hastalığı ile cümle
hastalığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Taş hastalığında görülen ağrı en sık rastlanan belirtidir.A dor nas costas é uma das queixas mais frequentes.
Gine solucanı hastalığı eski çağlardan beri bilinmektedir.A doença do verme-da-guiné é conhecida desde a antiguidade.
Ancak bu arada hastalandı ve hastalığının sonunda öldü, böylece başlattığı sefer yarım kaldı.No entanto, acabou por adoecer e morreu antes de o encontrar.
Ekinokokkoz hastalığı domuz, inek ve at gibi diğer hayvanları da etkileyebilir.Pode afetar outros animais, como porcos, vacas e cavalos.
Ancak Parkinson hastalığı'na yakalandı.Sofre de doença de Parkinson .
Hastalığın erken evresinde enfeksiyon, ağrısız bir nodül veya bölgesel şişlik ile karakterizedir.O início da infecção caracteriza-se pela presença de um nódulo indolor ou de inchaço local.
Bir kalp hastalığına yenik düşerek New York şehrinde vefat etti.Faleceu em Nova Iorque após sofrer ataque cardíaco.
Ancak, Bieber turun açılış konseri Vancouver konserine hastalığı sebebiyle çıkamamıştır.No entanto, devido a uma doença, Bieber foi incapaz de realizar a abertura em Vancouver.
Böylece kendisi annesinin hastalığı ile mücadelesi hakkında ve muhtemel ölümü hakkında şarkılar yazdı.Ela escreveu sobre seus vícios, a morte de sua filha e sobre sua luta contra o câncer de mama.
Tedavi edilemeyen bir göz hastalığına yakalandı.Contraí uma sinusite infecciosa, sem receber tratamento.
1995 yılında Alzheimer hastalığından öldü.Faleceu em 1999 com a doença de Alzheimer.
Daha sonra bu hastalığı kendi zekasını kullanarak yenmiştir.Ela combateu a sua doença com a mesma paixão.
Genç yaşta (42) verem hastalığından vefat etti.Morreu aparentemente por doenças relacionadas ao álcool aos 42. *
"ALS hastalığına gözleriyle direniyor".«Quando a doença ganhou rosto».
Son zamanlarında alzheimer hastalığına yakalanmıştır.Ela foi recentemente diagnosticada com a doença de Alzheimer.
Ayrıca, viseral hastalığın teşhisi kan testleri aracılığıyla konulabilir.O diagnóstico da forma visceral pode ser feito por meio de análises ao sangue.
Hastalığın oluşum mekanizması kliniğinin de açıklanmasına yol açar.O tratamento depende da causa que provoca este sinal clínico.
Kemiriciler hastalığı en fazla bulaştıran hayvanlardır.Os seres humanos são os únicos animais infetados.
Hastalığın belirtileri diğer bir dizi hastalığa benzediğinden, teşhisi için kan testi gereklidir.O diagnóstico requer exame de sangue, já que os sintomas são similares a de inúmeras outras doenças.
Hastalığın konakçı sayısı az olmasına rağmen tüm dünyada yaygındır.O número de casos está diminuindo muito no mundo todo graças à vacinação universal.
Dang hastalığı, mikrobiyoloji ve mikrobiyolojik laboratuvar testleriyle teşhis edilebilir.O diagnóstico da dengue pode ser confirmado por testes microbiológicos de laboratório.
Karaciğer enzimlerinin, hastalığın ciddiyetiyle olan ilişkisi zayıftır.O nível de enzimas hepáticas pouca relação tem com a intensidade da doença.
Şeker hastalığının tedavisinde de kullanılmaktadır.Também é usada no tratamento de diabetes.
Ancak hastalığı ve yaşlılığı nedeniyle azledildi.Estacionaram com sua doença e morte.
Ekvator Frengisi hastalığı taşıyan kişinin yarasından sızan sıvıya doğrudan temas yoluyla yayılır.A bouba é transmitida pelo contato direto com o fluido de uma lesão de uma pessoa infectada.
Altı ay sonra yine hastalığı öne sürülerek azledildi.Cerca de sete anos depois, o seio esquerdo foi comprometido pela doença.
Hastalığı boyunca, bilinç kaybı yaşadığı ve gittikçe kötüleşen nöbetlere tutulur.Todo este trabalhou minou a sua saúde, cada vez mais enfraquecido pela diabetes.
Sadece Titov'un, uzay hastalığına yakalanan ilk insan olması bir aksilik olarak nitelenebilirdi.Titov foi o primeiro cosmonauta a sentir enjoo no espaço.
Hastalığın insandaki belirtileri grip ve grip benzeri hastalıkların semptomları ile aynıdır.Os interferões estão também na origem de sintomas semelhantes aos da gripe.
Aşı, uygulandığı bölgelerde hastalığı % 90’ı aşan oranda azaltmıştır.Nas regiões de vacinação sistemática, a prevalência da doença diminuiu mais de 90%.
70'li yılların sonunda yakalandığı Alzheimer hastalığı nedeniyle sinemadan koptu.Abandonou o cinema no fim dos anos noventa por se sentir marginalizado.
