.
O hastaların çoğu çok şiddetli yandı.Muitos desses doentes estão gravemente queimados.