hastaların ile cümle
hastaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Epilepsi hastalarının bazen beyinlerindeki elektriksel aktivitenin izlenmesine ihtiyacı olur.定期的に脳の検査をするとき 小さな街をドライブするゲームを
Eroin kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.1 80 söker behandling för heroinmissbruk (
Eroin kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.A heroinhasználat miatt kezelést kérő páciensek aránya országonként változó.
Eroin kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.A percentagem de utentes que procuram tratamento devido ao consumo de heroína varia consoante os países.
Eroin kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.Odsetek pacjentów ubiegających się o leczenie z powodu zażywania heroiny jest różny w poszczególnych krajach.
Eroin kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.Podíl klientů vyhledávajících léčbu kvůli užívání heroinu se mezi zeměmi liší.
Eroin kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.• v Bulharsku, ale vo všeobecnosti dopyt po liečbe kvôli heroínu je medzi mladými ľuďmi zriedkavý.
Eroin kullanımı için tedavi görmek isteyen hastaların oranı ülkeler arasında farklılık göstermektedir.Относителният дял на пациентите, потърсили лечение за употреба на хероин, е различен в различните страни.
Esrar hastaları ortalama olarak opioid hastaları (32) ve kokain hastalarından (33) çok daha gençtir (25).Cannabisklienter er i gennemsnit meget yngre (25 år) end opioidklienter (32 år) og kokainklienter (33 år).
Esrar hastaları ortalama olarak opioid hastaları (32) ve kokain hastalarından (33) çok daha gençtir (25).Klienti užívajúci kanabis sú v priemere oveľa mladší (25) ako klienti užívajúci opiát (32) a kokaín (33).
Esrar hastaları ortalama olarak opioid hastaları (32) ve kokain hastalarından (33) çok daha gençtir (25).Uživalci konoplje so na splošno precej mlajši (25) od uživalcev opioidov (32) in kokaina (33).
Esrar hastaları ortalama olarak opioid hastaları (32) ve kokain hastalarından (33) çok daha gençtir (25).Zazwyczaj jest prowadzona w placówkach lecznictwa zamkniętego.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.Avšak, u asi polovice pacientov k tomu nedochádza.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.Bei der anderen Hälfte der Patienten trifft dies hingegen nicht zu.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.하지만, 환자들 중 절반은 이렇게 경험하지않습니다.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.Kuitenkaan noin puolelle potilaista ei näin käy.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.Ma ad ogni modo, in circa metà dei pazienti, questo non accade.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.Mas em cerca de metade dos pacientes, isso não acontece.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.Men ändock händer det här aldrig för ungefär hälften av patienterna.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.Nicméně asi u poloviny pacientů se toto nestane.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.No obstante, a cerca de la mitad de los pacientes esto no les pasa.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.Ongeveer de helft van de patiënten heeft heel andere ervaringen.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.Połowa pacjentów nie ma takich odczuć.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.Totuşi, pentru jumătate din pacienţi, asta nu se întâmplă.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.Toutefois, chez l'autre moitié des patients, cela n'arrive pas.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.Ugyanakkor az esetek másik felében ez nincs így.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.Ωστόσο, σε σχεδόν τους μισούς ασθενείς, αυτό δεν συμβαίνει.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.Але, хоч там як, для іншої половини пацієнтів це не трапляється.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.Но, однако, с примерно половиной пациентов этого не происходит.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.Обаче за половината пациенти това не е така.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.אבל אצל החצי השני של הפציינטים, זה לא קורה.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.ولكن مع ذلك، في حوالي نصف المرضى، هذا لا يحدث.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.彼らは言います 「でも先生、幻肢が痺れているのです
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Alzheimer kóros betegeket tanulmányozott, akiknek homloklebeny demenciájuk volt.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Badał pacjentów z chorobą Alzheimera i otępieniem czołowo-skroniowym.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Bruce Miller. Il étudiait les patients atteint d'Alzheimer qui présentaient une démence fronto-temporale.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Che studiava pazienti affetti da Alzheimer che avevano la demenza dei lobi frontali temporali.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Die bestudeert Alzheimer's patienten met een dementie van de frontale temporale hersenkwab.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.El a studiat pacienti cu Alzheimer care au suferit de dementa lobului frontal temporal.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Ele estudou doentes com Alzheimer que sofriam de demência do lobo temporal frontal.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Él estudió a pacientes con Alzheimer que tenían demencia frontotemporal.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Han studerade patienter med Alzheimers som hade frontallobsdegeneration.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Hän tutki Alzheimer-potilaita, joilla oli ohimolohkon etuosan dementia.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Ia mempelajari pasien-pasien Alzheimer yang mempunyai demensia lobus frontal-temporal.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.그는 대뇌 전두엽 치매증을 앓는 알츠하이머 환자들을 연구했지요.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Og han studerede Alzheimers patienter som led af frontotemporal demens.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Ông nghiện cứu các bệnh nhân của chứng Alzheimer bị tâm thần phân liệt thùy thái dương trước.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Studoval pacienty s Alzheimerem, kteří mají demenci v předním mozkovém laloku.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Він досліджував пацієнтів з хворобою Альцгеймера, в яких була лобно-скронева деменція.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.Той проучва пациенти с Алцхаймер, които имали деменция на фронталния темпорален лоб.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.הוא חקר חולי אלצהיימר שסבלו מדמנציה של אונת הרקה הקדמית.
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.وقد درس هو مرضى الزهايمر الذين كان لديهم أعتلال مؤقت لجزء حساس في العقل .
Frontal lob demansları olan Alzheimer hastalarını da çalışmış.アルツハイマー患者を調査しました この絵は 言語障害を負った
Hala merak ediyordum, sargı bezini yanık hastalarından nasıl çıkarmalı?Ciągle interesował mnie najlepszy sposób zdejmowania opatrunków.
Hala merak ediyordum, sargı bezini yanık hastalarından nasıl çıkarmalı?Continuava interessado na questão de como retirar pensos a pacientes queimados.
Hala merak ediyordum, sargı bezini yanık hastalarından nasıl çıkarmalı?Eram în continuare interesat de întrebarea cum să scoţi pansamentele de pe pacienţii arşi.
Hala merak ediyordum, sargı bezini yanık hastalarından nasıl çıkarmalı?Ero ancora interessato al metodo di come togliere i bendaggi ai pazienti ustionati.
Hala merak ediyordum, sargı bezini yanık hastalarından nasıl çıkarmalı?Ik was nog steeds geïnteresseerd in de kwestie van het verband.
Hala merak ediyordum, sargı bezini yanık hastalarından nasıl çıkarmalı?Jag var fortfarande intresserad av frågan hur man bör ta bort bandage från brännskadepatienter.
Hala merak ediyordum, sargı bezini yanık hastalarından nasıl çıkarmalı?Jeg var stadig interesseret i det her spørgsmål om hvordan man tager forbindinger af patienter med brændsår.