hastalığı ile cümle
hastalığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kala-azar, layşmanyaz hastalığının 3 türünden birisidir.Parajezdectví je jedním ze tří odvětví hiporehabilitace.
29 yaşındayken New York'ta İspanyol gribi hastalığından vefat etmiştir.Zemřel ve věku třiceti let na španělskou chřipku.
Son yıllarında Alzheimer hastalığına yakalanmıştı.V pozdějších letech se u něj projevila Alzheimerova choroba.
Paroksimal olmayan belirtiler hastalığın yan etkileridir ve sadece ataklar sırasında değil, her zaman yaşanır.Jsou popisovány případy, kdy se symptomy objeví pouze v tzv. šokovém stadiu a ne u všech infikovaných stromů.
Anna, babasının son hastalığında onu tedavi etmiştir.Během jeho poslední nemoci ho léčili čtyři lékaři.
Ağırlaşan hastalığı nedeniyle tekrar Ankara'ya dönmek zorunda kaldı.Z Říma se však kvůli onemocnění musel předčasně vrátit.
Doktor onun kanser hastalığına yakalandığını söyler.V nemocnici mu sdělí, že má zhoubný rakovinový nádor.
Hastalığın Vakaları yalnızca Afrika ve Arabistanda görülmüştür.Epidemiile acestei boli s-au întâmplat doar în Africa și Arabia.
Tıpkı Prens Prospero gibi Poe da bu hastalığın ölümcüllüğünü göz ardı etmekteydi.Ca și prințul Prospero, Poe a încercat să ignore fatalitatea bolii.
Hastalığın kurbanlarını yarım saatte öldürdüğü söylenmektedir.Se spune că ciuma ucidea într-o jumătate de oră.
Afrika tripanosomiyazisi veya uyku hastalığı insan ve hayvanlarda gӧrülen parazitsel bir hastalıktır.Tripanosomiaza africană sau boala somnului este o boală parazitară care afectează oamenii și animalele.
Antonescu'nun ilk karısı Aurelia, yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle 2004 yılında intihar etti.Prima sa soție, Aurelia Antonescu, s-a sinucis în 2004 din cauza suferinței provocate de o boală incurabilă.
Ancak tanısal testler, hastalığın aşamalarını ayırt edememektedir.Totuși, testele pentru diagnostic nu fac deosebirea între etapele bolii.
1039 yılında Konrad hastalanır ve Utrecht şehrinde Gut hastalığından ölür.În 1039 însă Conrad se îmbolnăvește și moare la Utrecht.
Eğer bir kişi hastalığın kritik evresini atlattıysa, furosemid (Lasix) gibi bir kıvrım diüretiği verilebilir.Dacă bolnavul a depășit starea critică a bolii, i se pot administra diuretice de ansă ca furosemid (Lasix).
Bu ilaçlar aynı zamanda hastalığın yayılmasını da azaltır.Aceste medicamente reduc de asemenea răspândirea bolii.
Hastalığın nasıl yayıldığı bilinmemektedir.Nu se cunoaște modul de transmitere a bolii.
Kişinin dang hastalığı şiddetli ise, kanı incelendiğinde başka değişiklikler de görülebilir.Dacă persoana suferă de forma severă a febrei denga, analiza sângelui poate evidenția și alte modificări.
Hastalığa yakalananların çoğu fakirdir ve çoğu da hastalığın kendilerine bulaştığının farkında değildir.Majoritatea celor bolnavi provin din medii sărace și cei mai mulți nu realizează faptul că sunt infectați.
Dünya Sağlık Örgütü, hastalığı tedavi amacıyla bazı ilaçlarda indirim yapılmasını sağlamıştır.Organizația Mondială a Sănătății a obținut reduceri la anumite medicamente pentru tratarea bolii.
Hastalığın teşhisi endoskopi (bir fiberoptik kamera) ile yapılan biyopsi yoluyla konulur.Boala se diagnostichează prin biopsie realizată cu ajutorul unui endoscop (o cameră cu fibră optică).
Bununla birlikte, "Sue" olarak bilinen Tyrannosaurus rex türünün gut hastalığına yakalandığına inanılmaktadır.Totuși, se consideră că specimenul Tyrannosaurus rex cunoscut sub numele de "Sue" a fost afectat de gută.
Hastalığın bu üç tipinin teşhisi de mikroskop altında parazitlerin görülmesiyle konulur.Toate trei forme ale bolii pot fi diagnosticate prin examinarea paraziților la microscop.
Çocuklar hastalığı yetişkinlere göre daha sık yayarlar.Copiii răspândesc boala mai des decât adulții.
Poe şiiri, karısı Virginia'nın hastalığını anlatmak için yazmış olabilir.Poemul ar fi putut fi un mijloc al lui Poe de a se confrunta cu boala soției sale Virginia.
Bu hastalığı ilk olarak Alois Alzheimer tanımlamıştır.Boala Alzheimer este descrisă pentru prima dată de germanul Alois Alzheimer.
Geçmişte "hastalıkların kralı ve kralların hastalığı" veya "zengin hastalığı" olarak anılmıştır.În istorie, a fost atestată ca „regina bolilor și boala regilor” sau „boala bogaților”.
Gut geçmişte "kralların hastalığı" veya "zengin hastalığı" olarak bilinmektedir.Guta era cunoscută în trecut drept "boala regilor" sau "boala oamenilor bogați".
Anafilaksiden ölen çocukların %90’ından fazlasında astım hastalığı vardır.Peste 90% dintre copiii în cazul cărora anafilaxia este fatală au astm.
