hastalığı ile cümle
hastalığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Josephus, Hirodes'in hastalığının sonlarına doğru çok acı çektiğini söyler.George jest zdenerwowany, że na samym końcu dowiedział się o chorobie Stevens.
Birkaç çocuk hastalığı ondan sonra adlandırılmıştır.Istnieje kilka nazw tej choroby.
Hastalığın belirtileri ağacın yaprak, meyve ve sürgünlerinde görülür.Objawy choroby widoczne są na liściach, pędach i na owocach.
Yulafın en önemli hastalığıdır.Jest to najgroźniejsza choroba jodeł.
Sarıbastı: Sara hastalığı.Maria Prost: Choroby ryb.
Bu durum onun hastalığını kabul etmesini sağlar.Czuje się odpowiedzialna za jego chorobę.
Bu sırada hastalığından bayılan Glenn uyandığında bir kamyondadır.Glenn w wypadku samochodowym traci swoją żonę.
1882 - Robert Koch, verem hastalığına neden olan bakteriyi (mycobacterium tuberculosis) keşfettiğini duyurdu.W roku 1882 Robert Koch odkrył z pomocą mikroskopu bakterie gruźlicy.
Hastalığın 3 belirgin tipi vardir.Występują trzy postacie choroby.
29 yaşındayken New York'ta İspanyol gribi hastalığından vefat etmiştir.Zmarł mając 29 lat, z powodu pandemii grypy Hiszpanki.
Hastalığı yüzünden eğitimine devam edememiş, kendi kendisini yetiştirmek zorunda kalmıştır.Chorował od urodzenia, więc nie mógł poruszać się samodzielnie.
Hastalığın aşısı yoktur.Szczepionka przeciwko chorobie nie istnieje.
Bu hastalığın altında yatan sebeplerden biri de yoğun stresdir.Jedną z przyczyn była ciężka choroba.
Öncelikle hastalığın sebebinin kötü kokulu hava olduğu düşünüldü.Panowało wówczas bowiem powszechne przekonanie, że za chorobę odpowiada „złe powietrze”.
Korunma için öncelikle hayvan hastalığı ortadan kaldırılmalıdır.W przypadku zaobserwowania objawów choroby należy jak najwcześniej rozpocząć ochronę chemiczna.
Ancak, Bieber turun açılış konseri Vancouver konserine hastalığı sebebiyle çıkamamıştır.Z powodu choroby nerki Bev nie wystąpił na trasie koncertowej ELO pt.
Evlendikten kısa bir süre sonra kemik veremi hastalığına yakalandı.Wkrótce po ślubie zachorował na wodniaka jądra.
Uzun sürebilir; hastalığın toplam süresi 1 yıla uzayabilir.W związku z wszystkimi powyższymi czynnikami rozwój choroby może trwać nawet lata.
Ancak hastalığına rağmen sigarayı bırakamayan sanatçının durumu tekrar kötüleşti.Ze względu na chorobę piosenkarza projekt nie doszedł do skutku.
1947 yılında kendisine Parkinson hastalığı konmuş ve kısa bir süre sonra fotoğraf çekmeyi bırakmıştır.W latach 90. zachorował na chorobę Parkinsona i zmarł śmiercią samobójczą.
Hawking, hastalığıyla gizemli bir kişilik oluşturmaktadır.Dr Lockhart daje kobiecie fałszywą nadzieję.
19 Kasım 1949'da kısa bir hastalığı müteakip öldü.Umarł 17 listopada 1949 r. na skutek choroby.
Hastalığın teşhisi ve takibine dikkat edilmesi gerekir.Prowadzone są badania nad tą chorobą i jej monitoring.
Hastalığın seyrini değiştiremese de bazı tedaviler saç büyümesini artırabilir.W przypadku kobiet karmiących piersią, odrost włosów może trwać dłużej.
Albino ya da albinizm, soydan geçen bir metabolizma hastalığıdır.Albino, albinos – usterka podczas procesu drukowania.
Bu yüzden, bu hastalığın bir alanda varlığını sürdürebilmesi için insanlarda her sene tekrarlanması gerekir.Därför måste sjukdomen årligen drabba människor för att stanna kvar i ett område.
Chou ve Hsiao'ya göre hastalığın Tayvan üniversite öğrencileri arasında görülme sıklığı %5.9'dur.Chou och Hsiao rapporterade att incidensen av Internetmissbruk bland Taiwanstudenter var 5,9% .
Afrika tripanosomiyazisi veya uyku hastalığı insan ve hayvanlarda gӧrülen parazitsel bir hastalıktır.Afrikansk trypanosomiasis eller sömnsjuka är en parasitisk sjukdom hos människor eller andra djur.
Bir insanda görülen hastalığın türü, enfeksiyona sebep olan Echinococcus türüne bağlıdır.Sjukdomstypen hos människan beror på vilken typ av Echinococcus som orsakat infektionen.
Oxford vatana ihanetten yargılandı, fakat akıl hastalığı sebebiyle beraat ettirildi.Oxford anklagades för högförräderi, men friades på grund av sinnessjukdom.