Ve eğer hastalığım geri dönerse, beni bağışlamalısın.Se alguma vez dei mau exemplo, perdoem-me.
Ama hasta idi ve hastalığının ne olduğuna dair kesın bilgimiz bulunmamaktadır."Ela teve uma infecção grave, mas não sabemos ainda qual é essa doença.
Hastalığın geçiş süresi bünyeden bünyeye değişiklik gösterir.A diferença é o tempo do transcurso da doença.
Moral hastalığın gelişiminde direkt etkendir.A mortalidade aumenta com a progressão da doença.
Vulture Culture - 1985 Kavram: Tüketim hastalığını, özellikle Amerikan popüler kültürünü eleştiren bir albüm.1984 Vulture Culture, Uma crítica ao consumismo e, em particular, à cultura popular americana.
Uzun süreli hastalığı sonrasında Segar karaciğer hastalığından 43 yaşında öldü.No entanto, ele morreu alguns anos mais tarde, de uma doença infecciosa com a idade de 35 anos.
Hastalığın sebebine ilişkin birkaç hipotez vardır.Há várias teorias sobre a causa da doença de Still.
Cânân'da bu hastalığın üç farklı türüne değinmiştir.É, de facto, a mais rara das três variedades da patologia em causa.
Zika virüsü hastalığı olarak da bilinen Zika ateşi, Zika virüsü’nün yol açtığı bir hastalıktır .Febre zica ou febre zika, também denominada febre por vírus zica, é uma doença causada pelo vírus zica.
Tunceli'de romatizma hastalığı için kullanılır.Em crianças está recomendada a vacina contra rotavírus.
Virüsün bulaştığı bu ilk kişiler, hastalığın önce diğer köylere yayılmasına sebep oldular.As pessoas infectadas por essas vítimas espalharam a doença para outras vilas.
Tourette hastalığı da Cladius'ta rastlanan emarelerin sebebi olabilir.A Síndrome de Monglin pode ser confundida com a Síndrome de Tourette.
Şubat 1998'de şeker hastalığı nedeniyle sağ bacağını kaybetti.Em fevereiro de 1998, em virtude de sua diabetes, o cantor teve sua perna direita amputada.
Fakat hastalığı gittikçe ağırlaşmaktaydı.A doença se agravou seriamente.
Carin Göring o yıllarda Tüberküloz hastalığı yaşadı.Carin contraiu e sofria de tuberculose durante seus últimos anos.
Fakat hastalığın virüs enfeksiyonu sonucunda oluştuğu ispatlanmamıştır.No entanto, não foi possível demonstrar inequivocamente que a infeção por ébola tenha ocorrido.
Enfeksiyonlar genellikle tamamen ortadan kaybolur ve kalıcı bir karaciğer hastalığına yol açmaz.A infeção geralmente resolve-se sozinha e sem causar outras doenças no fígado.
Chavez'in hastalığının son aşamalarında Arreaza, Chavez ailesinin resmi olmayan sözcüsü olarak görev yaptı.Tijdens het ziekbed van Chávez diende Arreaza als officieuze woordvoerder van de familie Chávez.
ALS hastalığı günümüzde ABD'de Lou Gehrig'in hastalığı olarak da bilinmektedir.ALS wordt sindsdien in de Verenigde Staten ook wel Lou Gehrig's disease genoemd.
Hastalığın bu ağır türüne ilk kez 1953 yılında Filipinler’de rastlandı.Deze ernstige vorm van de ziekte werd voor het eerst gemeld in de Filipijnen in 1953.
Geçmişte "hastalıkların kralı ve kralların hastalığı" veya "zengin hastalığı" olarak anılmıştır.Vanouds werd jicht "de koning der ziekten en de ziekte van koningen" genoemd, of "de ziekte van de rijken".
Soğuk algınlığı, en sık görülen insan hastalığıdır ve insanları global olarak etkiler.Verkoudheid is de meest voorkomende ziekte bij de mens en over de hele wereld hebben mensen ermee te maken.
Ancak Parkinson hastalığı'na yakalandı.Hij kreeg echter de ziekte van Parkinson.
Hastalığın erken safhasında ek problemler meydana gelebilir.In een vroeg stadium van de ziekte kunnen meer problemen optreden.
Hastalığın bu üç tipinin teşhisi de mikroskop altında parazitlerin görülmesiyle konulur.De diagnose van alle drie vormen wordt gesteld wanneer er parasieten onder de microscoop te zien zijn.
Ama neredeyse yüzde yüze varan oranlarda kediler bu virüsün hastalığını yenebilirler.In de meeste gevallen zullen gezonde katten het virus overwinnen.
Anafilaksiden ölen çocukların %90’ından fazlasında astım hastalığı vardır.Meer dan 90% van de kinderen die overlijden aan anafylaxie heeft astma.
Gine solucanı hastalığı eski çağlardan beri bilinmektedir.De guineawormziekte is al bekend sinds de oudheid.
Gut hastalığındaki en önemli ayırıcı tanı septik artrittir.De belangrijkste differentiële diagnose van jicht is septische artritis.