hastalığı ile cümle
hastalığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hastalığın kurbanlarını yarım saatte öldürdüğü söylenmektedir.Як повідомляється, чума вбивала менш ніж за півгодини.
Hastalığın erken safhasında ek problemler meydana gelebilir.Додаткові проблеми можуть виникнути на ранній стадії хвороби.
Bir göz hastalığı değil beyin hastalığıdır.Хаус вважає, що проблема не в оці, а в мозку.
Süleyman'ın ise hastalığı ilerlemiştir.Лікував Сулейман й ракові захворювання.
Ekvator Frengisi hastalığı taşıyan kişinin yarasından sızan sıvıya doğrudan temas yoluyla yayılır.Фрамбезія передається через прямий контакт з рідиною, що виділяється з шкірних уражень хворого.
Hastalığın yaygın olduğu ülkelerde kullanım maliyeti düşüktür.В країнах, де хвороба є поширеною, використання вакцин є економічно ефективним.
Ormanda, Claire'in hastalığını durduracak bir ilaç vardır.В Німеччині мала проходити курс лікування хвора на рак його мати.
Sıtma hastalığına yakalanmıştır, bu yüzden asıl amacını hiçbir zaman yapamaz.Вона є навколополюсним об'єктом, тобто вона ніколи не заходить за обрій.
1999 yılından beri Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığıyla mücadele etmektedir.З 2002 року страждає на бічний аміотрофічний склероз.
Sadece Titov'un, uzay hastalığına yakalanan ilk insan olması bir aksilik olarak nitelenebilirdi.Титов став першим, хто спав у космосі і першим, хто зазнав космічної хвороби.
Kızıl, bir enfeksiyon hastalığı.Брак їжі. інфекцій.
İdyopatik interstisyel pnömoni veya bulaşıcı olmayan pnömoniler difüz akciğer hastalığının bir sınıfıdır.Ідіопатична інтерстиціальна пневмонія або неінфекційна пневмонія — це група дифузних захворювань легенів.
Parkinson hastalığıЗакон Паркінсона Хвороба Паркінсона
2013 yılında sanatçıda kanser hastalığı teşhis edilmiştir.2013 року у письменниці діагностували рак.
Bununla birlikte, "Sue" olarak bilinen Tyrannosaurus rex türünün gut hastalığına yakalandığına inanılmaktadır.Однак вважається, що тиранозавр рекс, також відомий як «С'ю», хворів на подагру.
Maria, hayatın sonunu akıl hastalığından muzdarip geçirmiştir.Марія сприйняла це як кінець життя.
Crohn hastalığı da mide iltihabının bulaşıcı olmayan (sık sık şiddetli) bir kaynağıdır.Хвороба Крона також вважається неінфекційним джерелом гастроентериту (часто у важкій формі).
1983'te İlk genetik hastalık haritalandı (Huntington hastalığı).У 1989 році з'явився перший «троянський кінь» AIDS.
Çoğu bakteriyel hastalığın ilk aşaması bakterinin hücre yüzeyine bağlanmasıdır.Багатьом бактеріям потрібно спершу прикріпитися до поверхні тіла хазяїна.
Viral virülans faktörleri enfeksiyona neden olurlar ve meydana gelen viral hastalığın ciddiliğini belirlerler.Вірусні фактори вірулентності визначають, чи інфекція відбувається, і наскільки тяжкі симптоми хвороби.
Lise dönemlerinde, kendisini hayatı boyunca rahatsız edecek sedef hastalığı ortaya çıktı.З самого народження він хворіє на невідому хворобу, яка вплине на все його життя.
Nitekim Abdel Moujahid, hala kanser hastalığı ile mücadele etmektedir.Останні роки життя Агнес Мурхед боролася з раком матки.
Bu yüzden gelişmiş ülkelerde hastalığın görülme sıklığı azdır.У менш розвинених країнах поширеність хвороби нижча.
Hastalığın görülme sıklığının 2014 yılına kadar bu alanlarda arttığı gözlenmiştir.Дані про кількість смертей від цієї хвороби за 2014 рік відсутні.
Daha sonra bu hastalığı kendi zekasını kullanarak yenmiştir.Після задумав обманом домогтися свого.
Hastalığı boyunca, bilinç kaybı yaşadığı ve gittikçe kötüleşen nöbetlere tutulur.Під час кожної акції він відчував нестерпний біль, коли його піднімали і опускали.
Bu arada kendi hastalığı da depreşmiştir.До цього додалася також його важка хвороба.
Bu hastalığın ekonomik maliyetinin yılda 3 milyar Amerikan Doları civarında olduğu tahmin edilmektedir.Економічна вартість таких процесів була оцінена у трильйони доларів на рік.
Obezite, diyabet ve kalp hastalığı riskini arttırır.Ожиріння збільшує ризик діабету та сердечних захворювань.
Н Irkçılık - zamanla geçen bir "çocukluk hastalığı" mı? . (рос.)Н. Рашизм - "детская болезнь", проходящая со временем?. (рос.)
1947 yılında kendisine Parkinson hastalığı konmuş ve kısa bir süre sonra fotoğraf çekmeyi bırakmıştır.V roce 1947 mu byla diagnostikována Parkinsonova nemoc a brzy poté přestal fotografovat.