Hastalığa yakalananların çoğu fakirdir ve çoğu da hastalığın kendilerine bulaştığının farkında değildir.De flesta som har sjukdomen är fattiga och de flesta som är smittade vet inte om det.
Bu hastalığın genetik olduğu da düşünülmektedir.Sjukdomen misstänks vara genetisk.
Hastalığın erken safhasında ek problemler meydana gelebilir.Ytterligare problem kan uppstå i det tidiga stadiet av sjukdomen.
Çocuklar hastalığı yetişkinlere göre daha sık yayarlar.Barn sprider oftare sjukdomen än vuxna.
Hastalığın nasıl yayıldığı bilinmemektedir.Det är oklart hur sjukdomen sprids.
Hastalığın ilerleyen günlerinde (4 ila 7 gün) görüntü kızamık gibi olabilir.Senare under sjukdomsförloppet (4 till 7 dagar) kan utslagen se ut som mässling.
Hastalığın teşhisi endoskopi (bir fiberoptik kamera) ile yapılan biyopsi yoluyla konulur.Sjukdomen diagnostiseras med hjälp av biopsi som görs via ett endoskop (med en fiberoptisk kamera).
Bu nedenle bunlar kalp damar hastalığı olan kişilere tavsiye edilmez.Det rekommenderas därför inte för personer med kardiovaskulär sjukdom.
Soğuk algınlığı, en sık görülen insan hastalığıdır ve insanları global olarak etkiler.Förkylning är den vanligaste sjukdomen hos människor och förekommer i hela världen.
1945'te, hastalığı kötüye gidiyordu ve artık "Durdurulamaz" olarak anılmamaya başladı.1945 började Tillets hälsa bli sämre och han var inte längre marknadsförd som "ostopbar".
Ekinokokkoz hastalığı domuz, inek ve at gibi diğer hayvanları da etkileyebilir.Sjukdomen kan även drabba andra djur som gris, ko och häst.
Bu hastalığın ekonomik maliyetinin yılda 3 milyar Amerikan Doları civarında olduğu tahmin edilmektedir.Den ekonomiska kostnaden av sjukdomen är beräknad till kring 3 miljarder USD årligen.
Ancak tanısal testler, hastalığın aşamalarını ayırt edememektedir.Med diagnostiska tester går det emellertid inte att särskilja olika sjukdomsstadier.
Romatizma hastalığı her yaşta görülebilir.Reumatologiska sjukdomar kan drabba alla åldrar.
Hastalığın en agresif örnekleri, köylerde yaşayan ilkel halk bireylerinde görülür.Dementorer (Alla) Dementorer är bland de värsta varelser som finns på jorden.
Bu şu an bu hastalığın tedavisinde gelinen en son noktadır.I dagsläget är det den enda tillgängliga behandlingen mot sjukdomen.
2010 yılında akut hepatit A hastalığından dolayı 102.000 kişi ölmüştür.År 2010 orsakade hepatit A 102 000 dödsfall.
Temizlik ve hijyeni geliştirmek de hastalığın yayılmasını yavaşlatır.Att förbättra hygien och rehållning minskar också spridningen.
Gut hastalığı nedeniyle yürüyememektedir.Det gick inte något vidare pp. g.a. sjukdom.
Birinci derece akrabalarda bu hastalığı taşıyan birisi varsa hastalık riski 2 ila 3 kat daha yüksektir.Att ha en förstagradssläkting med sjukdomen ökar risken 2 till 3 gånger.
Dang hastalığı ve chikungunya arasındaki farkı belirlemek güçtür.Det kan vara svårt att skilja mellan denguefeber och chikungunya.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Prevention sker genom att vaccinera djur mot sjukdomen.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Till skillnad från undertyp pallidum, ger de inte upphov till neurologisk sjukdom.
Hastalığın bu üç tipinin teşhisi de mikroskop altında parazitlerin görülmesiyle konulur.Alla tre typer av infektion kan diagnosticeras direkt genom att man letar efter parasiterna under mikroskop.
Hastalığı önlemek için en iyi yapılabilecek sigara içmemektir.Att undvika rökning är det enskilt bästa sättet att förebygga sjukdomen.
Gelişmekte olan ülkelerde hastalığın en yaygın görüldüğü kişiler çiftçiler ve şehirlerde yaşayan yoksullardır.I utvecklingsländer är sjukdomen vanligast hos bönder och fattiga som lever i städer.
1999 yılından beri Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığıyla mücadele etmektedir.Detta för att skapa uppmärksamhet för sjukdomen Amyotrofisk lateralskleros (ALS).
Enfeksiyonlar genellikle tamamen ortadan kaybolur ve kalıcı bir karaciğer hastalığına yol açmaz.Infektionen löses vanligen helt och utan fortgående leversjukdom.
Ancak hastalığı ve yaşlılığı nedeniyle azledildi.Anledningen var sjukdom och ålder.
Crohn hastalığı da mide iltihabının bulaşıcı olmayan (sık sık şiddetli) bir kaynağıdır.Crohns sjukdom är också en icke-infektiös orsak till (ofta allvarlig) gastroenterit.