Ayrıca hastalığın yayılmasını güçleştirir.Ele împiedică, de asemenea, răspândirea bolii.
Dang hastalığı ve chikungunya arasındaki farkı belirlemek güçtür.Nu există diferențe semnificative între febra denga și febra chikungunya.
Tenyazise yakalanmış kişilerin tedavi edilmesi de bu hastalığın yayılmasını engellemek için önemlidir.Tratarea persoanelor cu teniază este importantă pentru a evita extinderea bolii.
Hastalığın ilerleyen günlerinde (4 ila 7 gün) görüntü kızamık gibi olabilir.Ulterior (după 4 - 7 zile), erupția poate fi asemănătoare cu cea din rujeolă.
Dang hastalığı, mikrobiyoloji ve mikrobiyolojik laboratuvar testleriyle teşhis edilebilir.Febra denga poate fi diagnosticată prin teste de laborator microbiologice.
Gut hastalığındaki en önemli ayırıcı tanı septik artrittir.Cel mai important diagnostic diferențial pentru gută este artrita septică.
Crohn hastalığı da mide iltihabının bulaşıcı olmayan (sık sık şiddetli) bir kaynağıdır.Boala Crohn este de asemenea o cauză neinfecțioasă de gastroenterită (adesea severă).
Alzheimer hastalığı ile ilişkilendirilmiştir.S-a zvonit că are boala Alzheimer.
John Herbert üç aylıkken yılancık hastalığından, Henry ise 1863 yılında 16 yaşındayken zatürreeden öldü.John Herbert a murit la vârsta de trei ani, iar Henry la vârsta de 16 ani(de pneumonie), în 1863.
1818'de, Lincoln 9 yaşındayken, annesi Nancy Lincoln süt hastalığından (34) öldü.În Indiana, pe când Lincoln avea nouă ani, mama lui, Nancy, a murit de boala laptelui(en) în 1818.
Gine solucanı hastalığı eski çağlardan beri bilinmektedir.Boala viermelui de Guineea este cunoscută din timpuri străvechi.
Endometriyozis hastalığının kadınlarda görülme oranı % 2 ile % 5 arasındadır.Se estimează că endometrioza apare la aproximativ 6–10% dintre femei.
Guillian-Barre sendromu, otizm ve inflamatuvar bağırsak hastalığının arttığı görülmemektedir.Ratele sindromului Guillian-Barre, autismului și bolii inflamatorii a intestinelor nu par a fi mărite.
Hastalığın erken evresinde enfeksiyon, ağrısız bir nodül veya bölgesel şişlik ile karakterizedir.Stadiul incipient al infecției este caracterizat de un nodul sau zonă umflată nedureroasă.
Bu tabir hastalığın kötü bir ruhtan geldiğinden bahsediyor.Această expresie se referă la boala cauzată de un spirit rău.
Rush raporda genellikle hastalığın daha resmi ismi olan "tekrarlayan safra humması" ifadesini kullandı.În raport, Rush a folosit în cea mai mare parte denumirea mai formală "febra bilioasă remitentă".
Bu hastalığın ölüme yol açması çok nadirdir.Este foarte neobișnuit ca boala să determine moartea.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Prevenirea bolii în oameni se face prin vaccinarea animalelor împotriva bolii.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Spre deosebire de subtipul pallidum, acestea nu duc la boli neurologice.
Ekinokokkoz hastalığı domuz, inek ve at gibi diğer hayvanları da etkileyebilir.Gripa poate afecta și animalele, precum porcii, caii și păsările.
Goethe, 1823 yılında, kalp zarı iltihabı (Perikarditis) hastalığına yakalanmıştır.În anul 1823 Goethe, se îmbolnăvește de inflamație a pericardului inimii.
Hastalığın ilerlemiş safhalarında etkili hiçbir tedavi bulunmamaktadır.În același timp, nici pentru formele progresive ale bolii nu există tratamente eficiente.
Sado muhtemelen akıl hastalığından acı çekiyordu.Sado cel mai probabil a suferit de boli mintale.
Bu nedenle bunlar kalp damar hastalığı olan kişilere tavsiye edilmez.Prin urmare, triptanii nu sunt recomandați pentru persoanele cu boli cardiovasculare.
Princip, 28 Nisan 1918'de verem hastalığından ötürü hücresinde öldü.Princip a murit de tuberculoză în Celula nr. 1 pe 28 aprilie 1918.
Zona hastalığı birkaç hafta içinde kendiliğinden iyileşir.În cazul în care cauza este virală, boala se vindecă în decurs de o săptămână.
Bu yüzden gelişmiş ülkelerde hastalığın görülme sıklığı azdır.Cu toate acestea, incidența bolii rămâne scăzută în țările subdezvoltate.
Hasta olan kişilerin cerrahi maske takması da hastalığı önleyebilir.Purtarea măștilor chirurgicale de către persoanele bolnave poate împiedica răspândirea bolii.
Bu, pankreas ve şeker hastalığı arasındaki ilişkiyi ortaya koyan ilk bulgu olmuştur.A fost printre primii care a realizat distincția dintre paralizia spinală și cea cerebrală.
Bu hastalığın teşhisi genellikle hastalığın işaretlerine ve belirtilerine dayanılarak konulabilir.În mod obișnuit, diagnosticarea bolii poate fi făcută pe baza semnelor și simptomelor specifice.
70'i aşkın ülkede yaklaşık 700 milyon kişi, hastalığın yaygın görüldüğü bölgelerde yaşamaktadır.În jur de 700 de milioane de oameni din peste 70 de țări trăiesc în zone cu risc de infectare.