Hastalığın Vakaları yalnızca Afrika ve Arabistanda görülmüştür.Ohniska této nemoci se objevila pouze v Africe a Arábii.
Hadrianus bu dönemde hastalandı ancak hastalığını ne olduğu bilinmiyordu.Někdy v této době Hadrianus onemocněl, ovšem povaha jeho choroby není známa.
Soğuk algınlığı, en sık görülen insan hastalığıdır ve insanları global olarak etkiler.Nachlazení je nejčastějším lidským onemocněním, které postihuje lidi na celém světě.
Hastalığı herneyse, bu onu 128 baharında Afrika'yı ziyaret etmekten alıkoyamadı.Zdravotní stav přesto císaři nezabránil uskutečnit zamýšlenou návštěvu Afriky, k níž došlo na jaře 128.
Gut geçmişte "kralların hastalığı" veya "zengin hastalığı" olarak bilinmektedir.Dna byla v historii známa jako „nemoc králů“ či „nemoc bohatých“.
1882 - Robert Koch, verem hastalığına neden olan bakteriyi (mycobacterium tuberculosis) keşfettiğini duyurdu.1882 – Robert Koch oznámil objevení bakterie způsobující tuberkulózu.
Bu hastalığın ekonomik maliyetinin yılda 3 milyar Amerikan Doları civarında olduğu tahmin edilmektedir.Ekonomické náklady na toto onemocnění se odhadují na přibližně 3 miliardy amerických dolarů ročně.
Geçmişte "hastalıkların kralı ve kralların hastalığı" veya "zengin hastalığı" olarak anılmıştır.V minulosti se jí říkalo „král všech nemocí a nemoc králů“ nebo „nemoc bohatých“.
Afrika tripanosomiyazisi veya uyku hastalığı insan ve hayvanlarda gӧrülen parazitsel bir hastalıktır.Spavá nemoc (resp. africká trypanosomiáza) je parazitické onemocnění lidí a zvířat.
Dang hastalığı ve chikungunya arasındaki farkı belirlemek güçtür.Může být obtížné odlišit horečku dengue a nemoc chikungunya.
Orada 1975'te Lyme hastalığı bulduk.Roku 1975 onemocněl leukemií.
ALS hastalığı günümüzde ABD'de Lou Gehrig'in hastalığı olarak da bilinmektedir.Právě po něm se nemoci, především v Severní Americe, říká Lou Gehrigova choroba.
Şeker hastalığı nedeniyle iki bacağı kesildi.Kvůli postupující cukrovce přišel o obě nohy.
Kişinin dang hastalığı şiddetli ise, kanı incelendiğinde başka değişiklikler de görülebilir.Pokud osoba trpí vážnou formou horečky dengue, lze z vyšetření krve vypozorovat další změny.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Prevence nemoci u člověka spočívá v očkování zvířat proti tomuto onemocnění.
Bu hastalığın teşhisi genellikle hastalığın işaretlerine ve belirtilerine dayanılarak konulabilir.Diagnózu onemocnění lze obvykle stanovit na základě příznaků a symptomů onemocnění.
Hastalığın nasıl yayıldığı bilinmemektedir.Způsob šíření onemocnění není známý.
Hastalığın erken safhasında ek problemler meydana gelebilir.V raných fázích nemoci se mohou vyskytnout další potíže.
Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur.Specifická léčba onemocnění neexistuje.
Bu yüzden, bu hastalığın bir alanda varlığını sürdürebilmesi için insanlarda her sene tekrarlanması gerekir.Aby se tedy onemocnění v oblasti udrželo, musí každý rok dojít k nákaze člověka.
Ancak bunun istisnaları vardır.(Örneğin FIP hastalığı).Existuje na to jen pár protijedů (např. křen).
Hastalığı nedeniyle vaktinin çoğunu evde geçirmek zorunda kaldı.Kvůli svým zdravotním problémům si také často pobyl v nemocnici.
Hastalığın yakın şekilde oturan insanlara bulaşma riski daha fazladır.Lidé sedící v bezprostřední blízkosti jsou k nákaze náchylnější.
Ancak hastalığın teşekkülünde ve yayılmasında bunun pek önemi yoktur.Pro přezimování a další šíření choroby nemají podstatný význam.
Evlenmeden önce Diana bulimia hastalığına tutuldu.Marie Amálie před svatbou podlehla plicní tuberkulóze.
Hasta olan kişilerin cerrahi maske takması da hastalığı önleyebilir.Nošení chirurgické roušky nemocnými osobami může zabránit šíření nemoci.
Ayrıca, viseral hastalığın teşhisi kan testleri aracılığıyla konulabilir.Přítomnost HIV v organismu lze diagnostikovat pomocí krevních testů.
Hastalığın ilerlemesinin ӧnlenmesi iҫin tehlike altındaki nüfusuta T.b.g iҫin kan taraması uygulaması gerekir.Prevence vážného onemocnění zahrnuje sledování rizikové populace pomocí krevních testů na T.b.g.
Cezasının yedi yılını çektikten sonra baş gösteren verem hastalığından ötürü tahliye edildi.Po sedmi letech ho pro duševní chorobu propustili.