hastaların ile cümle

hastaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.רבים מהחולים הללו סירבו לעבור ניתוח ושיחתכו להם בתוך המוח.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.ورفض كثير من هؤلاء المرضى الخضوع لعملية جراحية تسمح لأشخاص من إجراء عمليّة مفتوحة للدماغ.
Bu hastaların çoğu ameliyat olmayı, insanların beyinlerini açmalarını istemiyor.手術を拒否します そして約4~5ヶ月前
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Du talar om dessa saker med så mycket insikt och empati för patienterna.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Du taler om disse ting med så stor indsigt og empati for dine patienter.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Fala destas coisas com tanto conhecimento e empatia pelos seus pacientes.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ha parlato di queste cose con così tanta profondità ed empatia per i suoi pazienti.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Je spreekt met zo veel inzicht over deze dingen en met empathie voor je patiënten.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.박사님은 이런 이야기를 깊은 통찰력과 환자에 대한 공감을 갖고 말씀을 하십니다.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Masz wielki wgląd w ten temat, masz tyle empatii dla swoich pacjentów.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Olyan nagy rálátással és a betegeihez fűződő empátiával beszél minderről.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ông vừa nói chuyện với một cái nhìn thật sâu sắc sự đồng cảm với bệnh nhân.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Puhutte näistä asioista osoittaen suurta ymmärtämystä ja empatiaa potilaitanne kohtaan.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Rozprávate o týchto veciach do takej hĺbky a s takou empatiou voči vaším pacientom.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Sie sprechen mit so viel Einblick und Mitgefühl für ihre Patienten von diesen Dingen.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Usted habla de estas cosas con una gran sensibilidad y empatía por sus pacientes.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vorbiţi despre aceste lucruri cu atât de multă înţelegere şi empatie pentru pacienţii dumneavoastră.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vous parlez de cela avec tant de compréhension et d'empathie pour vos patients.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vykládáte o těchto věcech s takovým porozuměním a s takovou empatií k vaším pacientům.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Μιλάτε για αυτά τα πράγματα με τέτοια διορατικότητα και συναίσθηση για τους ασθενείς σας.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ви говорите про ці речі з неймовірним розумінням і емпатією до ваших пацієнтів.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Вы говорили обо всем этом так проницательно, с таким сопереживанием вашим пациентам.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Говорите за тези неща с такова прозрение и съчувствие към пациентите си.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.אתה מדבר על הדברים האלה עם כל כך הרבה הבנה ואמפתיה למטופלים שלך.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.أنت تتحدث عن تلك الأشياء بفطنة عظيمة و تعاطف مع مرضاك.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.共感が感じられました そのような経験を ご自身もされたことは?
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Así que este tipo de cosas tiene que salir a la luz, para los pacientes, los médicos, para el público.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Così questa cosa ha bisogno di essere portata alla luce, per i pazienti, per i dottori, per il pubblico.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Deci acest gen de lucruri trebuie anunţate, penru pacienţi, pentru doctori, pentru public.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Diese Sache muss also bekannter gemacht werden, unter Patienten, unter Ärzten, in der Öffentlichkeit.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Dus moet dit soort dingen onder de aandacht gebracht worden van patiënten, van artsen, van het publiek.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Il faut donc que cela soit porté à l'attention des patients, des docteurs, du public.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.그래서 이런 이야기들은 널리 환자들과 의사, 대중들에게 알려야 합니다.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Những điều như thế này cần được thông báo, cho các bệnh nhân, bác sĩ, cho đại chúng.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Por isso, este tipo de coisas precisa de ser divulgado aos doentes, aos médicos, ao público.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Så denne slags ting bør gøres opmærksom på for patienter, for læger, for offentligheden.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Så detta behöver uppmärksammas, för patienter, för läkare, för allmänheten.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Tämä asia pitää tuoda julki potilaille, lääkäreille ja kaikille ihmisille.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Tehát a felszínre kell hoznunk mindezt, a betegek, az orvosok és az emberek miatt is.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Tieto veci sa musia dostať medzi informácie pre pacientov, doktorov a širokú verejnosť.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.To coś, co należy uświadomić powszechnie, wśród pacjentów, lekarzy, ogółu populacji.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Tyto informace se musí dostat mezi informace pro pacienty, pro lékaře a pro širokou veřejnost.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Οπότε αυτή η κατάσταση πρέπει να φανερωθεί, για γονείς, γιατρούς, για το κοινό.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Такие вещи нужно доводить до сведения пациентов, врачей, общественности.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Тож ці речі мають бути зауважені. Пацієнтами, лікарями, суспільством.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.Този тип неща трябва да бъдат доведени до знанието на пациентите, лекарите, обществеността.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.ולכן צריך להביא את הנושא למודעות עבור המטופלים, עבור הרופאים, עבור הציבור הרחב.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.اذن هذا النوع من الإحتياجات يجب أن يتم ملاحظته، من أجل المرضى ، و الأطباء , و من أجل الجمهور.
Bu nedenle bu tip şeyler, hastaların, doktorların ve halkın gündemine getirilmeli.世間のために もっと知られるべきなんです 最後に これは
Bunlar o hastaların kayıtları.Aqueles são os seus registos.
Bunlar o hastaların kayıtları.Das sind ihre Aufzeichnungen.
Bunlar o hastaların kayıtları.Đây là bản lưu lại mức độ đau của họ.
Bunlar o hastaların kayıtları.Det er, hvad de rapporterede.
Bunlar o hastaların kayıtları.Dit zijn hun verslagen.
Bunlar o hastaların kayıtları.Estos son sus datos.
Bunlar o hastaların kayıtları.Ezek az adataik.
Bunlar o hastaların kayıtları.Här är deras resultat.
Bunlar o hastaların kayıtları.Itu adalah rekam jejak mereka.
Bunlar o hastaların kayıtları.이것은 그들의 기록입니다.
Bunlar o hastaların kayıtları.Quelli sono i loro risultati.

İlgili Sayfalar